Spor Haberleri

« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Başarısızlığın nedeni zihinsel antrenman eksikliği

Dr. Ceren Tokdemir spor psikolojisi alanında Türkiye’deki sayılı uzmanlardan biri.

Alp ULAGAY Fotoğraf: Levent ARSLAN
SON GÜNCELLEME

Tokdemir 2012 Londra Olimpiyat Oyunları’nda Türk sporcuların başarısız sonuç almasının, beklentilerin altında kalmasının en büyük nedenlerinden birinin zihinsel antrenman eksikliğine bağlıyor

Londra 2012 Olimpiyatları'nda istedikleri sonucu alamayınca stres, heyecan gibi çeşitli gerekçeler gösterdiler. Olimpiyat gibi üst düzey organizasyonlar sporcular üzerinde ekstra bir psikolojik baskı yaratır mı?

- Bir organizasyon ne kadar üst düzey olursa, ne kadar çok ilgi çeker ve ne kadar çok kişi tarafından seyredilirse, sporcuda da o kadar çok stres, kaygı ve baskı yaratır. Özellikle ülkeyi en iyi şekilde temsil etme isteği, kendisinden mutlaka madalya beklentisinin olması, olimpiyatlar gibi büyük organizasyonlarda sporculardaki kaygıyı fazlasıyla artırır. Zaten istedikleri sonucu alamayan sporcuların açıklamaları dikkatle incelendiğinde bütün başarısızlığın nedeninin psikolojik konularda olduğu açıkça anlaşılıyor. Söz gelimi hiçbir sporcu, fiziksel olarak güçsüzüm, teknik anlamda iyi hazırlanmadım ya da taktik anlamda kötüydüm açıklaması yapmıyor. Gerekçeleri hep psikolojik yetersizliklerle ilgili. Örneğin, “Antrenmanda hep kaldırdığım kiloyu kaldıramadım” demenin psikolojik dildeki anlamı performans anksiyetesidir ve çok da yaygın bir sorundur. Benzer şekilde Sibel Şimşek'in “Bir anlık boşalma oldu vücudumda. Dikkatimi toparlayamadım” demesi konsantrasyon eksikliğinin tanımı.

Televizyonda müsabakasını izlediğiniz sporcularda normalin dışında bir gerginlik ya da stres gözlemlediniz mi?

- Sadece sporcularda değil antrenörlerde de ciddi bir gerginlik ve stres göze çarpıyor. Kaygı böylesine önemli müsabakalarda belli bir düzeye kadar elbette normal. Hatta uyarılmışlık düzeyinin belli bir seviyenin altında olması da başarısızlığa neden olur. Ancak, uyarılmışlığı, kaygı ve stresi olması gerektiği seviyelerde tutmak ise çok ciddi ve istikrarlı zihinsel çalışmaların sonucudur. Türk sporcularda, bu kaygı seviyesinin özellikle birkaç başarısızlıktan sonra çok arttığını hatta korkuya dönüştüğünü gözlemliyoruz. Bunun bütün sebebinin zihinsel anlamda yeterli derecede çalışmamak olduğu da çok net görülüyor.

Böyle üst düzey bir organizasyon öncesinde zihinsel hazırlık yapılması gerekmez mi?

- Kesinlikle! Şunu çok açıkça söyleyebilirim ki, başarısızlıkların bütün nedeni zihinsel antrenman yapılmamasından, psikolojik destek alınmamasından kaynaklanıyor. Bir sporcu her gün nasıl fiziksel antrenman yapıyorsa, mutlaka zihinsel antrenmana da düzenli vakit ayırmak zorunda. Örneğin, imgeleme, otojen antrenman, kas gevşetme teknikleri, biofeedback, nefes teknikleri, kendi kendine olumlu konuşma gibi pek çok zihinsel antrenman tekniği var ve yararları bilimsel çalışmayla kanıtlanmıştır. Oysa Türkiye'de hiçbir sporcu ya da takım, zihinsel antrenmana yeterli vakit ayırmıyor ya da doğru uzmanlarla çalışmıyor. Bu yüzden, Türkiye'nin sportif performansı istikrarlı değil ve tesadüfi başarılardan oluşan bir görüntü hakim.

Bu hazırlığın nasıl bir süreçte uygulanması gerekir? Olimpiyatlar'dan birkaç ay önce başlaması yeterli mi?

- Asla yeterli değil. Şöyle söyleyeyim, bir sporcunun fiziksel, teknik ve taktik antrenmanlarına olimpiyatlara birkaç ay kala başlaması nasıl mantık dışıysa, zihinsel antrenmanlara da böyle birkaç ay kala başlaması aynı şekilde mantık dışı. Birkaç ayda, düzensiz ve yetersiz yapılan zihinsel antrenmanların hiçbir yararı olmaz. Zihinsel antrenman her gün düzenli yapılmalı ve aksatılmamalı. Yarışmalara birkaç ay kala başlayan çalışmalar hiç yarar getirmeyeceği için yapılmasa daha bile iyi. Çünkü gerçek anlamda öğrenilmeden yapılan zihinsel antrenman teknikleri yarar yerine zarar bile getirebilir.

Böyle bir eğitim için hangi niteliklere sahip bir kişi görevlendirilmeli?

- Burada da yine sadece Türkiye'ye özgü bir sorun var. Tüm dünyada bu ısı gerekli eğitimi almış spor psikologları yapıyor. Oysa Türkiye'de vasıfsız kişiler her türlü kurumda psikolojik eğitim veriyor. Bu kişiler, sporculara yarar yerine daha sonra onarılması güç zararlar verebiliiyor. Hatta psikolojik antrenmandan soğuyan sporcular bir daha psikolojik destek almak istemiyor. Psikolojik destek uzmanları tüm dünyada olduğu gibi psikoloji ya da psikiyatri eğitimi almış, ayrıca spor psikoloji veya klinik psikoloji yüksek lisansı yapmış, tercihen doktorasını tamamlamış ve en az beş yıl profesyonel olmayan ortamlarda tecrübe kazanmış olmalı.

Dünyanın önde gelen spor ülkelerinde olimpik sporcular spor psikologları görev alıyor mu?
- Tabii ki. Aslında madalya sıralamasında en üstte yer alan ülkeler en çok bu konuya önem verenler. Diğer ülkelerde, sadece olimpiyatlar için oluşturulmuş spor psikologlarından oluşan ekipler var. ABD, Kanada, Çin, Almanya, İtalya, Fransa, Rusya, İngiltere, Avustralya spor psikolojisinden çok ciddi anlamda yararlanıyor.Tek bir ülkenin olimpiyatlarda yer alan spor psikoloğu sayısı 11’e kadar çıkıyor. Ayrıca, bu psikologlar sürekli olarak sporcuların hayatına dahil oluyor. Zaten altın madalya almış birçok sporcu başarılarının sırlarından bahsederken zihinsel antrenmanın önemini vurguluyor.


Bunları da Beğenebilirsiniz
İlişkili Haberler