Gündem Haberleri

GÜNDEM

    'Başbakan kendisini şeyhi zannetmeye başladı'

    Hürriyet Haber
    11.10.2005 - 16:41 | Son Güncelleme: 11.10.2005 - 16:41

    Deniz Baykal, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Başbakan Erdoğan’a yüklendi. Grup toplantısını ziyaret eden Petrol-iş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın ve yönetim kurulu üyeleriyle Tüpraş çalışanlarına teşekkür eden Baykal, işçilerin verdikleri hukuk mücadelesiyle Türkiye’ye 2 milyar doların üzerinde bir kazanım sağladıklarını söyledi. Baykal, Tüpraş’ın 14.76’lık hissesinin ihale dışı yöntemlerle, pazarlıkla, gece yarısı buluşmalarıyla nasıl devredildiğinin artık herkes tarafından bilindiğini dile getirirken, "Türkiye’de millet kör, akılsız da bir tek bunlar mı akıllı? Bu yapılanların hesabı mutlaka bir gün gelecek TBMM’de ve Yüve Divan’da sorulacaktır" dedi.

    ORTA DOĞU ŞEYHİ BENZETMESİ

    Baykal, son günlerde İstanbul rantının hükümet düzeyinde paylaşılması isteğine tanık olduklarını ifade ederken, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Dubai Prensi arasında imzalanan anlaşmayı anımsattı. Başbakan Erdoğan’ın bazı özelleştirmeler sonrasında dile getirdiği "Sermaye ırkçılığı yapıyorlar" şeklindeki sözlerine tepki gösteren Baykal, şöyle dedi:  "İsraillilere saygımız var, Orta Doğu şeyhlerine de ama Türkiye Cumhuriyeti’nin kanunlarına daha çok saygımız var. Başbakan bunlarla düşe kalka Türkiye’de kendisini Orta Doğu şeyhlerinden birisi zannetmeye başladı. Birinin anlatması lazım; sen seçimle geldin, seçimle gideceksin. Seçimle gidince de Yüce Divan’da hesap vereceksin."

    EL HAK PAPAZ CÜPPESİ DE GİYER

    Baykal, Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç’un Sakal-ı Şerif’i Atatürk Havaalanı’na getirmesinin de "tam bir muamma" olduğunu, olayın sıradan bir densizlikten ibaret olup olmadığının kuşkulu bulunduğunu dile getirdi. Bakan Koç’un "asli fail, feri fail" olup olmadığının bilinmediğini kaydeden Baykal, Başbakan Erdoğan ve Dubai Prensi’nin de havaalanında oluduğunu anımsatarak, "Yani olayın gerçek sorumlusu Kültür bakanı mıdır, yoksa suç ortağı mıdır? Bunun bir örgütlü suç olduğu anlaşılıyor. Bu densizlik daha büyük bir densizliği kamufle etmek için midir? Sorusu geliyor akla" diye konuştu. Baykal, bu olayda en kutsal kavramların bile nasıl gözden çıkarıldığının görüldüğünü, bir büyük yozlaşmanın, çürümenin iktidar kadrolarına nasıl yansıdığının bu olayın gösterdiğini ifade ederken, "Hani ’gerekirse papaz cüppesi de giyerim’ diyordu ya, el hak giyer" dedi.

    KRAL ÇIPLAK

    Baykal, 3 Ekim sonrası "CHP mutlu olmadı" şeklindeki eleştirilere de yanıt verdi. Müzake Çerçeve Belgesi’nin Türkiye’yi tam üye yapmaya yönelik bir belge olmadığını dile getiren Baykal, "Bu belge ile mutlu olmamızın hiç bir anlamı yoktur" dedi. 17 Aralık’taki kısıtlamaların, 20 Aralık’ta Dışişleri Bakanlığı tarafından verilen bir nota ile AB’ye bildirildiğini, sonra aynı düzenlemelerin 3 Ekim’de kabul edildiğini anlatan Baykal, "Buna CHP karşı çıkınca ’CHP AB karşıtı’ denilecek. Kral çıplak arkadaşlar kral çıplak" dedi.

    Deniz Baykal, bu sonucun birilerini mutlu edebileceğini ancak CHP’yi mutlu etmediğini yineleyen Baykal, "Bir yarım üyelikli mutlu olacak konumda değiliz biz" dedi. Olli Rehn’in CHP’ye yönelik eleştirilerine de yanıt veren Baykal, şöyle dedi:   "Bizim ’Türkiye’yi AB’ye AKP taşıyor’ diye bir kıskançlığımız söz konusu değil, kompleksimiz falan yok. Bu çok iyi bilinsin. Neymiş, Türkiye’de önemli reformları AKP yapıyormuş. İnsaf. Neymiş o reformlar? Biz bu yapılanlara yapılması gereken ince ayarlar olarak yapıyoruz. Türkiye medeniyet tercihini çok önce yaptı, 1920’lerde yaptı. Bu büyük reform hareketinin siyasi gücü olan CHP’nin bu ıvır zıvır düzenlemelere kıskançlıkla bakması mümkün mü?"

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı