Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Barzani PKK'lıları nasıl devşiriyor

    Süleyman DEMİRKAN/ANKARA
    26 Ekim 2007 - 16:06Son Güncelleme : 26 Ekim 2007 - 16:16

    Halen müebbet hapisle Diyarbakır Cezaevi'nde bulunan, PKK'nın önde gelen isimlerinden Şemdin Sakık'ın itiraflarını yayınlamaya devam ediyoruz.

    http://dosyalar.hurriyet.com.tr/haber_resim/sakik_itiraf.jpg

    Birinci bölümü okumak
    için fotoğrafa tıklayın
     

    ÖRGÜT KAPISI MADDİ ZENGİNLİK VE İTİBAR KAPISI

    Bazı aileler çocuklarının elinden tutup örgüte teslim ediyorlar. Çünkü, artık örgüt kapısı onlar için maddi zenginlik ve itibar kapısı oldu. Bu durumda çocuklarının örgütten ayrılmaları ise kendileri için tam bir felaket. Ailelerin yüzde 90'ı bunu yapmaz. Yapmak isteyenler de çocuklarının güvenliği nedeniyle, onyıllarca cezaevinde kalacağı nedeniyle bunu yapmazlar.

    MİLİTANLARIN KÜNYELERİ

    Ayrıca, künyelerine bakınca öldürülen militanların sadece Türkiye Kürtlerinden olmadığı da görülür. İçlerinde ne kadar Türkiye kökenli varsa; bir o kadar Irak, İran ve Suriye kökenli de vardır. Başta, Avrupa ülkelerinde olmak üzere, dünyanın dört bir yanında yerleşen Kürt ailelerinin çocukları var. Bu durumda, devlet ancak Türkiye'deki ailelere ulaşabilir. Bu da militan mevcudiyetinin dörtte biridir. Yani, devlet Türkiye'deki ailelerin tümünü ikna etse, sorunun dörtte biri çözülebilir. Dolayısıyla aileleri ikna çalışması sonuç vermez.

    ÖRGÜTTEN KOPANLAR YAPABİLİR

    Bu nedenlerle, militanın gözüne, kulağına, beynine ve yüreğine hitap edilerek, bu konuda devlet yetkililerin yapacağı çok az şey var. Devletin resmi görevlileri ve hele hele güvenlik güçleri vasıtasıyla militana ulaşmak adeta imkansız. Bu çalışmayı, en iyi örgütten kopan militanlar yapabilir. Çünkü, en çok onlar birbirlerinin dillerinden anlayabilirler.

    KDP İLE PKK ÇATIŞIRKEN

    KDP (Barzani'nin başkanı olduğu Kürdistan Demokrat Parti), PKK ile çatışırken, PKK'nın militanlarına yönelik bir politika uyguluyordu. Örneğin; örgütten ayrılan her militana ya bir kitap, ya da birkaç makale yazdırıp yayınlıyordu. Bu iş için militanların okur-yazar olmalarına gerek yoktu. Yazım kabiliyeti olmayanlara yazıcı verip bu işi götürüyordu. Ama, ne yapıp edip herkesi konuşturuyordu. Çünkü, örgütü teşhir ettikçe, denetimindeki insanların örgüte katılmalarını engelliyordu.

    EVLENDİRDİLER

    Ama, bir yöntemde sınırlı kalmadılar. Bir de, yanlarına giden her militana ev verdiler, maaş bağladılar. Bir yıl içerisinde evlendirdiler. Seçkinlerini, kurdukları özel orduda görevlendirdiler. Bütün bunları dağdan inen gençleri çok sevdikleri için değil, örgüt militanlarını etkilemek için yaptılar ve amaçlarına ulaştılar.

    DAĞDAKİ İÇİN CAZİBE

    KDP'nin saflarımızdan kaçanlara gösterdiği muamele dağdaki militanın kulağına gidiyordu. Örgütten kaçan arkadaşlarının evlenip aile kurduğunu, varlık içinde yaşadığını duyuyorlardı. Hatta, KDP'nin çeşitli yollarla ulaştırdıkları fotoğraflardan görüyorlardı. Bu süreç zamanla militanın beynini kurcalıyor, evlenme hissi yüreğini ısıtıyordu. Ve bir bakıyorduk ki, kendisinden önce giden arkadaşını alçaklıkla suçlayan adam çekip gitmiş.

    DEVLETİN YANLIŞI

    Aşiret dediğimiz KDP bunları yaparak örgütü kabul edebileceği çizgiye getirirken, birkaç asırlık devlet geleneğine sahip devletimiz, dağdan inen militanı cezaevine kapattı ve orada çürümeye terketti. Bu da dağdan inişlerin yolunu tıkadı. Biliyoruz ki, dağdan iniş azaldığında dağa çıkış artıyor. Dahası, dağden inenlerin, hatta pişmanlık belirten militanların hem aileleri, hem de sığındıkları devletce yüzüstü bırakılmaları devlete olan güveni sarstı. Dağdan inmek yürek işi haline geldi. Dağa çıkana Apoculuk aşılanıyor, 'Onun sayesinde yaşıyoruz, onun kaderi bizim kaderimiz. O varsa herşey olacaktı' görüşü empoze ediliyor. Her militan Apoculaştırılıyor. Kürtçülüklerini çoktan yitirmişlerdir.

    APO KABA SABA BİR KÖYLÜ

    O halde onları dağdan indirmenin bir yolu da Apo efsanesinin ne kadar büyük bir yalan olduğunu, lider, insanüstü, yarı tanrı olarak nitelendirdikleri bu adamın kaba saba bir köylü olduğunu ortaya koymak gerekir. Yani, örgüt Apo'yu tanrılaştırmaya çalışıyor ve sonuç alıyorsa, devlet de bu sahtekarın gerçek yüzünü topluma anlatmalı.

    HÜCRE BÜYÜTÜYOR

    Apo'nun avukatları aracılığıyla konuşturulması, özel bir yerde tutulması, yaşamında hiçbir değişiklik yaratmayan hücre cezaları alması onu militanların gözünde daha da büyütmekten başka bir işe yaramıyor. İşte, olaylar, istenmeyen gelişmeler böylesi yaklaşımlarla besleniyor.


     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı