Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Başbakan’ın ABD’deki kritik toplantısı

<b>New York</b><br>Geçen hafta New York’ta bir seri toplantılara katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan kritik toplantılardan birisini kanımca dünyanın en güçlü yatırım şirketleri ile yaptı.

Bear Stearns & Company’nin ev sahipliğini üstlendiği toplantıyı AKP’nin çiçeği burnunda milletvekili Dr. Cüneyt Yüksel ve Arslan Grubu Başkanı Ahmet Arslan organize ettiler.

Harvard Universitesi
mezunu ve ABD’de 10 yılı aşkın süre hukuk alanında çalışmış olan Dr. Yüksel bu dönem Mardin’den TBMM’ye ilk kez adım attı. Ben şahsen kendisinden siyasette büyük katkılar bekliyorum. Zaten, Cüneyt Yüksel de ilk siyasi perfomansını milletvekilliğinde henüz 3 ayını doldurmadan bu önemli toplantıyı organize ederek gösterdi.

* * *

Toplantıya en üst düzey yöneticilerini yollayan yatırım şirketlerinin toplam portfoliyoları 1 trilyon doları aşıyor. Aralarında Bear Sterns & Co., Goldman Sachs, Soros Management, gibi çok büyük yatırımları yönlendiren şirketlerin bulunduğu grup ile hükümet temsilcileri, ABD ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkiyi güçlendirmek amacıyla, bir araya geldiler.

Uzun yıllardır Türkiye Cumhuriyeti Hükümetleri güçlü finans kuruluşları ile böyle geniş çaplı toplantılar yapmıyordu.

Dr. Cüneyt Yüksel’e göre Türkiye’nin yabancı yatırımcılar açısından en büyük avantajı 70 milyonluk nüfusunun %70’inin 35 yaş altında oluşu. Türkiye yabancı sermaye açısından çok dinamik ve dolayısı ile oldukça cazip bir insan sermayesine sahip.

* * *

İnişli-çıkışlı gitse de Türkiye ile ABD’nin çok güçlü stratejik ve siyasi ilişkileri var. Ancak zannedilenin aksine; Türkiye ile ABD arasında ekonomik ilişkiler çok düşük seviyede.

Türkiye ile ABD arasında yıllık toptan ticaret sadece 10 milyar dolar seviyesinde!

* * *

Başbakan yaptığı konuşmada Türkiye’nin yabancı sermaye çekebilmek için attığı adımları anlattı ve şöyle dedi:

"Bu adımlar Türkiye’yi Batı’yla ortak kader arayışında olan ilk Müslüman ülke konumuna getirebilir. Bu süreç oldukça büyük önem arz etmektedir ve Amerikan hükümetinin de Türkiye’nin bu özelliğini göz ardı etmesi beklenemez."

Başbakan Türkiye’nin yabancı sermaye çekme konusunda hedef tespit ettiğini de anlattı:

"Doğrudan yabancı yatırımlarla ilgili yasal reformların yanında doğrudan başbakana bağlı Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı kurulmuştur. Ajansın amacı Türkiye’yi dünyanın en çok yabancı sermaye çeken 5. ülkesi haline getirmektir."

* * *

Başbakan’ın yabancılara verdiği rakamlara göre geçen sene Türkiye’ye gelen yabancı sermaye akışı 20.2 milyar doları bulmuş ve bu rakamın önümüzdeki yıl daha da artması bekleniyormuş. Yalnızca bu yılın ilk altı ayında ülkeye giren yabancı sermaye miktarı 11.8 milyar dolar olmuş.

Türkiye’de yapılan özelleştirmelerin doğrudan yabancı sermaye içindeki payı %14. Türkiye’nin çektiği yabancı yatırımın %70’i birleşme ve devralmalar ile olmuş. Bu miktar ülkemizi son beş senede en çok yabancı sermaye çeken ülkeler arasında 13. sıraya yükseltmiş. Türkiye gelişmekte olan ülkeler arasında toplam doğrudan yabancı sermaye miktarı açısında 6. sırada imiş.

* * *

İki ülke arasında en güçlü bağlar ekonomik bağlardır. Yıllardır kimileri ABD’nin Türkiye’yi sömürdüğünü yazarlar. Halbuki, görünen o ki Türkiye ile ABD arasındaki en zayıf bağ ekonomik bağ!

Bu bağı güçlendirmek yolunda hükümete destek olmak lazım!
X