Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Başbakan’ın uçağını yolsuzluk düşürüyordu

<B>İKTİDARLAR </B>da değişse, ideolojiler de değişse, Türkiye’nin <B>‘kaderi’</B> yolsuzluklar değişmiyor. <br><br>Şimdi size aktaracağım gerçeklerde olduğu gibi.

Osman Pepe, Çevre ve Orman Bakanı olduktan sonra kadrosunu oluştururken Bünyamin Karaca isimli bir vatandaşı ‘Orman Bakanlığı müsteşar yardımcılığına’ getirdi.

Karaca, Meteoroloji’den sorumlu müsteşar yardımcısı olarak göreve başladı.

Adnan Ünal ise Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürü yapıldı.

Bu iki vatandaş, 2004 yılının 6-10 Haziran tarihlerinde ‘davetli’ olarak Finlandiya’ya gitti.

Daveti yapan ve müsteşar yardımcısı ile genel müdürü Finlandiya’da ağırlayan Vaisala firmasıydı.

Bu firma meteorolojik aletler üretip satıyordu.

İki bürokrat Helsinki’de ‘Scandiz Marski Otel’de ağırlandılar.

Elimde bu ağırlamaya ilişkin faturalar mevcut. Mesela, Bünyamin Karaca 8 Haziran gecesi bir şişe köpüklü şarap içmiş. Ardından odasındaki televizyonda ‘Pay TV’ izlemiş.

Adnan Ünal ise sadece su içmiş.

Kaldıkları odanın geceliği 145 Euro. Bir Pay TV, bir köpüklü şarap ve birkaç şişe su dışında fazla ekstraları yok.

Otel faturalarıyla birlikte bunların bedelini de, kendilerini ağırlayan Vaisala firması ödemiş.

Ardından 2004 yılının ağustos ayında Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü, 10 adet havalimanı otomatik meteoroloji istasyonu alımı yapmış.

Peki sizce bu 10 adet otomatik istasyon kimden alınmış?

Evet bildiniz. Müsteşar yardımcısı ve genel müdürü ağırlayan Vaisala firmasından. Vaisala ile 4 Ekim 2004’te, 1 milyon 674 bin 590 Euro’luk anlaşma imzalanmış.

Yaklaşık 2320 Euro’luk ağırlamayla 1 milyon 650 bin dolarlık iş.

Olay bununla da kapanmamış.

Aynı dönemde 76 adet otomatik meteoroloji istasyonu için daha ihaleye çıkılmış ve teklifler alınmış.

3 firma teklif vermiş. En düşük teklif 1 milyon 600 bin dolarla Jinyang firmasından gelirken, en yüksek teklifi 2 milyon 376 bin dolarla Vaisala vermiş.

Peki ihaleyi kim almış?

Bilemediniz. Vaisala almamış; ama Vaisala alamayınca ‘ödenek yok’ denilerek ihale iptal edilmiş.

Bana bu bilgileri verenler diyor ki: ‘Alınacak istasyonlardan biri Esenboğa’ya konulacaktı. Bu istasyon yolsuzluk nedeniyle alınamadığı için Başbakan’ın uçağı uyarılamadı ve az daha düşüyordu.’

AKP’nin getirdiği bürokratlar yüzünden AKP Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan’ın uçağının düşme tehlikesi atlatması, acaba kaderin bir oyunu mu?

Yapılan yanlışsa medyanın suçu ne?

BAŞBAKAN
medyayı ‘ispiyonculukla’ suçluyor.

Gerekçe, polis dayağının ekranlara getirilmiş olması ve Avrupa ülkelerinin polislerinin davranışlarına değinilmemiş olması.

Anlaşılan Başbakan’ın danışmanları ‘fos’ çıkmış.

Çünkü biz Kanal D Haber’de daha ilk gün ‘Yapılan yanlış; ama Avrupalılar da aynı yanlışı yapıyor’ diyerek İtalya, Fransa, İsviçre ve İrlanda’dan örneklerle Avrupalı polislerin adam öldürmeye varan görüntülerini yayımladık.

İtalya’da bir göstericinin polis kurşunuyla vurulmasını ve daha sonra cesedinin üzerinden polis otomobiliyle geçilmesini gösterdik.

Benim de ertesi gün bu köşede yayımlanan yazım aynı içerikteydi.

Diğer taraftan eğer ortada bir vaka varsa biz bunu yayımlarız.

Yapılan yanlışın düzeltilebilmesi için önce yanlışlığın ortaya koyulması gerekir.

Başbakan da yapılanın yanlış olduğunu kabul ettiğine göre, bunun ortaya konulmasından rahatsızlık duymaması gerekir.

Üstelik Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin ‘açık ve demokratik’ bir toplum olması için büyük çabalar göstermiş ve bu çabalarından dolayı alkışladığımız bir lider.

Acaba Başbakan bu çabalarından pişmanlık mı duyuyor!

Üstelik son günlerde sıkça basını suçlar oldu.

Ben yılların tecrübesiyle bilirim ki, basını suçlamaya başlayan siyasetçiler, özgüvenlerini kaybetmeye başlayan siyasetçilerdir.

Tayyip Erdoğan’ın özgüven kaybı başladıysa, biraz erken başladı demektir.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Yarın için bugünü feda etmeyi bir kısırdöngüye çevirmediğimiz zaman.
X