Bankalara ‘2010' uyarısı

Saffet YENİGÜN/KEMER (Antalya), (DHA)
15.11.2009 - 11:17 | Son Güncelleme: 15.11.2009 - 11:17

TÜRKİYE İş Bankası Genel Müdürü ve Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince, bankaların 2010 yılında dikkatli olmaları gerektiğini belirterek, “BDDK, bankalara, ‘2009 iyi geçti diye' çok da rahatlamamaları gerektiğini söylüyor.

Özellikle dış ticaretle ilgili beklentiler umduğumuz şekilde gerçekleşmezse, 2010'da gelirler böyle güçlü olmayabilir, hem de özellikle sorunlu kredilerden kaynaklanan giderleri sürebilir, hatta artabilir de. " diye konuştu.

Kemer'de düzenlenen Dünya Yaş Grupları Satranç Şampiyonası'na sponsor olan Türkiye İş Bankası'nın Genel Müdürü ve Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Özince, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin'in Uluslararası Finans Zirvesi'nde, “Adale güçleri yetersizse çok hızlı koşan, çok hızlı büyüyen bankalar dikkatli olmalıdır” sözleri hatırlatılması üzerine, “BDDK Başkanımız dikkatli olmamız gerektiğini söylüyor. Bankalara, ‘2009 iyi geçti diye' çok da rahatlamamaları gerektiğini söylüyor. 2010'da hem gelirler böyle güçlü olmayabilir, hem de özellikle sorunlu kredilerden kaynaklanan giderleri sürebilir, hatta artabilir de. Özellikle dış ticaretle ilgili beklentiler umduğumuz şekilde gerçekleşmezse” diye konuştu.

Bir tedbir alınacaksa işler iyiyken alınması gerektiğini vurgulayan Özince, şöyle dedi:
“Bugün bütün dünya diyor ki; ‘Karşılık mı alacaksınız? Bir riski alırken alın. Risk sorunlu olmaya başlayınca risk alacak dermanınız kalmaz.' Zaten bankalar da şu anda böyle yapıyor. Banka hissesine yatırım yapanlarla konuşursanız göreceksiniz ki, bankaların kâr dağıtımı son derece tutucu. Öyle ciddi miktarlarda kâr dağıtımı sözkonusu değil. Bu kârlar üzerinden çok ciddi vergiler ödeniyor. Kurumlar vergisinde en büyük pay bankacılık sektörüne ait. Nitekim, 2009 yılında da sektörün büyümesinde çok ciddi bir yavaşlama var. Türkiye, çabuk hızlanan ve çabuk yavaşlayan bir ekonomiye sahip. Olumlu bir dalgalama yaratılabilirse, küçük iniş çıkışlarla devam edebiliriz. Dünyadaki ekonomik değişimler nedeniyle daha ötesini yorumlayamıyoruz.”

KAZANÇ FAİZLER DEĞİL

Bankalarda bütün kazancın faizlerden kaynaklanmadığını da vurgulayan Özince, şöyle devam etti:
“Mevsimsel ve dönemsel kazançlar elde edilmesi söz konusu. Ancak öte yandan ciddi kayıplar da var. Sorunlu kredi hadisesinin devam ettiği görülüyor. Bankaların karşılık açısından rahat olmalarını sağladı, ama aslında sorunlu kredilerle ilgili bankaların karşılıklarına bakarsanız reel sektörde sorunların hâlâ sürdüğü, özellikle küçük işletmelerde ve bireysel kredilerde sorunların olduğu görülüyor. Özetle önümüzdeki sene, bugün elde olan verilere göre canlılık; yılın ilk yarısında değil de ikinci yarısında seyrettiği şekilde seyreder diye düşünüyorum. Hemen kârlılığın düşeceğini düşünmemek lazım.”

BDDK’nın bankaların sermaye politikalarıyla ilgili yetkisinin sorulması üzerine Özince, bunun BDDK'nın yetkisi değil, görevi olduğunu söyledi. BDDK'nın bankaların sermaye politikaları ile ilgili yönlendirmeler yaptığını kaydeden Özince, “Bu yönlendirmeler kimi zaman sermaye artırımına, kimi zaman sermayenin değiştirilmesine dair. Kimi zaman da sermayenin kazancıyla ilgili politikalar üzerine olur. Nitekim biz, sermaye artıracak dahi olsak ilk yaptığımız iş, kendi otoritemizden izin almak olur. Nasıl artıracaksın? Ne yapıp da artıracaksın? Bunları izah edeceksiniz. Dolayısı ile geçen yıl sözel olarak yapılan yönlendirmeyi, yılın son haftalarına doğru yapılan yönlendirmeyi bu sefer BDDK daha zamanlı yaptı. Geçen yıl da yaptı” diye konuştu.

Bunun ‘BDDK’nın izin verdiği bankalar kâr dağıtır, izin vermediği bankalar kâr dağıtamaz' şeklinde algılanmaması gerektiğini kaydeden Özince, "Böyle bir şey söyleyemezsiniz. Bu bankaların genel politikasıdır. Genel kurullarının vereceği karardır ama BDDK süzgecinden geçecek” dedi.

Reel sektöre bankacılık sektörünün kredi vermeyeceği yönündeki anlayışın da yanlış olduğunu savunan Özince, “Bu sadece geçmiş yıllarda ortaya çıkan provokatif bir söylem. Bu kadar sektör adına konuşmak istemiyorum. İş Bankası ile ilgili söylerseniz bizim İş Bankası olarak böyle bir problemimiz yok. Biz Türkiye’nin her tarafında sorunu da sorunsuzluğu da yaşıyoruz. Biz işlerimize uzun vadeli bakıyoruz” diye konuştu.

VERGİ ADALETİ SAĞLANMALIDIR

Kayıtlı sistemin gelişmesi gerektiğini kaydeden Özince, “Bu sistemin muhakkak ki, yurt içinde de, yurt dışında da gelişmesi, mali sisteme bütünüyle yarar. Bunun için bankalara büyük pay düşüyor. Biz de bu yöndeki çabaları olumlu buluyoruz. Ama onlardan önemlisi, ülkemizde vergi adaletinin sağlanması. Dileğimiz, ülkemizin vergi uygulamaları ve adaleti açısından beğenilen yerli ve yabancı yatırımcıların tercih ettiği bir ülke olması” diye konuştu.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı