"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Barbunya değil sazan

DEVLET Bakanı Kürşad Tüzmen'in o slip mayolu korkunç ötesi fotoğrafı, bir ara hangi gazeteyi açsak karşımıza çıkardı.

Hani "Sayın Bakan", karnını içeri çekmek suretiyle, yani epey acıklı bir şekilde, vücuduna üçgen havası vermeye çalışıyordu ya...

İşte o fotoğraftan söz ediyorum.

Çok şükür ki daracık mayo marifetiyle ortaya çıkan "yarı müstehcen" fotoğrafı, uzun süredir görmüyorduk...

Ve ben "İyimser bir gül" edasıyla bu durumu hayra yorarak şunları söylüyordum:

Herhalde sağduyu galip geldi de bir "farkındalık" ortaya çıktı...

Böylece "Sayın Bakan", o fotoğraf karesinin gazetelerimizde yayınlanmasına zemin hazırlayacak her türlü atraksiyondan elini eteğini çekti.

Böyle düşünüyordum ve o fotoğraf karesine maruz kalmamızı engellediği için "Sayın Bakan"a minnet hissiyle dopdoluydum.

***

Ta ki düne kadar...

Dün Ayşe Arman'ın Hürriyet'teki Kürşad Tüzmen röportajında o unuttuğumuz fotoğraf karesine maalesef bir kez daha maruz kaldık.

Ve tabii o fotoğrafın yayınlanmasına olanak sağlayan bir dizi feci "ifşaat"a da...

Maşallah Sayın Bakanımız bir açılmış saçılmış ki sormayın.

Neler mi diyor?

Mesela...

Bir zamanlar, yani "üçgen bir vücut için karnın içeri çekilmesinin gerekmediği günler"de, "genç Kürşad", Bayramoğlu Plajı'na bir çıkarmış, aman da aman, semtin bütün sosyetik kızları hemen plajı doldururmuş...

Ayrıca...

Kızlara 30 santimden fazla yaklaşınca işin büyüsü bozuluyormuş da Kürşad'cık kendine hakim olamıyormuş... Bu nedenle görücü usulüyle evlenmiş... Annesine pazardan sipariş eder gibi "kız tarifi" filan yapmış. Boy pos şöyle olacak ama ille de bilekler ince olacak diye...

Neyse...

Uzatmaya gerek yok...

Sadece şunu söylemekle iktifa edelim:

Kürşad Bey, o fotoğrafın bir kez daha gün yüzüne çıkmasına zemin hazırlamak için elinden geleni ardına koymamış.

***

Peki bunu bilinçli mi yapmış, yoksa boş mu bulunmuş?

Vallahi bilemiyorum.

Eğer bilinçli yaptıysa "Allah ıslah etsin" demekten başka yapacak bir şey yok...

Ama eğer boş bulunduysa...

O zaman yapmamız gereken bir tespit var...

Kürşad Bey röportajda "Denizlerin farklı barbunyası" olarak lanse ediliyor ya...

Ben "barbunya"nın yerini "sazan" adlı nadide balığımızın almasını arz ve teklif ediyorum.

Gerekçesiz tafra

BİR televizyon kanalı, her biri bireysel olarak alemin tozunu attıran dört "gündem canavarı"nı bir masa etrafına toplayıp program yaptırarak doğacak sinerjiden parsayı götürmeye karar vermiş.

Mesela Hülya Avşar... Bir günde en az üç polemik konusu çıkaracak denli mahir.

Mesela Reha Muhtar... Varlığı yeter. O topuğunu gösterir ve halkımız gülümser...

Mesela Demet Akbağ... Sadece yazılı metinlerde değil doğaçlamada da iyi olduğunu kanıtladı.

Ve Metin Uca... Temiz yüzlü, sempatik edalı ve alemin izin verdiği sınırlar içinde muhalif...

Ne elektrikli bir karma değil mi?

Ama hayır! Olmadı...

Çünkü Metin Uca kardeşimiz arıza çıkardı.

Peki neden?

Vay efendim, Metin Uca kardeşimiz Kurtlar Vadisi'ne itiraz edermiş de, yok 'ılımlı İslam'a karşıymış da, yok Amerika'ya posta koymak Kurtlar Vadisi'ne mi kalmış da falan filan...

Şunu söylemek isterim:

Yahu Metin Uca... Sizi bir araya getiren irade, sizden böyle çıkışlar beklemiyordu ki...

Sizden beklenen belliydi:

Eğlendir, elektrik yarat, gündeme gel, reytingi kap.

Yani öyle ağır, oturaklı, ne bileyim "Ceviz Kabuğu" tarzı ulusal refleks programı yapmıyorsunuz ki...

Ayrıca senden bekleneni fazlasıyla verebileceğini cümle aleme de kanıtladın:

Mesela hamile kadın kıyafeti giyip karnını Reha Muhtar'a ellettin mi?

Ellettin.

'Sevgili' arkadaşın Tuğba Özay ile Viagra deneyimi konusunda muhabbet ettin mi?

Ettin.

O halde tafran kime be birader?

Keşke bıraksaydın, "ılımlı İslam", "ABD emperyalizmi" gibi geyikleri başkaları çevirseydi de...

Hem sen işinden olmasaydın, hem de bizler senin "Muhalif olduğum için kovuldum" tarzındaki şu "gerekçesiz tafraları"na muhatap olmasaydık.

Daha iyi olmaz mıydı?
X