Bankalara GSM’cilere 12 bin ekran

Sadi ÖZDEMİR - ekobi
25 Eylül 2012 - 00:00Son Güncelleme : 25 Eylül 2012 - 00:48

Londra’da tıraş olurken gördüğü ‘dijital reklam ekranı’ndan etkilenen ve sistemi Türkiye’de kuran Kaan Akın’ın şirketi, Sistem 9, bankalardan, akaryakıt ve fast food zincirlerine, GSM’cilerden, otellere, havayolu şirketlerine kadar 300 müşteri için 12 bin dijital ekranla ülke geneline yayıldı.

TÜRKİYE’nin son yıllarda küresel krize rağmen hızla büyüyen ekonomisi gelişmiş piyasalardaki bazı iş kollarını da girişimciler için fırsata çevirdi. Sistem 9 Medya A.Ş.’nin kurucusu Kaan Akın işte böyle bir fırsatı yakalamış. 2004 yılında Londra’da tıraş olurken kuaförde gördüğü ‘dijital reklam ekranı’ndan çok etkilenen Kaan Akın, aynı sistemi Türkiye’de kurdu. Akın’ın şirketi, Sistem 9 Medya A.Ş., bugün bankalardan, akaryakıt ve fast food zincirlerine, GSM’cilerden, otellere, havayolu şirketlerine kadar ülke genelinde kadar 300 farklı müşteriye ve 12 bin dijital ekrana ulaşmış durumda. Geçen yıl 11 milyon lira ciro yapan firmada sadece 30 kişi çalışıyor ve bu yıl ciro 22 milyon liraya gidiyor. Kaan Akın şöyle anlatıyor girişimcilik öyküsünü:

Turizmden IT’ye geçtim

Aile kökenimiz Erzincan. Ben turizm otelcilik okudum ve 2 yıl kadar otellerde çalıştım. 1992’de de IT sektörüne geçtim. 1995’te bu alanda kendi şirketimi kurdum. Yaptığım şey şirketlere server kurmak işletip teslim etmekti. Ancak 2003’e doğru Türkiye’de o kadar çok bilgisayarcı olmuştu ki ‘ben bilgisayarcıyım’ demeye bile utanır hale gelmiştim. Ben de başka bir iş ne yapayım diye arayışa girdim. Çin, ABD, Almanya, İngiltere her yere gittim. Ancak ne görsem birileri benden önce memlekete getirmişti. Böyle yılgın vaziyette Londra’da gezerken tıraş olmak için bir kuaföre girdim ve orada kurulu bir dijital ekranda reklamların akıp gittiğini, müşterilerin tıraş olurken bu reklamları izlediğini gördüm.

Kuaförle başladık

İstanbul’a geldim ve sevdiğim güvendiğim çocukluk arkadaşıma işi anlattım. Projeyi tasarladık ve 2004 ortalarında ilk ekranımızı Ataköy’de Salon Diva’ya koyduk. Baktık oluyor eski şirketi kapattık ve 2005’te yeni şirketimizle resmen yola çıktık. Önce kuaför salonlarından en ünlülerine sistem kurduk. Bazıları ilk kez olduğu için bizden para da istedi. Sözleşmeler yaptık, verdik. İş öyle tuttu ki sektörün önde gelenleri bunu salona koyunca diğer kuaförler kendileri gelip ‘bana da kur’ demeye başladı. Amacımız sistemi kurup, reklam almak ve para kazanmaktı. 30 salona 300 ekran kurarsak ‘süper para kazanırız’ diye düşünüyorduk. Kısa sürede 30 salonun çok az olduğunu anladık. 240 salonda bin 300 ekrana çıktık ve ancak para kazanmaya başladık.

Bütün sektörler müşteri

2007 yılına kadar böyle kuaförlerle yürüdük. 2007’de ilk kez bir banka bütün şubeleri için dijital ekran istedi ve işimizde büyük kaldıraç etkisi oldu. Oyakbank 300 şubesine sistemi kurmamızı istedi. Bizim böyle bir planımız hiç yoktu. İyi bir fiyat çıktı ve kurduk. Ardından; Finansbank, Akbank, İş Bankası, ING Bank, Kuveyt Türk, Denizbank derken finans sektörü müşterimiz oldu. Sonra akaryakıt zincirleri, oteller, fast food zincirleri, perakendeciler, sinemalar derken 12 binden fazla ekranda hizmet veren bir şirket olduk. Yakında İDO deniz otobüslerinde de başlıyoruz.

Dijital tavla yaptık TBMM’ye satabiliriz

SİSTEM 9 Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Akın, dijital ekran işinde yazılımda ve yazılımın teknolojiye uygulanmasında çok güçlü bir know how oluşturduklarını ve yeni ürünler ortaya çıktığını söylüyor. Halen İstanbul Üniversitesi Avcılar Teknopark’ında hizmet verdiklerini söyleyen Akın, şöyle konuşuyor: “Dijital tavla yaptık. Fikir kendim için ürettiğim dokunmatik masadan çıktı. Çok güçlü bir tavla yazılımı yaptık. Zar sesine kadar her şeyi sunuyor, avantajları da var. Mesela istatistik tutuyor ve kaç kez ne attığını her an görebiliyorsun. TBMM’den aradılar teklif verdik. Eğer kabul ederlerse TBMM bekleme yerlerine dijital tavlalar konulacak. Dijital çocuk oyun masaları da yaptık.”

Vitrinde defile var manken cama tıklıyor

KAAN Akın, bir başka ilginç ürünü de şöyle anlatıyor: “Bir giyim mağazasının vitrinini düşünün; sanal görüntüyle defile yapabiliyoruz. Siz mağazayı akşam kapattınız belli bir saatten sonra arkadan projeksiyon yanıyor ve güzel mankenimiz defileye başlıyor. Bunun için vitrin camına bir film kaplıyoruz arkada da bir projeksiyon var. Defile, projeksiyonla camdaki filme yansıyor ve siz üç boyutlu mankeni defile yaparken izleyebiliyorsunuz. Bunu da ilk kez Leke Jeans’in mağaza vitrinine uyguladık. Manken ilgi çekmek için vitrin camına da tıklıyor ve seyredene gülücükler, öpücükler sunabiliyor.”

Gıdacılar Rusya için gümrük desteği istiyor

İSTANBUL Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Zekeriya Mete, gıda ve içecek endüstrisinde bölgedeki önemli fuarlardan World Food Moscow’da önemli iş bağlantıları yakaladıklarını söyledi. 200 ülkeye ihracat yaptıklarını vurgulayan Başkan Zekeriya Mete, World Food Moscow’a 40’a yakın Türk şirketi ile katıldıklarını belirtti. Mete, “Gıda sektörü yılın ilk 7 ayında 550 milyon dolarlık ihracat yaptı. 160 milyonluk nüfusuyla Avrupa’nın 3’te birine denk Rusya’ya ihracatımızı hızla yükseltmek istiyoruz. Burada politikacılara ve bürokrasiye büyük iş düşüyor. Rusya’da gıdada büyük potansiyel var. Türk lokumu planımıza Rusya’yı da ekledik ve Devlet Başkanı Vladimir Putin’e lokum yedireceğiz” dedi.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı