Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Başbakan’a açık mektup

Sayın Başbakan, baktım kaç gündür size mektup yazan köşeci yok, bari ben yazayım dedim.

Evvela geçmiş olsun dileklerimi kabul ediniz. Bilhassa eski kayınvalidem Merve Hanım sizin için çok endişelendi.

Kendisi, gönülden taraftarınız. Uğrunuza bendenizle zıtlaşmaktan asla imtina etmez. Hatta ulaşabilseydi, doktor tavsiyesinde bulunacaktı.

Sadede gelirsek, yandaşınız olmasam da sizinle bir tespitimi paylaşmak isterim:

Takdir edersiniz ki, bugün memlekette aslında üç parti var. Türkler, Kürtler ve Müslümanlar.

Lütfen “Biz Türk değil miyiz?” ya da “Kürtler Müslüman değil mi?” demeyiniz. Anladınız siz beni.

Zaten en büyük şansınız da bu değil mi? Hem Türklerin hem de Kürtlerin Müslüman olması. Yani onlar birbirlerinden oy alamıyor ama siz ikisinden de alabiliyorsunuz.

İzmir’e “Kürt”, Diyarbakır’a da “Türk” başkan seçilmesi imkânsız ama ikisine de “Müslüman” başkan seçilebiliyor.

Bu da sizi seçimlere kafadan 2-0 önde başlatıyor. Daha sahaya çıkmadan golleri sıralıyorsunuz.

Peki bu durum size de vahim gelmiyor mu? Yani siyasetin ırka ve dine endekslenmesi?

Hani eskiden “takım tutar gibi parti tutmak” diye bir tabir vardı. Şimdi onu aştık. Bayrak tutar gibi parti tutuyoruz.

Fikir ayrılıklarının yerini başka şeyler aldı. Doğuştan gelen, etnik ve dini aidiyetler.

Eskiden “sağcı” ya da “solcu” olmamıza göre ayrılırdık. Irk ve din temelli siyasetler marjinaldi.

Şimdiyse o marj çizgisi sayfanın öbür ucuna kaydı. Öyle olmayanlar marjinal sayılıyor artık.

Eskiden siyasetin insanları böldüğünü falan söylerdik. Artık bölünmek için siyasete ihtiyacımız kalmadı.

Cüretimi mazur görünüz ama sormadan edemeyeceğim: Sizce bu işler böyle mi olmalı?

Sonuçta bugün size duyulan hayranlık yandaşlarınızı, tepki de muhaliflerinizi bir arada tutuyor. Ama Allah geçinden versin, mesela 2078’de hakka yürüdüğünüzde halimiz ne olacak?

Dinsel ve ırksal farkların bu kadar önemli hale gelmesi tehlikeli değil mi?

Hele önümüzde Yugoslavya örneği varken?

Malumunuz, aslında ikiye ayrılır insanlar: Zenginler ve garibanlar şeklinde. Bunun dışındaki bütün ayrımlar bu gerçek ayrımı kamufle etmek için.

Sayenizde Türk, Kürt ve Müslüman zenginleri gayet güzel buluşturan, başarılı bir parti var memlekette.

Ama Türk, Kürt ve Müslüman garibanları buluşturan bir parti yok. Alternatifsiz olmanız bundan.

Velhasıl, size Allah’tan sağlık dilerken, memlekete de esaslı muhalefet diliyorum.

Alternatifsiz siyaset sağlıklı değil. Siz bunu çok daha iyi bilirsiniz.

“Ben mi düzelteyim muhalefeti?” diye sorsanız da haklısınız. Zaten bu da biraz “gelinim, sen anla” mektubu oldu. Kusura bakmayınız.

Ne de olsa Türk, Kürt ya da Müslüman olmayan bir aydının ölmeden dediği gibi: “Biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız. Böyle algılarız ve böyle davranırız.”

tatlı  Sözlük

Nostalji: Eski tadı olmayan şey.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI