Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Başbakan doğruyu söylemiyor

<B>UKRAYNA’</B>da okuyan Türk öğrencilerini kaldığı otelde kabul eden Başbakan <B>Erdoğan,</B> denklik sorununun gündeme getirilmesi üzerine, aralarında iki türbanlının da bulunduğu öğrencilere durumu şikáyet ediyor (Hürriyet, 4 Nisan 2004):

‘Bu soruyu her yerde soruyorlar, ama artık sormayın. Ben bu konuyu iyi biliyorum. Benim çocuğum Boğaziçi’ni kazandığı halde imam hatip lisesi mezunu olduğu için puanı düşürüldü, buraya gidemedi. Kızlarım başlarını örttükleri için Türkiye’de okuyamadı. Biz ailece bu konunun mağduruyuz. Bu tip ayrımlara karşıyız. Ama sizin bu sorunlarınızın çözümü sadece bizim isteğimizle değil, tüm siyasi partilerin katılımı ve uzlaşmasıyla çözülmeli. Bunu tek başımıza getirmek istemiyorum, çünkü o durumda gerginlik çıkıyor. Ben ülkede gerginlik yaratmak istemiyorum.’

* * *

Başbakan gerginlik yaratmak istemediğini söylüyor, ama bu açıklaması bile tek başına büyük bir gerginlik konusu: Başbakanlık ettiği ülkenin devletinin temel ilkeleriyle çelişki ve çatışma halinde bizimkinden başka kaç tane başbakan var dünyada?

Başbakan doğruyu söylemiyor. Neden?

1. Başbakan’ın çocuklarının mezun olduğu okul, Türkiye’de meslek lisesi statüsündedir. Dünyanın her tarafını bir yana bırakalım, Avrupa Birliği ülkelerinde meslek lisesi mezunlarının üniversiteye girme hakları yoktur. Başbakan, Milli Eğitim Bakanı’na talimat versin, MEB bir araştırma yapsın, meslek lisesi mezunları Avrupa Birliği ülkelerinden kaçında üniversiteye girebiliyor, anlayalım. Kısmet olur da girecek olursak, AB nasıl olsa bu işe el koyacak ve meslek liselerinin alicengiz oyunlarıyla üniversiteye alınmalarına son verecek. Ama o zamana kadar atı alan Üsküdar’ı geçecek, kadrolaşma ve mesleklerin İslamileşmesi tamamlanacak.

2. Kız öğrencilerin İHL’ye alınması, Tevhid-i Tedrisat Kanunu’na aykırıdır. Zaten türban sorunu da kız öğrencilerin bu okullara alınmasından sonra ülkenin başına bela olmuştur.

3. Başbakan gerçeği söylemediği ve doğruyu uygulamadığı için yoksul halkın çocukları mağdur ve sefil olmakta. Nasıl olmasın, üç çocuğunu yılda en azından 150-200 bin dolar bastırıp ABD üniversitelerinde kim okutabilir? Başbakan gerçekleri söylemediği için bu yıl imam hatiplere giden öğrenci sayısı arttı, demek ki mağdurlar yığınına katılacak adaylar var.

4. Başbakan doğruyu söylemiyor; çünkü türbanın serbest bırakılması konusunda bütün partilerle anlaşması olanaksız. Sadece siyasal partiler mi? Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, birkaç ay ya da yıl sonra Avrupa Birliği var!.. Başbakan bu engelleri nasıl aşacak? Aşamayacak! Yapılacak iş doğruyu söylemek ve uygulamak.

5. Doğruyu söyledikten sonra, doğruyu uygulamak! Nedir o? Meslek liselerinde Avrupa Birliği normlarını uygulamak! Sadece meslek liselerinde mi, bütün ilk ve ortaöğrenimde!.. Önümüzde Alman ve Fransız örnekleri duruyor.

Başbakan İHL’yi savunarak tarihin arka kapısından içeri girebilir ancak! Doğruyu AB zoruyla seçmesin! Kim bilir, AKP tribününe oynarken belki de AB’nin müdahalesini bekliyordur.

* * *

TC vatandaşlarının büyük ‘Laiklik Günü’nü kutlarım. Başbakan da kutlamalı!
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI