Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Barışla, pergelle olmaz

    Hürriyet Haber
    09 Ağustos 2006 - 00:00Son Güncelleme : 09 Ağustos 2006 - 12:06

    CHP lideri Deniz Baykal, parti Genel Merkezi’nde kahvaltılı bir sohbette Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök ile Ankara Temsilcisi Enis Berberoğlu’nun sorularını yanıtladı.

    AKP iktidarının Güneydoğu’ya terör örgütü penceresinden baktığını ileri süren Baykal, sorulara şu yanıtları verdi:

    Terörle mücadele konusundaki son tartışmalara, örneğin af hazırlığı haberlerine ne diyorsunuz?

    Fevkalade yanlış buluyorum. Bir kere teşhis yanlış. Yansıtılmak istenilen hava, örgüt dağılmış, bitmiş, tükenmiş, devlet barışçı elini uzatırsa sorun da bitecek. Oysa yok böyle bir şey...

    Örgüt dağılıyor tezine katılmıyorsunuz yani...

    Tam tersine ne yaptığını gayet iyi biliyor, geleceğe ilişkin beklentisi var, güveni yüksek.

    HALK VATANDAŞ ÖRGÜT TERÖRİST

    Hükümeti eleştiriyorsunuz ama ilk Kürt raporu partinize ait değil mi?


    Doğru, benim başkanlığımdaki bir komisyondan çıkan raporda anadilin öğrenilmesi, anadilde konuşma ve anadilde yayın serbest bırakılsın dedik. Sene 1989’du, Kürtçe konuşulsun demek bile DGM’lik suçtu. Önerimiz kabul gördü ve bu yasaklar kalktı.

    Böylece Kürtlerin sorunu bitti mi?

    Kürtlerin sorunları tabii ki var. Ama "Kürt sorunu" denildiğinde Anayasal egemenliğin tarifinin değiştirilmesi akla geliyor. Ayrı bir etnik kimliğin varlığının kabul edilmesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin Türk ve Kürtlerin birlikte kurduğu cumhuriyet sayılması gibi sonuçlara varılıyor.

    Ve siz bu tehlikeyi görüyorsunuz?

    Kesinlikle... Masa başında elinde pergeli ve haritasıyla kim ki bu işi barışçı bir şekilde, demokrasiyle çözerim zannediyorsa çok fena yanılıyor. Türkiye çok ciddi bir iç çatışmaya sürüklenir. Çünkü devletin bütünlüğü için on binlerce kişinin gayreti, emeği var, kolay değil.

    Hükümetin terörle mücadelede eksik bulduğunuz yanı ne?

    Bölgeye örgüt penceresinden bakılıyor. Örgüt rahat ettirilirse sorun çözülür, terör biter sanılıyor. Oysa sırt sıvazlanarak, bölgeye aracı konularak terör sorunu çözülmez. Zaten Başbakan da bölgeye ilk gidişinde düzenlediği mitingde hüsrana uğradı.

    Doğru politika nedir?

    Baştan beri söylediğimiz gibi, "alt kimlik-üst kimlik" açıklaması yanlıştı, Eve Dönüş Yasası yanlıştı, Terörle Mücadele Yasası hatalıydı. Bölge halkıyla teröristi ayıracaksınız. Örgüte terörist, bölge halkına vatandaş olarak muamele edeceksiniz.

    Hükümetin sınır ötesine asker yollama yetkisi devam ediyor mu?

    Hayır, ama sınır ötesi operasyon için Meclis’e gelirlerse sıkıntı çıkmaz. Ne var ki Türkiye sınır ötesi operasyonlara ihtiyaç bırakmayacak şekilde sınır güvenliğini alamıyor. Yıllardır biz söylüyorduk, geçenlerde eski Dışişleri Bakanı İsmail Cem de kabul etti.

    Erdoğan Köşk’e çıkarsa CHP için iyi olabilir ama olmasın

    Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı’na aday olacak mı?

    Bence olacak. Üstelik bunu bir ego tatmini olarak da istemiyor, misyonu var. Cumhurbaşkanı olunca, YÖK’e hákim olacak, yani üniversitelere... Yüksek yargı, hákim ve savcı atamalarını kontrol edecek.

    - Ama bir yandan da Erdoğan’ın Çankaya’ya çıkması CHP’nin işine geliyor.

    Geliyor olabilir ama ben olmasın diye uğraşıyorum. Başka bir AKP’li olabilir. Erdoğan olursa, Meclis çoğunluğunun, başbakanlığın yine aynı partiye bırakılması büyük tehlikedir.

    Nane limonlu su

    Sağlığına özen gösteren Deniz Baykal’ın içme suyu da özel. Genel Merkez’deki odasında bulunan sürahiye içme suyu konuyor, içine de nane yaprağı ve tıraşlanmış limon parçaları atılıyor. Baykal, her gün tazelenen bu suyun kendisini ferahlattığını söylüyor ve Genel Yayın Yönetmenimiz Ertuğrul Özkök ile Ankara Temsilcimiz Enis Berberoğlu’na faydalarını anlatıyor.

    Ezdirmeyeceğiz  soydurmayacağız böldürmeyeceğiz

    Gelecek seçim için hazırladığınız siyasi diskurunuz ne?

    Aslında taahhüdümüz üç cümlede özetlenebilir: 1) Halkı ezdirmeyeceğiz, 2) Ülkeyi soydurmayacağız, 3) Devleti böldürmeyeceğiz. Nasıl yapacağız bunu? Vatanperverlerle... Sağcının da, dincinin de, solcunun da, milliyetçinin de vatanperverlerini CHP ile dayanışmaya sokacağız.

    Narlıdere’de yüzde 72’yiz

    AKP anketlerine göre gelecek seçimin sonucunda yine iki partili Meclis çıkacak gibi gözüküyor, CHP’nin oyu ise yüzde 11.5’te kalıyor.

    Hiç alakası yok. Hafta sonu İzmir’deydim. Narlıdere’de yüzde 72, Güzelbahçe’de yüzde 52 oyumuz var dediler. Zaten dikkat ederseniz iktidar anketlerinde bile CHP’nin oyu, diğer muhalefet partilerinin iki katı gözüküyor. Yani 2002’den bu yana süren iki eksenli siyaset değişmiyor.

    Beni dinleyen DYP’ye, MHP’ye oy verir ama AKP’ye vermez

    Merkez sağa açılma politikanız tutuyor mu?

    Yıllardan sonra ilk kez Gümüşhane’de 5 bin kişilik miting yaptım. Cami cemaati uzaktan seyretti. Onlara dönük mesajlar da verdim. İnanıyorum ki, onlar da artık AKP’ye oy vermeyecek. Beni dinledikten sonra Saadet’e, DYP’ye, MHP’ye oy atarlar ama iktidara vermezler.

    Neden iktidara oy atmasınlar ki?

    Gelecek seçimleri sadece bir siyasi yarışma değil ülkenin geleceğiyle ilgili çok önemli bir sınav sayıyoruz. Herkesin Türkiye’nin geleceğiyle ilgili endişeleri var. O yüzden "CHP’ye kesinlikle oy vermem" denilmesini haklı kılacak gerekçe yaratmamaya, politika izlememeye özen gösteriyoruz.

    ŞİMDİ İSİM AÇIKLARSAK YIPRANIR

    Bu sadece söylemle mümkün mü, inandırıcı oluyor mu, kadro gerekmiyor mu?


    Sadece söylem düzeyinde kalırsa tabii ki inandırıcı olmaz. Zamanı gelince uygun kadrolarla takviyesi gerekli. Ama şimdiden isim açıklayarak "A, o muymuş CHP’ye gelecek olan?" tarzı yıpratmaları, eleştirileri yaşamak istemiyoruz. Kadromuzu günü gelince takdim edeceğiz.

    AB’yi okuyor

    Baykal’ın son okuduğu kitap, "AB Eğitim Politikaları." Fırsat buldukça, yeni genel merkezdeki makam odasının bir köşesindeki oturma grubuna çekilip bu kitabı okuyor.
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı