Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Baraj üzerinde seyahat

<B>BİR</B> koşulu var, <B>eğer ihtiyaç olursa...</B> Böyle bir durumda, <B>seçimlerde uygulanan yüzde 10’luk barajın düşürülmesi</B> söz konusu.

Yerel seçimler öncesinde, Başbakan Erdoğan il il dolaşıyor. Zaman zaman uçakta gazeteciler de var. Adıyaman, Kilis ve Gaziantep’e yaptığı seçim gezisinde uçakta Gözcü Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Rahmi Turan var.

Geçen hafta Japonya gezisi sırasında ilginç bir bilgiye ulaşıyorum. Bilginin kaynağı Rahmi Turan. Onun Başbakana yönelttiği bir soru. Hem gazeteci, hem arkadaş olarak sevdiğim Rahmi Turan’ı dün arıyorum.

Ayrıntıyı ondan öğreniyorum.

HALKIN TEMSİLİ

Anketlerin tartışıldığı bir sırada, Rahmi Turan Başbakan’a soruyor:

‘Genel seçimlerde de, sizin partiniz için böyle yüksek oy oranı söz konusu olursa, halkın önemli bölümü Meclis’te temsil edilmemiş olacak. Böyle bir demokrasi olur mu?..’

Erdoğan
’ın yanıtı yine bir varsayım üzerine, ama ileri dönük mesaj içeren türde:

‘Şöyle bir tehlike belirebilir, diyelim ki, barajı sadece bir parti aşıyor ve diğer partiler baraj altında kalıyor. Hiç tek partili Meclis olur mu?.. Olmaz!.. Şu anda, zaten böyle bir ihtimal yok.’

Erdoğan
daha sonra ekliyor:

‘Ama, yine de ihtiyaç olursa, o zaman yüzde 10’luk barajı düşürürüz.’

Erdoğan
barajla ilgili olarak, ihtiyatlı bir dil kullansa da, yanılmıyorsam, barajın düşürülmesi için ilk kez bu biçimde konuşuyor.

AB BASTIRIYOR

Barajın yüzde 10’dan aşağıya çekilmesi, siyasetin gündemine zaman zaman giriyor.

Parti olarak, AKP’nin seyir defterinde şu anda baraj yok. Ama, hükümet olarak var. İster istemez var. Çünkü, AB!..

AB barajın düşürülmesi için uzun süredir Ankara’ya baskı yapıyor. Yüzde 10’luk barajın bazı partileri bölge partisi konumuna dönüştürmesinin sakıncasına ve aslında bu orandaki bir barajın, özünde, demokratik temsili zedelediğine dikkat çekiyor.

Hükümet bugünlerde yeni bir demokratikleşme paketi hazırlıyor. DGM’ler, YÖK, RTÜK yasalarında düzeltmelerle birlikte, barajın düşürülmesi de, tartışılıyor.

Baraj bu pakete girer mi?.. Bugün zayıf olasılık. Ama, AB’den tarih alındıktan sonra, ilk genel seçime büyük olasılıkla!..

Saltuk’tan AKEL’e çağrı

ÜNLÜ
saz ustası, yılların solcusu Rahmi Saltuk birkaç gün önce Kıbrıs Rumları’nın sol partisi AKEL’in genel sekreterine bir mektup gönderiyor.

Mektupla birlikte, eserlerini derlediği bir de CD var. Saltuk, mektubunda nazikçe uyarıyor:

‘Kıbrıs için tarihi günler geçiriyoruz. Doğaldır ki, kararı partinizin organları ile sonuçta Kıbrıs Rum Halkı oylarıyla belirleyecektir. Yine de, beni bağışlayın. Gelin referanduma evet diyelim. Dünya tarihine iyi bir not düşelim. Buna rağmen, kolay olmayacağını tahmin ediyorum. Barışa evet diyelim. Gelecek nesillerin bizi iyi anmasını sağlayalım.’

Bravo Rahmi Saltuk’a!..

Üçüncü köprünün yeri

9 MAYIS
’ta İstanbul’da bir temel atma töreni var. Avrupa ile Asya arasında, Yedikule ile Göztepe arasında işleyecek tüpgeçit temeli.

Tüpgeçidi Japonlar yapıyor. Tüpgeçitte sadece tren var. Türkiye, trenin yanı sıra, bir de otoyol eklemek istiyor. Otoyolun eklenmesi, maliyeti birkaç yüz milyon dolar artırıyor. Fazla değil. Ama, Japonlar yanaşmıyor. Çünkü, o zaman yeni bir proje gerekli.

Tüpgeçitle birlikte, uzun süredir düşünülen Boğaz’a üçüncü köprü gündeme geliyor. Bazı haberlerin tersine, üçüncü köprünün yeri henüz belli değil. Hükümetteki eğilim, köprüyü mümkün olduğu kadar kuzeye çekmek. Teknisyenler buna itiraz ediyor. Çünkü, o zaman yeni köprü yine TEM’e bağlanıyor. Bu ise, zaten yoğun olan TEM trafiğini daha da yoğunlaştırıyor.

Üçüncü köprü ile birlikte, trafiği TEM’den kopartacak çözüm üzerinde çalışılıyor.
X