Gündem Haberleri

GÜNDEM

    "Barış ve İtidal Daimi Temas Grubu" Ankara Buluşması

    A.A
    27.01.2015 - 12:07 | Son Güncelleme:

    Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, başkanlık yaptığı "Barış ve İtidal Daimi Temas Grubu"nun hazırladığı "iyi niyet mektubu"nu kamuoyuyla paylaşarak, "Bugün bir endüstriye dönüşen İslamofobi, İslam dünyasındaki çatışmaları ve yaşanan manzaraları gösterip Müslümanlar aleyhine acımasız bir propaganda yaparak İslam'la ilgili korkuyu yüreklere salmaya çalışıyor" dedi.

    Görmez, "Barış ve İtidal Daimi Temas Grubu"nun "Ankara Buluşması" kapsamında Diyanet İşleri Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, buluşmanın hayırlı olması temennisinde bulunarak başladı.

    Grubun iki gündür çalışmalarda bulunduğu ve geleceğe yönelik yol haritasını belirlemeye çalıştığını belirten Görmez, "Üzerinde durduğumuz konulardan biri gideceğimiz her yere bir barış, iyi niyet mektubu sunmak. Gerek İslam bilginlerine, dini müesselerin başındaki insanlara, alimlere ve gerekse devlet adamlarına, ülkelerin yöneticilerine bir iyi niyet mektubunu, İslam bilginlerinin iyi niyet mektubunu sunmak kararı aldık" diye konuştu.

    Grup üyeleriyle mektubu kaleme aldıklarını ifade eden Görmez, "Bu mektup belki ülkelere ziyaret esnasında ülkelerin şartlarını da dikkate alarak birtakım ilaveler ve eksiltmelerle değişebilecek ama ana teması değişmeyecek" dedi.

    Mektubu ilk olarak dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'na takdim ettiklerini bildiren Görmez, söz konusu iyi niyet mektubunu okudu.

    "GELECEKTE DAHA DA TAHRİPKAR OLACAK..."

    İslam dünyasının ve Müslümanların yüzyılın en zor şartları altında yaşadığı ve sıkıntılı bir süreçten geçtiği belirtilen mektupta, İslam dünyasının gerek iç ve gerekse dış sebeplerle uzun süredir bir belirsizlik içerisine girdiği bildirildi. Başta Filistin ve Suriye sorunu olmak üzere Müslüman toplumlardaki iç çekişmelerin giderek şiddet ve çatışma eğilimini artırdığı vurgulanan mektupta, şunlar kaydedildi:

    "Yaşanan bu süreçte adam öldürmeler, intihar saldırıları, masum insanları kaçırmalar, camileri bombalamalar, kutsal mekanları tahrip etmeler ve milyonları yerlerinden yurtlarından etmeler sadece buradaki insanları etkilemekle kalmıyor, İslam algısını tahrip ediyor ve tüm dünyadaki Müslümanların başlarını öne eğdiriyor. Bu durum azınlık olarak yaşadıkları bölgelerde Müslümanları toplumsal dışlanmaya ve ötekileştirilmeye maruz bırakıyor. Müslümanlar bulundukları coğrafyalarda korku, dışlanma ve şiddet tehdidi altında yaşamayla karşı karşıya kalıyorlar. Bugün bir endüstriye dönüşen İslamofobi, İslam dünyasındaki çatışmaları ve yaşanan manzaraları gösterip Müslümanlar aleyhine acımasız bir propaganda yaparak İslam ile ilgili korkuyu yüreklere salmaya çalışıyor. Gelecekte daha da tahripkar olacak bu durum karşısında büyük bir sessiz çoğunluğun vicdanı yaralıyor ve yürekler bu acıyı taşıyamaz hale geliyor. Düne kadar her biri selam ve eman yurdu olan İslam şehirleri kaosla, çatışmayla ve ölümlerle anılır duruma geliyor. Tüm peygamberlerin ortak mesajı, İslam'ın evrensel barış içeren mesajıdır: 'Zulmetmeyeceksin, adam öldürmeyeceksin, yeryüzünde fitne ve fesat çıkarmayacaksın. Herkesin namusunu, canını, nesebini, iffetini, şerefini ve haysiyetini dokunulmaz sayacaksın'."

    TEMAS GRUBUNUN ÇALIŞMALARI

    İnsanlık tarihinin tevhitle şirkin, iyiyle kötünün, hak ile batılın ve adaletle zulmün arasındaki mücadeleyle geçtiği belirtilen mektupta, İslam dünyasının her bölgesinden İslam bilginleri İstanbul'da "Dünya İslam Bilginleri Barış, İtidal ve Sağduyu İnisiyatifi" adıyla toplandığı hatırlatıldı.

    Toplantı kapsamında alınan kararların takipçisi olmak üzere 10 kişilik bir temas grubunun oluşturulduğu anımsatılan mektupta, "Tamamen dini bir sorumlulukla hareket edecek olan bu grubun temel dinamizmi İslam kardeşliğinin tesisi ve toplumsal barışın egemen kılınması olacaktır. Hak, hukuk ve adaletin tesis edilmesini hedefleyen bu grup insan haysiyeti ve onurunu aziz görerek bir insanın öldürülmesini insanlığın öldürülmesi olarak kabul etmektedir" ifadesine yer verildi.

    Temas grubunun öncelikle Müslümanların kanının akmasını önlemek ve toplumlardaki sorunların çatışmazlık esasıyla çözüme kavuşması için girişimlerde bulunacağı kaydedilen mektupta, yapacağı çalışmalara ilişkin şunlar kaydedildi:

    "Temas grubu en üst düzeyde bütün ülkeler, kuruluşlar, uluslararası teşkilatlar nezdinde girişimlerde bulunarak çatışmazlık halinin sağlanması ve toplumsal barışın hayata geçirilmesi için çaba gösterecektir. İslam dünyasında yaşanan çatışmaların kalıcı etnik ve mezhepsel bir yapıya dönüşmemesi için ilgili tüm kurum ve kuruluşlar nezdinde gerekli girişimlerde bulunacaktır. Başta İslam ülkeleri olmak üzere, tüm dünyada İslam'ın barış ve çatışmazlık dilinin yaygınlaşması için entelektüel bir çaba ve gayret içinde olacaktır. Sıcak çatışma alanlarında ve çatışan taraflar nezdinde, sorunların dini hassasiyetler çerçevesinde çözülmesi için çaba sarf edecek ve çatışmazlık ortamını sağlamaya çalışacaktır. Uluslararası kurum ve kuruluşlar üzerinde baskı oluşturarak, İslam dünyasında terör, şiddet vb. tutum, yol ve yöntem içerisinde bulunan tüm grupların marjinalize edilmesi için gayret edecektir. Mezhebi ve meşrebi ne olursa olsun, İslam toplumlarına yön veren İslam alimlerinin barış ve itidal çabalarına katkı sağlamalarını temin etmeye çalışacaktır. Barış içinde birlikte yaşama ve iletişime açık olma kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla İslam alimleri arasında irtibat sağlayacak ve bu kültürü ümmetin arasında yayma gayreti içinde olacaktır."

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı