Gündem Haberleri

    Başbakan gelsin çayımızı içsin

    Zeynep Bilgehan /Fotoğraf: Levent Kulu
    09.06.2013 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Taksim Platformu’nun kurucularından Prof. Dr. Betül Tanbay, “Kutuplaştırıcı değil birlikte yaşamak üzerine politikalar üretilmeli” diyor ve Recep Tayyip Erdoğan’ı da parkına sahip çıkmaya davet ediyor.

    En başından beri bu hareketin içindesiniz. Gelinen noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
    - Bu işe 2011 Haziran seçimlerinde Taksim ve diğer ‘çılgın’ projeleri duyduğumuzda başladık. Amacımız projeler onaylanmadan önce halkın katılımını sağlamaktı. Biz konuşmak istedikçe idareciler daha da kutuplaştırıcı davrandılar.

    Parka dozerlerin girmesini bekliyor muydunuz?
    - İki senaryomuz vardı: İyi senaryo, katılımı sağlayıp müzakerelerin yolunu açmaktı. Ama idareciler bizi dinlemez de buldozerleri üzerimize salarlarsa diye de haberleşme sistemini baştan sıkı tuttuk. O gece, bir saniyede bütün haberler yayıldı. Bu noktaya geleceğini tahmin etmedik ama bunu bu kadar büyük hale getiren zaten idarecilerin sert tutumu.

    Parktaki hava şimdi nasıl?
    - Olay başladığımızdan farklı yere geldi ama insanlar artık birbirleriyle konuşuyor, metro ve otobüslerde gülerek bakıyor. Demek ki şiddet dolu inşaat kültüründen sıkılmışız. Yumuşak ve tatlı yaşamak istiyoruz. Kaç gündür polis yok, barış içinde oturuyoruz.

    Peki bundan sonrasını nasıl öngörüyorsunuz?
    - Burada yoğunlaşan çeşitli enerjiler var. İnsanlar, “Bizi insan yerine yerine koyun. Bize sormadan yaşam alanlarımıza girme hakkınız yok!” dediler. Ümidim bunun siyasetçiler tarafından duyulması.

    Sizce bu konu, Başbakan’la protestocular arasında inatlaşmaya mı dönüştü?
    - Böyle bir inatlaşmayı son derece tehlikeli buluyorum. Bir idareci insanları kutuplaştırmak uğruna kendi taraftarlarını meydanlara davet edemez. Bu, kırmızı çizgiyi aşmaktır.

    Hukuki açıdan durum nedir?
    - Taksim’de iki hukuki süreç var. Biri tünellerle, diğeri kışlayla ilgili. Planda olmamasına rağmen yolu genişletmek bahanesiyle parka girdiler. Gayrikanuni bir iş yapıldı. Polis de gelip gayrikanuni iş yapanları önleyen halka gaz sıktı. Bu demokratik bir skandaldır.

    Peki ikinci süreç? Yani kışlanın inşasında ısrar ederlerse ne olacak?
    - Sürekli “Kışlayı yapacağız” cevabı geliyor. Kışlanın inşası hukuka aykırıdır. Hastane, opera binası, AVM değil mesele. İnsanlar burayı park olarak istiyor. Türkiye’nin kalkınmasını önlemek isteyen de yok ki. Ama bir ülkenin kalkınması bir parkın inşaat olmasıyla olmaz.

    Başbakan’ı buraya davet eder misiniz?
    - Aslında iki sene önce çeyrek sayfalık bir gazete ilanı verdik ve belediye başkanını buraya davet ettik. Başbakan’a gelince park zaten sadece bizim değil, onundur da. Buyursun gelsin bir çayımızı içsin.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı