Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Barbara Bush bana Saddam’ı niye devirmediklerini anlattı

    Hürriyet Haber
    23 Aralık 2001 - 00:00Son Güncelleme : 23 Aralık 2001 - 00:01

    DYP Lideri Çiller, Amerikalı gazeteci Daphne Barak'ın çok özel sorularını yanıtladı: "Tanıştığım liderler arasında beni en çok etkileyen Bill Clinton oldu."Yeniköy'de, 30 yıldır yaşadığı yalısındayız. Çiller, ‘‘Sabahları terası balıkla dolmuş bulurduk, sudan terasa atlarlardı.’’ Röportaj, Sayın Başbakan'ın (yanında çalışanlar, ona hálá Başbakan diye hitabediyorlar) isteği doğrultusunda bir üst katta gerçekleştirildi. Yerde pahalı halılar. Üç heykele hayran kaldım, yapan sanatçının adını öğrenmek istedim, Çiller cevap vermek istemedi. ‘‘Eğer iktidara gelirseniz, ilk hareketiniz ne olacak?’’ sorumu ise kollarını yukarı kaldırarak ‘‘Ülkeme cesaret vereceğim. Halkım öylesine aşağılara düştü ki ben onları yukarılara çok yukarılara, çıkaracağım’’ diye cevaplandırdı.11 Eylül'de neredeydiniz?- ABD'de, Boston'dayım.Çok hassas bir yer.- Birkaç günlüğüne Boston'a gitmiştim. Dostlarımı, önemli kişileri aradım ve herkese başsağlığı mesajı gönderdim. Şoka girmiştim. Çünkü biliyorsunuz ben, dünya terörizmle mücadeleye alışmadan çok önce terörizmle savaşıyordum. Aynı zamanda Avrupa Birliği’ne girmeye çalışıyorduk. Adamlar bana ‘‘İnsan hakları ne olacak?’’ diye sordular. Ben de onlara ‘‘Annelerin ve bebeklerin hakları ne olacak?’’ diye sordum. Avrupa'nın yasalarını değiştirmesine seviniyorum. Biz Almanya'dan hep işbirliği yapmasını istedik. Aşırı uçlardaki bazı İslam grupları her seçimde öyle para harcıyordu ki. Bu paralar Almanya ve diğer ülkelerden geliyordu. Bu grupların terörist olduklarını izah etmeye çalışıyordum.Hazır konu terörizmden açılmışken sorayım: Bu faaliyetlerle bağlantısı olduğu ileri sürülen Muammer Kaddafi, sizin için ‘‘Örnek kadın’’ demişti. Bana bu ilişkiden biraz daha söz eder misiniz?- (Gülüyor) Türkiye'de ve çevresindeki ülkelerde ben çok çok iyi karşılandım. Bana ‘‘Asena’’ diyorlardı. Seçilmiş ilk kadındım.KADDAFİ’DEN MESAJGelelim Kaddafi'ye.- Evet... Kaddafi ile üç kez Libya'da görüştüm. Libya'da çalışan müteahhitlerimizin birikmiş paralarını almaya çalışıyordum. Onunla ilk görüşmemizde, benim aracılığımla Amerika'ya mesajlar göndermeye çalıştı.Bu isteği yerine getirdiniz mi?- Böyle bir girişim için ona cesaret vermedim ama mesajlarını ileteceğimi söyledim.Bunlar barış mesajları mıydı?- Aradan çok zaman geçti. Amerika bazı Libyalıları yargılamak istiyordu.Lockerby faciasından sorumlu teröristleri mi kastediyorsunuz?- Evet evet... Kaddafi'ye ‘‘Bu terörizmdir’’ dedim. ‘‘Eğer buna destek verirseniz, doğru olmaz. Meseleyi çözümlemenin yolu bu değil.’’ Fakat Kaddafi'nin mesajlarını ilettim.Türklerin parasını alabildiniz mi?- Evet, evet. Ama bu biraz zaman aldı. Parayı hemen vermedi. Bir miktar ödedi, sonra da sanırım taksit taksit verdi. Tanıştığınız liderler arasında sizi en çok etkileyen kim oldu?- Bill Clinton'dan çok etkilendim. Clinton'ın Başkan olduğu dönemde ben Baba George Bush'u Houston'daki evinde ziyaret ettim. George Bush ile eşi Barbara Bush, bizi özel kulüplerine ve evlerine davet ettiler. Bush'a Körfez Savaşı'nı neden yarıda kestiğini sordum. Neden Irak'a karşı savaşı sürdürüp Saddam Hüseyin'i devreden çıkarmadı? Milyon dolarlık soru.- Bayan Bush dedi ki: ‘‘Askerlerimizin hayatlarını feda etmek istemedik,’’ Ben de bu sözlere şu karşılığı verdim: ‘‘Fakat sizin kararınızın bedelini biz askerlerimizin hayatlarıyla ödedik.’’ Onlar, ‘‘Haklısınız, Fakat o dönemde Amerikalılar hálá Vietnam korkusunu atamamışlardı. Saddam Hüseyin'in yeraltı tesisleri vardı. Saldırı olsaydı, Saddam Hüseyin oraya gizlenirdi ve bizim işi bitirmemiz çok uzun zaman alırdı. Pek çok Amerikalı'yı kaybedebilirdik ve doğrusu buna hazır değildik’’ dediler.Bu açıklamalar Barbara'dan mı yoksa kocasından mı geldi?- İkisinden de. İlk tepki Barbara Bush'dan geldi ve kocası da ona katıldı. Karı koca birbirleriyle ters düşmüyorlardı.Politikada başarısızdımNeden sizi suçluyorlar?- Eh, ben Başbakan'dım! Bakın, ben 1988'den itibaren ekonomik krizi öngördüğüm için bu kadar popüler oldum. Partim 1991-1992 döneminde gelişti. Aslında ben Hazine'den sorumlu devlet bakanıydım, ekonomiden gerçek anlamda sorumlu değildim. Ancak 1993'te Başbakan olabildim. Ve dışardan yardım almadan yüzde 6 olan büyüme oranımızı yüzde 8'e çıkardık! 1995'te Gümrük Birliği'ne kabul edildik. Büyük bir devalüasyon yaşadık ama ardından iyileşme oldu.Yani ortada büyük bir yanlış anlama olduğunu iddia ediyorsunuz, öyle mi?- Pek çok kişi bunun bir yanlış anlaşılma olduğunu biliyor. Kötü zamanlardan yakınıyorlar ama bu sadece altı ay sürdü. Türk gazetecilerden biri bana ‘‘Tansu Çiller, herşeye sahipti. Demirel'in desteğiyle çok uzun bir süre, fazla bir şey yapmadan da iktidarda kalabilirdi’’ dedi. Bu fırsatı nasıl teptiniz?- Evet. Ekonomide, dış ilişkilerde ve terörizmle savaşta da başarılıydım. Ama politikada başarılı değildim. Bana karşı arka arkaya pek çok suçlama yapıldı. Beni dalaverelerle korkutmak için herşeyi yaptılar. Ama şimdi daha güçlüyüm. İstifa edip çekilebilirdim. Fakat bana destek veren tüm Müslüman kadınlara borcum vardı. Ve beni suçlayanların hepsi de geri dönüp özür diledi.TÜRKİYE’YE ÖRNEKBu Türkiye'de hiç görülmemiş bir olay. Kocamla ben Türkiye'de bir örnek yarattık. Kadınların evlendikten sonra soyadlarını korumaları için mahkemeleri zorlayan kişi benim. Bu birbirimize olan aşkımızın bir sonucudur. Ben ailemin tek çocuğuydum, yaşım küçüktü, daha on yedi yaşındaydım. Kocam da benden bir yaş büyüktü. Bu öylesine temiz bir olaydı ki, kocamdan bunu ben istedim. O da 'Evet' dedi. İşte bu kadar basit. Babam uzun zaman bir oğlu olsun diye beklemişti ama olmadı. Kocam, ailesinin tek çocuğu değildi. Kayınpederim beni çok severdi. Bu yüzden itiraz etmedi. Onlara ve kocama borçluyum. Sonsuza dek.Erkekler Başbakan olayım diye peşimde koştuKadın politikacı olmak kolay değil. Ben profesörken çok popülerdim. Başbakan olayım diye erkekler peşimden koştular. Sadece partimin değil, herkesin üzerindeydim. Politikaya atıldığım zaman Türkiye'nin Avrupa Topluluğu'na girmesini istiyordum. Bu benim en büyük emelimdi. O dönemde parlamentodaki çoğunluk buna inanmadı. Bugün inanıyorlar. Parlamento, benim İsrail ile imzaladığım anlaşmalara karşı çıktı. İslam dininde kadınlar en üst otorite olamazlar. Bu yüzden beni kabul edebilmek için çok değişmeleri gerekti. Şimdi de gelip ‘‘Bu hikayeleri biz tezgahladık’’ diyorlar. Egzersizle kilo veriyorumKilo aldığım için gene haftada iki kez egzersiz yapmaya başladım. Daha şimdiden bir iki kilo verdim. Evimde egzersiz gereçlerim var, bu iş çok basit.
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı