Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bari dükkân açayım

Serdar TURGUT

Sevgili okurlarım.

Arkadaşlar.

Bugüne kadar size bu köşeden elimden geldiğince güzel yazılarla ulaşmaya çalıştım.

Hedefim hep bu oldu.

Bunu bazen başardım, bazen de istediğimi kâğıt üzerine dökemedim.

Ama hep, hiç durmadan yazıların daha iyi olabilmesi, sizlerin daha keyifle bir şeyler okuyabilmeniz için çabaladım.

Tahmin ediyorum ki bir ölçüde de başarılı oldum.

Yazmak ve okumak tek işim olduğu için hep daha iyi bir şeyler yaratmak için uğraşabildim.

***

Bizim memlekette güzel şeylerin sürmesine izin vermiyorlar.

Buraya kadarmış, ne yapalım. Beni affedin.

Bundan böyle daha iyi, daha güzel, daha keyifli yaratmak için çalışıp uğraşamayacağım.

Çünkü bugüne kadar okumaya, yazıya hazırlanmaya ayırdığım zamanı bundan böyle DEFTER TUTMAYA ayırmak zorundayım.

Zekeriya Temizel beyamcanın hazırlattığı vergi yasasındaki değişiklikle artık ben de defter tutmak durumundayım.

Anlayacağınız sosyal demokrasinin bir küçük oyunu ile küçük burjuvalıktan aniden küçük esnaflığa yatay geçiş yaptım.

Memlekete hayırlı olsun.

***

Yahu ben yıllarca önce, daha 22 yaşındayken bile, ne iş yapayım diye etrafa bakarken, sırf defter tutmayayım, vergileri ben görmeden kessinler de içim kan ağlamasın diye memur oldum.

Allah'a şükür devlet bugüne kadar ‘yaratıcı girişimcilerin’ tümünden alamadığı verginin hemen hepsini benden otomatikman almış durumda.

Şimdi de maliyeci ve sosyal demokrat olduğu için hayal kurma yeteneği bulunmayan bir kişi nedeniyle yazarlar, çizerler, şairler, romancılar ve tabii bendeniz de defter tutacağız.

Haydi bırakın bizi. Biz gazeteciyiz her türlü belaya kısa sürede adapte olabiliriz.

Yahu insan bu memlekette şairden defter tutmasını ister mi be!

İnsafınız kurusun, bari telifle yazı yazan insanlara bulaşacakken şairleri, romancıları, hikâye yazanları muaf tutsaydınız bu işten.

***

Zekeriya beyamca şimdi Maliye'yi bıraktı, İstanbul'a el attı.

Yerine gelen Nami Çağan'ı eskiden tanırım.

Rasyonel bir insandır.

Onu tanıyanlar da bu özelliğine bakarak kanunda belki değişiklik yaptırır diye düşünüyorlar.

Ancak böyle düşünenler DSP'yi tanımıyorlar.

Bu parti öylesine hiyerarşik bir disiplinle yönetiliyor ki, geçenlerde ölmüş bir kişiyi milletvekili adayı olarak listeye aldılar, partililer Ecevit'ten korktukları için buna bile itiraz etmediler.

Ben size bir şey söyleyeyim mi, Rahşan Hanım ve Bülent Bey bugün inat etsinler, bu ölü kişi yarın bulunduğu ilden milletvekili bile seçilir.

Hatta arkadaşları onu TBMM'ye getirir, grup başkanı bile yaparlar.

Bu duruma bir tek DSP'li bile itiraz edemez.

Vardır Bülent Bey'in bir bildiği diye düşünüp ölü grup başkanlarının liderliğinde yeni yasalar çıkarmak için çalışmaya başlarlar.

Şunu demek istiyorum: Nami Çağan istese de Bülent Bey ikna edilmediği takdirde telifle yazı yazanlara indirilen bu darbe düzeltilemez.

***

Bülent Bey de şairdir.

Kötü bir şair olması bir şeyi değiştirmez. Şair şairdir.

Kötü şiir yazıyor diye o şair kabul edilmeyecekse o zaman da kötü köşe yazısı yazdığım için beni de Maliye yazar kabul etmesin de bu işten yırtayım.

Tabii böyle bir şey söz konusu değil.

Şimdi başbakanımız şair olduğu için bu konuya el atacağını düşünüyor herkes.

Bakalım, ben şüpheyle karşılıyorum bu iyi niyeti.

Bizim memlekette sosyal demokratlar yıllardır ne fazla sosyal olabilmişlerdir, ne de demokrat.

Bu memlekette tüm yazar çizer takımından toplanacak ilave verginin sadece İstanbul'da ortalıkta katiyen vergi vermeden dolaşan yüz binlerce ‘yaratıcı girişimcinin’ sadece bir tanesinin üstüne gidilmesiyle toplanabileceğini göremeyen bir zihniyetin bu demokrasi sınavından bu kez de geçemeyeceğini düşünüyorum.

***

Bence Zekeriya Temizel İstanbul'da büyük oy farkıyla belediye başkanı seçilecek.

Çünkü bizim şehirde üçkâğıtçı, saatlerini kimi bulup da kandırsam diye düşünerek harcayan, fırıldak gözlü, benim ‘yaratıcı’ diye tanımladığım sözde işadamlarıyla dolu.

Bu tiplerin büyük bölümü de yazar çizer takımından pek hoşlanmazlar. Okumak onlar için bir vakit israfıdır.

Okumayla, yaratıcı düşünceye vakit ayırmakla vakit tüketeceklerine, kimi kandırıp da daha fazla para kazanalım diye uğraşırlar.

Zekeriya Temizel beyamca bence daha Maliye bakanıyken İstanbul'a belediye başkan adayı olacağını biliyordu.

Bakmayın siz öyle ‘Son anda sürpriz oldu’ palavralarına.

Bakanken hazırladığı vergi yasasıyla bir taşla iki kuş vurmuş oldu. Hem üstüne asıl gidilmesi gerekenleri bırakıp memleketin zor yetiştirdiği yazar çizer takımını kümese kapattı (bu bir vergici terimidir).

Böylece ‘yaratıcı işadamları’ yine rahat nefes aldılar.

Hem de ‘Ben de aslında yazar çizer takımından sizler gibi pek hoşlanmam’ mesajını vererek geniş halk kitlelerinin beğenisini kazanmış oldu. Bravo Zekeriya beyamca, bravo sosyal demokrasi.



X