Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Bantlar parti savaşı

    Hürriyet Haber
    29.09.1998 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Kamuoyunun kafasını karıştıran Çakıcı bantlarını değerlendiren Milli Savunma Bakanı İsmet Sezgin, ‘‘Bütün bu olayların arkasında partiler arası bir mücadelenin de yattığı izlenimlerini edinmek mümkün. Bu da hoş değil tabii’’ dedi.

    Milli Savunma Bakanı İsmet Sezgin, dün Türk kamuoyunun kafasını karıştıran ‘‘bantlar savaşını’’ değerlendirirken, siyasi çevrelerde uzun süre yankılanacak şu değerlendirmeyi yapıyor:

    ‘‘Bütün bu olayların arkasında partiler arası bir mücadelenin de yattığı izlenimlerini edinmek mümkün. Bu da hoş değil tabii...’’

    İsmet Sezgin, açıkça parti ismi vermiyor. Ancak buradaki iması daha açık bir anlatıma tercüme edildiğinde, Sezgin galiba şunu söylemek istiyor:

    ANAP ve DYP, birbirleriyle olan mücadelelerinde, -en azından bir dönemde- yeraltı dünyasından da yararlanmak istemişler.

    Bu çıkışın Sezgin'den gelmesinin ayrı bir önemi var. Birincisi, kabinede koalisyon ortağı DTP adına Başbakan Yardımcısı sıfatıyla bulunması. İkincisi, Milli Savunma Bakanı sıfatıyla kabine ile ordu arasındaki hassas ilişkiyi yürüten kişi konumunda olması.

    İsmet Sezgin, bu çıkışı yaparken Eyüp Aşık'ı açık ifadelerle eleştirmekten de geri kalmıyor; bir siyasetçinin hangi amaçla olursa olsun yeraltı dünyasıyla diyaloga girmesinin kabul edilemez olduğunu söylüyor.

    AŞIK, İŞGÜZAR

    Sezgin, Aşık'ın davranışını ‘‘işgüzarlık’’ olarak nitelendirip, ekliyor:

    ‘‘Ben yaptığını şahsen doğru bulmuyorum. Bunu yapan arkadaşım da doğru bulmamış olsa gerek ki, çareyi istifada buldu.’’

    Aşık'ın, Alaattin Çakıcı ile diyaloğunu Mesut Yılmaz'ın bilgisi dahilinde yürüttüğü yolundaki sözlerini de Sezgin şöyle değerlendiriyor:

    ‘‘Vallahi, onu ben bilemem. Bu kendi iç bünyelerini ilgilendiriyor. Mesut Bey'in bu konuya böyle direk olarak girdiğini sanmıyorum.’’

    Sezgin'e göre, Aşık'ın yeraltı dünyası ile diyaloga girmesi, aslında Türkiye'ye hakim olan genel bir çözülmenin bir uzantısı:

    ‘‘Bir yerde geldi parti, devlet, hükümet, iş çevreleri hepsi karıştı, birbirine girdi. Sorun ondan kaynaklanıyor.’’

    Sezgin'e göre, bu sürecin başlangıcı 1980 sonrasında devlete bazı yeni anlayışların hakim olmasına kadar gidiyor:

    ‘‘Türkiye'de 1980 sonrasında devletin bazı hizmetleri devlet görevlileri olmayan kişiler tarafından görülmeye başlandı. İstihbarat örgütleri lüzumlu istihbaratı almak için kendilerine göre bir takım kişileri kullanabilirler. Ama bunlar bir ölçü, bir disiplin, bir prosedür içerisinde yapılır. Zaman içinde bu konuda adeta bir laubalilik başgösterdi.

    ONLAR DEVLETİ KULLANDI

    Sezgin, finansman ihtiyacının da sorunu daha da karmaşık hale getirdiğini ekliyor:

    ‘‘Devletteki konsept değişikliğiyle birlikte sorumsuz kişiler kullanılmaya başlanınca, bunların finansmanı sorunu çıktı. Bunları kullananlar o kişilerin ihtiyaçları olan bir takım paraları bulabilmelerinde göz yummuşlar. Bu arada çok büyük menfaatler de döndü arada. Anlaşılıyor ki, bu çemberin içine resmi ve gayriresmi kişiler de girmiş. Nemalananlar çoğalmış. Bu arada devlet onları kullandım zannederken, onlar devleti kullanmaya başlamışlar.’’

    Sezgin'e göre, sonuçta bugüne gelindi:

    ‘‘Sonuçta olaylar bu noktada bir zincir halinde birbirine girdi. Polis, mafya, sorumlu kişiler, Meclis ilişkileri, çete olayları ortaya çıktı. Herşey birbirine girdi. İş şirazesinden çıktı. İşte onlar bugüne yansıyor’’

    Çıkış nerede?

    Sezgin, bu soruyu şöyle yanıtlıyor:

    ‘‘Çıkış devlete sahip olmaktan ve iş nereye giderse gitsin bunun peşini bırakmamaktan geçiyor. Ve çok ciddi olarak yapmak gerekiyor bunu. Bu işin, yargıyı, hukuku, devleti bilen ve olayları tarafsız bir şekilde inceleyebilen kurumlar ve ciddi kişiler tarafından yapılması gerekir.’’

    ÜSTESİNDEN GELMELİYİZ

    Peki, üyesi bulunduğu hükümet, bu misyonu yerine getirebilir mi?

    Sezgin'in yanıtı şu oluyor:

    ‘‘Hükümetimiz bunun üstesinden gelmek zorundadır. Buna mahkumdur. Eğer biz gelmezsek demokratik süreç içinde bunun üstesinden gelecek bir başka kurum, bir başka güç görmüyorum.’’

    Sezgin, ekliyor:

    ‘‘Bunu çok dikkatli söylüyorum...’’






    Etiketler: son dakika
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı