Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Başarı kimin?

ÇOK sever insanoğlu başarıyı sahiplenmeyi.. Başarısızlıkta suçu kendinden atmayı.. Özellikle de bizim gibi sistem sorunu yaşayan ülkelerde.. <br>“Daum’la aranız nasıl?” sorularına ilginç bir yanıt verdi Aykut Kocaman..

“Sonuçlar iyi, Daum’la da aram iyi..” Buradan çok değişik anlamlar çıkardı medyamız.. Aykut’un söylemek istediği, “İnsanlar neden kötü günlerimizde aramızda sorun olmadığını söylemiyor da iyi günlerimizde bunu dile getirmiyor” ifadesiydi.. Anlamak istemeyenler başka tarafa çekti..

Yanlarındayım

Meslek yaşamım boyunca bazı adamların yanında durdum. Sadece adamlıkları yüzünden.. Oğuz Çetin, Aykut Kocaman, Hakan Şükür, Mehmet Özdilek, Feyyaz Uçar, Bülent Korkmaz, Bülent Uygun, Rıza Çalımbay, Ünal Karaman, Tolunay Kafkas, Ertuğrul Sağlam, Ziya Doğan bunların başında gelir. Fatih Terim, Mustafa Denizli ve Şenol Güneş’i saymadım. Çünkü onlar yanında durma noktalarını zaten aşmış insanlar. Başarılarıyla bu ülkenin çocuklarının da o kulübeyi yöneteceklerini dosta düşmana kanıtlamış insanlar.

Aragones hariç

Hayır bir ayrım yapmıyorum.. Daum’un da, Zico’nun da, Rijkaard’ın da, Hiddink’in de arkasındayım.. Ama Aragones’in değil.. Futbolcusunu herkesin içinde küçük düşürenlerin değil.. Medyadaki düzgün insanlara bile hakaret etmeye çalışanların değil.. Türk insanını yetersiz görenlerin değil..
Teknik direktörlük zor iştir.. Başarısızlıkta bütün fatura size aittir. Bir şekilde ödersiniz. Kredi limitiniz yüksekse bir sezon daha kalırsınız.. Değilse bavulunuzu toplar, Mourinho da olsanız, Cruyff da olsanız yola koyulursunuz.. O yüzden sürekli “Benim başarım” demeyeceksiniz..

Volkan kurtarmasa

Volkan penaltıyı kurtarmasa, 8 maçtır olağanüstü bir performans çizen Gökhan Gönül-Selçuk Şahin ikilisi olmasa, Lugano’nun çalışkanlığı, Emre’nin onur mücadelesi, Topuz’un geri dönüşü yaşanmasa Fenerbahçe ayağa kalkabilir miydi? Alex’in kaptanlığı ve yaratıcı zekasının dışında kritik zamanlardaki golleri liderlikte büyük etken.. Aykut Kocaman da önemli faktör.. Daum da, Aziz Yıldırım da..

Hepsi bir bütün

Ama hepsi bir bütün olarak mücadele ederlerse varlar.. Liderliği getiren unsur tek başına adlandırılırsa tehlike olur.. Bazen Alex, bazen Emre, bazen Volkan, bazen Özer, bazen Selçuk bazen de sessiz yedek Bekir.. Bazen de “Fener gol, gol, gol, şampiyonluk gidiyor” diye bağıran seyirci..

O adam!

JOSE Mourinho.. Şampiyonlar Ligi tarihinde belki de en küçük bütçeli takımı Porto’yu Avrupa şampiyonu yapan isim.. Chelsea’yle Manchester efsanesine kafa tutan isim.. Inter’le İtalya’da bir devri değiştiren isim.. Ve dünyanın en iyi takımı denilen Barça’yı Şampiyonlar Ligi yarı final ilk maçında 3-1 yenerek Madrid için avantaj yakalayan isim.. Messi’yi İbrahomiviç’i, Xavi’yi nasıl durdurdu, ya da ikinci maçta nasıl durduracak Mourinho? Bunlar önemli ayrıntılar.. Ama önemli olan felsefesi.. Mourinho için hücum ve savunma asla birbirinden ayrılmaz ikili..
“Takımda bazı oyuncular başaramayacağımıza inanmaya başlamıştı bile. Rakibin topu almasına izin vermeden topu korumalıydık. Savunmayı riske atmadan risk almalıydık.. Genelde Riazor’a gelen takımlar ilk 15-20 dakika strese alışmaya çalışır. Gol yemeden topu tutarlarsa oyunu kurmaya başlarlar. Biz öyle yapmadık. Maç başlar başlamaz topun kontrolünü ele geçirdik ve bize baskı yapmalarına izin vermedik. Oyuncularıma ne istediğimi çok net bir biçimde söylerim. Maç başlamadan oyuncularıma iki seçeneğimiz olduğunu söyledim. Ya saldıracaktık ya da kontrol eden olacaktık. Hatta sakatlanmış gibi yaparak oyunu durdurmaları gerektiğini ve gerilimi azaltmalarını istediğimi bile söyleyebilirim. Mücadele edemeyen insanlar bana karşı hiç alışık olmadığım bir savaş açtı. Kısaca nefret, öfke, tehditler ve intikamla geçen bir dönem. Ama biz şimdi güzel şeylerden bahsedelim..”
(Luis Lourenço’nun Jose Mourinho adlı kitabından) Not: Bu bölümü arkadaşlar geçen hafta yer darlığından çıkarmışlar. Mourinho’yu Barça karşısında bu gözle izlemenizi istemiştim. Kısmet maçtan sonrayaymış..

Çizgiyi geçerse..

BİR sabah Atatürk Havalimanı’nda uçak bekliyorum.. Mutlu Topçu ile karşılaştım.. O sırada Ertuğrul’la birlikte Beşiktaş’taydı.. “Nasıl keyifler” dedim.. Hiç unutamayacağım bir şey söyledi Mutlu.. “Abi futbolcu da olsan teknik adam da, futbolda bir tek gerçek var.. Top çizgiyi geçerse her yaptığın doğru.. Başkan büyük başkan, hoca büyük hoca, futbolcu büyük futbolcu.. Top çizgiyi geçmezse tam tersi..” Topun çizgiyi geçtiği yerlerin hakkını verirken geçmediği yerleri yıkıp yakmayalım.. Ertuğrul-Mutlu ikilisi Bursaspor’da topun çizgiyi geçmesindeki en önemli faktör şu anda..
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI