Gündem Haberleri

    Barış filosu barış getirmeyecek...

    Haaretz
    30.05.2010 - 18:55 | Son Güncelleme:

    Elbette barış filosu barış getirmeyecek, hatta Gazze sahiline ulaşmayı bile başaramayacak. Karşı plana göre gemiler Aşdod limanına çekilecekti ancak görünen o ki bizi aptallığa çekmekten başka bir işe yaramadı.

    İsrail propaganda makinesi umutsuzluğunda yeni bir döneme girdi. Gazze’deki restoranların menülerinden örnekler dağıttı. Asla başlatmasa daha kazançlı olacağı anlamsız bir halkla ilişkiler sınavının içine girdi. Gazze’deki etkisiz, kanunsuz ve ahlaki olmayan kuşatmayı sürdürüp “barış filosu”nu Gazze sahilinden uzakta tutmak mı istiyorlar? Dünyanın geri kalanı bu açıklamaları kesinlikle kabul etmez.

    Sadece İsrail’de insanlar bu acayiplikleri hala kabullenebiliyor. Eski çağlardan kalma bir savaş öncesi ayinini hatırlatan kalabalık daha sorular sormadan heyecanlanmaya başlıyor. Beyaz üniformalı askerler bizim adımıza hazırlar. Sözcüler bizim adımıza yanıltıcı açıklamalarını yaptılar. Bu grotesk sahne hepimize zarar veriyor ama neredeyse hiçbirimiz buna dur demiyoruz.

     

    Koro uzun bir zamandır yalan yanlış şarkılar söylemeyi sürdürüyordu. Hepimiz Gazze’de insani bir kriz olmadığını söyleyen koronun içindeyiz. Hepimiz Gazze’deki işgalin sona erdiğini ve filonun İsrail’in bağımsızlına yapılmış bir saldırı olduğunu söylüyoruz: Filonun getirdiği çimento yeraltı sığınakları için kullanılacak, zaten konvoyu da Türkiye’deki Müslüman Kardeşler organize ediyor. Gazze’nin İsrail tarafından kuşatılması Hamas’ı devirip Gilat Şalit’in serbest kalmasını sağlayacak.

     

    GÜLÜNÇ PROPAGANDA

    Propagandacıların en gülünçlerinden biri olan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Yossi Levi, Gazze’ye giden konvoyun uluslararası hukuku ihlal ettiğini söyleyerek kendini aştı. Evet aynen öyle. Hukuku ihlal eden kuşatma değil filo. Başbakanlığın Gazze’deki restoranların menülerini dağıtması ve İsrail ordu sözcüsünün bölgeye soktukları tonlarca yakıtla övünmesi yetmezmiş gibi propaganda makinesi hem bize hem de dünyaya Gazze işgalinin bittiği fikrini satmaya çalıştı. Ancak her durumda İsrail devleti insani yardımı engellemeye çalışıyor. Her şey koskoca bir yalandan ibaret.

     

    Bu neşeli yanılgıyı bozan tek bir şey vardı: Uluslararası Af Örgütü’nün Gazze raporu. Buna göre Gazze’deki her beş kişiden dördünün insani yardıma ihtiyacı var. Yüzlerce insan tıbbi yardım almak için bekliyor, 28 kişi şimdiden hayatıı kaybetti. Bütün bunlar İsrail ordusu sözcüsünün “kuşatma yok” açıklamalarına karşın yaşanıyor ama kimin umrunda?

     

    Operasyon hazırlıkları da eğlenceli bir maskaralığın izlerini taşıyor: Yedi önemli bakan arasındaki ateşli tartışmalar, hapishane hücrelerine girişte uzman olan komando timi Masada’nın göreve çağrılması, terörle mücadele biriminden destek alan deniz komandoları, Oketz ordu köpekleri, Aşdod limanında kurulan özel gözaltı hücreleri ve geminin alıkonmasının ve üzerindekilerin tutuklanmasının televizyondan yayınına engel olacak elektronik kalkan.

     

    SİYASİ PROVOKASYON MU?

    Peki bütün bunlar ne için? İsrail’in propagandasıyla onuruna leke sürmeye çalıştığı birkaç yüz kişilik bir uluslararası aktivist grubu. Kuşatma bizi büyük oranda ilgilendirmese de bu insanların çoğu hakları ve zorunlulukları olduğu için Gazze’deki durumu umursuyor. Evet filo gerçekten de siyasi bir provokasyon ama zaten bütün protestolar siyasi provokasyon değil midir?

     

    Karşılarında da İsrail’in aptaller gemisini buluyorlar; yüzüyor ama nereye neden gittiğini bilmeden. İnsanları neden tutukluyorsunuz? Çünkü öyle olması lazım. Kuşatmayı neden sürdürüyorsunuz? Çünkü öyle olması lazım. Bu geçtiğimiz günlerde yaşanan Noam Chomsky olayını hatırlatıyor, sadece olayın boyutları biraz daha büyük. Elbette barış filosu barış getirmeyecek, hatta Gazze sahiline ulaşmayı bile başaramayacak. Karşı plana göre gemiler Aşdod limanına çekilecekti ancak görünen o ki bizi aptallığa ve yanlışlığa çekmekten başka bir işe yaramadı.

     

    Yine de sadece yardımı engelleyenler olarak görülmeyeceğiz aynı zamanda kendi duruşumuzu zayıflatmak için de elimizden geleni yapmış olacağız. Eğer barış filosunun organizatörlerinin amaçlarından biri buysa başarılı olduklarını söyleyebiliriz.

     

    Beş yıl önce Jerusalem ödüllü Perulu yazar Mario Vargas Llosa, İsrail ziyaretini bitirdikten sonra İsrail işgalinin grotesk bir sürece girdiğini söylemişti. Hafta sonu, kendisini İsrail dostu olarak tanımlayan Vargas Llosa durumun groteskten absürde geçtiğini gördü.

     

    *Haaretz gazetesi köşe yazarı Gideon Levy’nin 30 Mayıs tarihli yazısıdır.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı