Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Baran’dan tarihi çağrı

Okurlarımız mutlaka hatırlayacaklar... Bir süre önce, “Tarım ve gıda sektörlerinin bütün kesimlerini yıllardan beri yakından izlerim, zeytinyağında yaşanan tartışma ve ayrışmayı başka bir yerde görmedim. Bu böyle gidemez” diye yazmıştım.
Gerçekten de arada sanki kan davası varmış gibi bir çekişme ortamı yaratılması bu kadar zamandır kime ne yarar getirdi ki! Üretici, sanayici, ihracatçı, kısacası bütün sektör sadece zarar görüyor.
Derken, sektörde herkesin ‘akil adam’ olarak kabul ettiği isimlerden biri olan Kristal Zeytinyağları’nın yöneticisi Ayhan Baran’dan tarihi bir çağrı geldi. Özellikle Anadolu’da ‘Vapurlu Marka’ diye bilinen köklü firmanın yöneticisi Baran’la bu tarihi çağrıyı konuştuk.

Artık yeter
Ayhan Baran, “İsmail Bey, üzerime önemli bir sektörel misyonun düştüğüne inanıyorum. Bıktım bu kısır döngüden, anlamsız tartışmalardan, artık yeter” diyerek söze başladı. Baran, “Buradan, sizin köşenizden bütün taraflara, yani Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK), Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi (ZZTK), Zeytindostu Derneği, ihracatçılar ve Tariş’e, daha doğrusu herkese çağrıda bulunuyorum. Bunu birinin yapması gerekiyordu, işte bütün iyi niyet ve samimiyetimle ben yapıyorum. Gelin hep birlikte bir masaya oturalım. Ama çözüm için oturalım. Neyi paylaşamıyoruz Allah aşkına?” dedi.

Protokol imzalayalım
Aynı zamanda İzmir Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (İZSİAD) başkanlığını da sürdüren Ayhan Baran’ın bu çıkışının karşılıksız kalması doğrusu düşünülemez. Uzun yıllardır sektörün önde gelen simalarını iyi tanıyan biri olarak şunu söylemek isterim. Baran, son derece önem taşıyan bir adım atıyor ve “Gelin, el ele tutuşalım” diyor. Kim kayıtsız kalırsa, açık konuşalım, vebal altında kalır! Nitekim, Ayhan Baran’ın şu sözleri çok anlamlı: “Hepimizin ortak amacı zeytinyağının iç ve dış satışını artırmak değil mi? Sektörün daha güçlü ve istikrarlı olması değil mi? Öyleyse bir araya gelelim ve bir ‘protokol’ imzalayalım. Açık konuşmak istiyorum. En fazla 10 firmanın masaya oturması tarihi bir sonuç almamız için yeterli. Sektörde uzun vadeli düşünen ve dürüst hareket eden firmaların ortak hareket etmesi sorunu çözer. Bütün iş standart ve kaliteli üretimi temel ilke edinen firma ve kuruluşların çözüme inanarak protokol yapabilme iradesini gösterebilmesinde yatıyor.”

Ortak amaçta anlaşalım
Baran’a göre ortak amaçlar şunlar olmalı: “Tek tip, kaliteden taviz vermeyen ve standarda uygun zeytinyağını üretmek. Genel olarak kötü kaliteli yağlar piyasada bulunuyor. Tüketiciyi bu mucize yağdan, yani aslında meyve suyu olan zeytinyağından uzaklaştıran da bu. Gelin, zeytinyağımızı söz konusu olumsuz imajı silecek şekilde topluma anlatalım ve sunalım. Sıcak yemeklerde diğer bitkisel yağlar yerine hafif standartlı yağı, yani rivieranın yaygınlaşmasını sağlayalım. Sızmayı ise çiğ ve soğuk yemekler için sunalım. Beyaz teneke ve/veya her türlü açıkta satışa karşı ortak tavır alalım. Tağşişe karşı ortak mücadele verelim. Sektörde kayıt dışılık artıyor. Bu konuda açık bir tavır koyalım. Aslında mevzuatta ciddi bir sorun yok, iş uygulamanın denetiminde... Burada gerçekten sıkıntı var. Gıda ve Tarım Bakanlığı’nın yaklaşımı olumlu ancak bakanlık sektörü bir arada görmek istiyor. Böyle olursa, bakanlıktan çok daha fazla destek alabilmemiz mümkün hale gelecek.”

Zeytinyağının geleceği
Baran, son olarak, “Zeytinyağının geleceği öncelikle insanımızın daha çok tüketmesini sağlamaktan geçiyor. İhracatın önemi tartışılmaz ancak asıl olan iç tüketimi artırabilmek. Önümüzdeki yıllarda rekolte hızla artacak. Burada ciddi bir risk söz konusu. Kaliteli yağ verilirse, tüketici başka yağ yemez. Esasında suçlu biziz! Çünkü zeytinyağını doğru tanıtamadık. Artık bir araya gelelim. En kısa sürede ortak çözüm için buluşalım. Hürriyet Ege’ye de bu tarihi fırsatı verdiği için teşekkür ediyorum” diyerek bütün sektöre mesaj veriyor.

X