Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Bardakoğlu: Ilımlı İslam demokratik kültürün sonucu

    Hürriyet Haber
    03.04.2004 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, politik meşruiyet için İslam'ın yanlış kullanımı sorununa kritik bir bakış getirme zamanı olduğunu belirtti. Türkiye'deki ılımlı İslam anlayışının demokratik kültürün oluşumundan kaynaklandığına işaret eden Bardakoğlu, dinin katı ve monolitik yorumlanmasının ''fanatizme''yol açabileceğini kaydetti. Ali Bardakoğlu, çağdaş Türkiye'nin Osmanlı İmparatorluğu'nun kalıntıları üzerine inşa edildiğini, imparatorluk mirasını devraldığını kaydetti. Osmanlılar'ın 18. yüzyılda siyaset, hukuk, idare, eğitim ve kültürel alanlarda çağdaş reformlar başlattığını belirten Bardakoğlu, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucularının bu reformları kabul ettiğini ve Türk toplumunda çağdaşlaşma sürecini gerçekleştirmeye çalıştıklarını anlattı. ILIMLI İSLAM'I TEŞVİKTürkiye'nin nüfusunun çoğunluğu Müslüman olmasına rağmen, İslam'ın bu toplumda monolitik bir din olmadığını, İslam'ın algılanması ve uygulanması, mistik ve folklorik İslam anlayışından muhafazakar ve daha ılımlı İslam anlayışına kadar bir dizi çeşitlilik gösterdiğini kaydeden Bardakoğlu, şöyle devam etti: ''Bu durum Türk toplumunun yüzyıllardır çok çeşitli kültürel akımlara maruz kalmasının sonucudur. Diyanet bu çeşitliliği tanımakta ve ılımlı, hoşgörülü bir İslam'ı teşvik etmekte ve bu İslam kavramını kucaklamaktadır. Türkiye'de aynı zamanda çeşitli Müslüman olmayan dini gruplar mevcuttur. Bunların çoğu İstanbul ve diğer büyük şehirlerde yoğunlaşmışlardır. Bunların mevcudiyeti bugün Türkiye'de benimsediğimiz büyük çeşitliliğe katkıda bulunmaktadır.''  TÜRKİYE İYİ ÖRNEKTürkiye'nin, ılımlı, hoşgörülü ve özgün bir İslam anlayışını destekleyen bir ülke olarak iyi örnekler sunduğunu vurgulayan  Bardakoğlu, şunları kaydetti:  ''Türkiye'de yaygın olan İslam anlayışı radikal, köktendinci veya dışlayıcı değildir. Türk toplumunda İslam'la ilgili bu tip bir ılımlı anlayışın nedenlerinden biri, Türkiye'de demokrasinin yaklaşık 80 yıldır var olması gerçeğidir. Kuruluşundan bu yana Türkiye, demokrasisini geliştirmiştir ve şimdi diğer Müslüman ülkeler arasında iyi bir örnek olarak bulunmaktadır.  Türkiye'de gördüğümüz şey demokratik kültürün hoşgörüyü, katılımı,sivil toplumu ve ılımlılığı teşvik etmesidir. Diğer Müslüman ülkelerinve toplumların da tarihteki herhangi bir dönemden daha fazla demokrasiye ihtiyaç duydukları açıktır.'' KRİTİK BAKIŞBugün Müslüman dünyaya bakıldığında demokratikleşme ve devlet-din ilişkileri konusunda çok sayıda sorun görüldüğünü anlatan Bardakoğlu, şunları kaydetti: ''Bazı ülkelerde İslam'ın demokratik olmayan politikalar ve otoriter rejimlerin meşrulaştırılması için kullanıldığına şahit olmaktayız. Politik meşruiyet için İslam'ın yanlış kullanımı sorununa kritik bir bakış getirme zamanıdır. İslam insan haklarını, politik katılımı, sivil girişimleri, adalet ve eşitliği teşvik etmektedir. Hiçbir zaman İslam Allah adına fikirlere baskı yapmaz.  Eğer Türkiye'de ılımlı bir İslam anlayışına sahipsek bunu tüm sorunlara rağmen Türkiye'deki demokratik kültürün oluşumuna borçluyuz.''   Ali Bardakoğlu, Türkiye'deki İslam'la ilgili ılımlı bir anlayışın aynı zamanda farklı eğilimler, fikirler ve görüşlerin ifade edilebilmesi gerçeğine de bağlı olduğunu ifade ederek, ''Türk nüfusunun çoğunluğu Müslüman'dır. Fakat İslam Türkiye'de monolitik biryapıya sahip değildir. İslam'ın yorumlanması gruptan gruba değişebilir'' dedi.  İFADE ETME ÖZGÜRLÜĞÜTürkiye'de entelektüeller, alimler ve dini grup liderlerinin İslam hakkındaki kendi görüşlerini özgürce ifade edebildiklerini ve İslam hakkında eleştirel düşünceler üzerinde kısıtlama olmadığını anlatan Ali Bardakoğlu, ''Türkiye bu görüşlerin çeşitliliğinden gurur duymaktadır. Birçok diğer Müslüman ülke bu özgür platformdan yoksundur. Bazı Müslüman ülkelerde yalnızca bir düşünce ekolüne destekmevcuttur ve karşı düşüncenin bastırılması bir devlet politikasıdır'' diye konuştu. Bardakoğlu, şöyle devam etti: ''Bu tip yerlerde İslam'ın farklı yorumlarını ifade etme özgürlüğüyoktur. Bu politika katı bir İslam anlayışını ve tek biçimliliği üretmektedir. Ve bu tip katı, sert hatlı yorumlama, ılımlılığı ve hoşgörüyü yok etmektedir. Dinin katı ve monolitik yorumlanması insanlara dikte edildiği takdirde, sonuçta bu fanatizme yol açabilir. Bu, bazı Müslüman ülkelerde gördüğümüz bir durumdur. Türkiye tüm görüşlere imkan vermesi bakımından büyük ölçüde farklılık arz eder.  Bugün Müslümanlar demokratik kültür ve değerlerin İslam ile çelişmediğinin farkına varmalıdır. Müslüman dünyası Türkiye'nin bu alandaki başarılarına bakmalıdır. Müslüman alimler artık otoriter rejimleri ve baskıcı siyasi kültürleri desteklememelidir. Bu tarzdaki lider ve hükümetlere dini meşruiyet sağlamamalıdır. İSLAMLAŞTIRMA VE HIRİSTİYANLAŞTIRMA POLİTİKALARIIlımlılığın aynı zamanda farklı dinlerin birlikteliğinin kabulünü de gerektirdiğine dikkati çeken Ali Bardakoğlu, Türkiye çeşitli dini topluluk mensuplarının anayasa ile korunduğu ve Türk vatandaşı olarak görüldüğü sistem ile bunun bir örneğini sergilediğini söyledi.  Müslüman alimlerin, İslam'ın Müslüman toplumlarda farklı din ve dini grupların varlığına karşı olmadığı fikrini geliştirmeleri gerektiğine işaret eden Bardakoğlu, şunları söyledi: ''Müslüman olmayanlar üzerinde İslamlaştırma ya da zorla değiştirme baskısı kurulmamalıdır. İslam, herkesin kendi dininin gereklerini yerine getirmesi düşüncesini tamamen desteklemektedir. Benzer bir şekilde, Batı dünyası da Müslümanlar'ı ya da diğer dinitoplulukları Hıristiyanlaştırma politikaları izlememeli; bu politikayısürdüren kiliseleri desteklememelidir. Sosyal ve/veya ekonomik olumsuzluklar ve zor yaşam koşulları din değiştirme için araç olarak kullanılmamalıdır.'' TÜRKİYE ÇOK İLERDEIlımlık ve aşırılık arasındaki temel farklılığın, aslında ılımlı düşünceyle ilişikli olan tolerans olduğunu vurgulayan Bardakoğlu, şunları kaydetti: ''Yani ılımlılık 'ötekine hoşgörü gösterir; aşırılıkta ise 'öteki' için yer yoktur. Aşırı ya da karşıt fikirlere hoşgörü gösteremezseniz, ılımlılık, ılımlılık adına farklı bir şekildeki aşırılık haline gelecektir.  Bugün, bizler sadece halihazırdaki İslam ya da diğer dinlere ilişkin anlayışımızı değil; siyaset, refah, insan hakları, cinsiyetlerarasında eşitlik, küreselleşme, uluslararası ilişkiler, savaş ve çatışma da dahil olmak üzere bütün olarak hayata yaklaşımımızı ılımlılaştırmalıyız.'' Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu, Türkiye'deki ılımlı İslam anlayışın diğer dini toplulukların da din özgürlüğünden faydalanmalarını sağladığını ve şu anki görünümün mükemmel olmasa da Türkiye'nin diğer Müslüman ülkelerin çok ilerisinde olduğunu sözlerineekledi.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı