Bankaların yüksek değere satılmasının nedeni biziz

Çiğdem TOKER
16.08.2006 - 00:00 | Son Güncelleme:

BDDK Başkanı Bilgin, iki buçuk yıldır bankalara yeni lisans vermediklerini, bunu sayısı 47’ye düşen bankacılık sektöründeki konsolidasyona katkıda bulunma amacıyla yaptıklarını söyleyerek "Bu bir stratejidir. Satılan bankalarımızın değerli satılmasının tek nedeni, yeni lisans vermememizdir" dedi.

BANKACILIK Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin, sektörde bir dizi satış ve birleşme olmasına karşın, iki buçuk yıldır yeni lisans vermediklerine dikkat çekti. Bilgin, "Eğer bankalarımız yüksek değerde satılıyorsa bunun sebebi, izlediğimiz (yeni lisans vermeme) stratejisidir" dedi. Hürriyet’in sorularını yanıtlayan Bilgin, bankacılık sektöründe 2001’de yaşanan konsolidasyonla 80’leri aşan banka sayısının 47’ye düştüğünü söyleyerek, "Aslında bu bile fazladır" dedi. Göreve geldiği dönemde, hiç yeni lisans vermeme stratejisi benimseyerek, "konsolidasyon sürecine" katkıda bulunmak istediklerini açıklayan Bilgin, şöyle konuştu: "Talip olanların, kalkınma ve yatırım bankası kurmak istiyor. Biz de ’mevcut küçük ve orta ölçekli bankalarımız var. Gidin onlarla ilgilenin. Belki patronları bankalarını satmak ister’ diyoruz. Çünkü amacımız banka sayısını arttırmamak."

YÜKSEK ÇARPANLAR:

Banka satışları hakkında basında bazen "Bankalarımız çok değerli, yüksek çarpanlara gidiyor" yorumları okuduğunu söyleyen Bilgin, "Bir tane bile verdiğimiz yeni lisans gösteremezsiniz. Eğer biz yeni lisans verseydik, bu çarpanların çok daha altına giderdi" dedi. BDDK Başkanı, bu stratejinin devam edip etmeyeceği sorusuna "Önümüzdeki günler gösterir. Benim tek başıma vereceğim bir karar değil" yanıtını verdi. Banka satış süreçlerinde, aldıkları yeni şifahi kararı hatırlatan Bilgin, "Alıcıların gelip yedi kişinin önünde kendilerini anlatmasını istiyoruz" dedi. Bilgin, bu kararın gerekçe ve ayrıntılarını şöyle açıkladı: "Bunu, bankaya ilgi duyan yatırımı sayısının short-list’e indiği aşamada istiyoruz. Bu listeyi oluşturduğunda satıcı, örneğin bu dört talip banka adına bizden randevu alsın. Talipliler de gelip kurul üyesi 7 kişinin önünde prezentasyon yapsın: ’Misyonumuz, vizyonumuz şu. Şöyle insanların, diğer ülkelerdeki faaliyetlerimiz şunlar’ diye anlatsınlar." BDDK Başkanı "Bu kararınız mülkiyet hakkını kısıtlayıcı olarak yorumlanabilir mi?" sorusuna şu yanıtı verdi:

ÜYELER SİNYAL VERECEK:

"Banka sahibi olma niteliklerinin sayıldığı maddenin sonunda ’mali güç ve itibar sahibi olmak’ der. İşte biz onu değerlendireceğiz. Bankacılık sektörünü, demir-çelik, çimento gibi düşünmeyin. Üyelerimizin mali güç ve itibar konusunu iyice irdelemeleri ve bir tavsiye kararında bulunmaları gerekiyor. Onlar benim aracılığımla, bir sinyal verecekler."

BATI’DA PENTATLON GİBİDİR:

Bilgin, banka satışlarının Batı’da da zorlu bir süreç olduğunu anımsatarak, "Siz sanıyor musunuz ki Almanya’da bir baka almak istesiniz kolay olacak? Pentatlon yarışı gibi neler neler isteyecekler sizden?" dedi.

Denetimde simülasyon önem kazanıyor

TEVFİK Bilgin yeni denetim sürecinde de anlayış değişikliğine doğru gittiklerini belirterek, son dönemde makroekonomik verilere dayalı simülasyonlara ağırlık verdiklerini açıkladı. Makro verilere göre, "faiz, büyüme artarsa, şu bankalarımızın iki yol sonraki durumu ne olur?" gibi analizler yaptıklarını söyleyen Bilgin, şunları söyledi: "Bundan sonra bu gibi otoritelerin çok küçük detaylarla ilgilenmemesi lazım. Asli görevleri makro verileri izlemek, mali bünye üzerinde yoğunlaşmak, geleceğe dönük simülasyon yapmak. Bugünkü verileri kullanarak ileriye dönük erken uyarı geliştirmek. Bu mekanizmalara doğrultusunda gereken bankalarda gereken önlemleri almak. Yani gidip çok detay konularla zaman harcamak anlamlı değil. Onu zaten bankanın kendi müfettişleri yapıyor. Daha makro bakabilmek önemli."
Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı