Bankalar nisandan itibaren gıdada taksitten vazgeçiyor

Nilgün KARATAŞ
19.03.2005 - 02:00 | Son Güncelleme:

BDDK’nın ‘yasal düzenlemeye gerek kalmadan bu işi kendi aranızda çözün’ dediği kredi kartındaki taksit uygulamalarında bankalar nisan ayından itibaren kısıtlamaya gidecek. Bankalar, taksitte sıkıntı yaratan gıda ve akaryakıt gibi kısa ömürlü tüketim ürünlerinden vazgeçecek. Ancak giyim, beyaz eşya, cep telefonu gibi ürünlerde taksit sayısı azalsa da uygulama devam edecek.

BANKALAR, kredi kartında taksitli satış uygulamalarına nisan ayından itibaren ‘çeki düzen’ verecek. Mevcuk ekonomik konjonktür ve rekabet ortamında taksitli satışlardan tamamen vazgeçmeyi asla düşünmeyen bankalar, rahatsızlık yaratan gıda ve akaryakıt konusundaki uygulamalardan vazgeçmek konusunda fikirbirliğine vardılar.

BDDK SÜRE TANIDI:

Yunanistan, Brezilya, Fransa, İsrail gibi ülkelerde de uygulansa da Türkiye’deki yaygınlığı ile son günlerin önemli gündem maddelerinden biri olan kredi kartındaki taksit uygulamalarında bankalar, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BBDDK) duyduğu rahatsızlığı ortadan kaldırmaya kadar verdi. Edinilen bilgiye göre gıda ve akaryakıta uygulamalarda taksit sayısına ve bazı ürünlere ‘sınır’ getirilmesini isteyen Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) bankalara 31 Mart’a kadar süre tanıdı. Bankaların yasal bir düzenlemeye ihtiyaç kalmadan, kendi aralarında anlaşmasını isteyen BDDK, bu yönde bir adım atılmaması halinde ‘karşılık oranlarını artırma’ restini de kullandı.

ANLAŞMA DEĞİL TEMENNİ:

Pekçok bankacı da taksit uygulamaları konusunda BDDK ile aynı görüşü paylaşmasına karşın uygulama bir yandan bankalar arasındaki yoğun rekabet ve Rekabet Yasası gereği eskisi gibi ‘centilmenlik anlaşması’ yapılamıyor olması çözümü geciktirdi. ‘Nisan ayından itibaren gıda ve akaryakıt gibi hızlı tüketim ürünlerinde taksit uygulamaları kalkacağı yönünde karar alındığı’ yönündeki açıklamayı düzelten bir bankacı ‘Buna bir anlaşma demek yerine temenni demek daha doğru olur’ diye konuştu. Bankaların da taksit uygulamalarında ipin ucunun kaçırıldığı, hızlı tüketim mallarında taksit uygulamalarının gereksiz olduğu konusunda hemfikir olduklarını hatırlatan bankacı, ‘Bunun bir yasa ile düzeltilmesini de kimse istemiyor. Taksit uygulamalarına ilişkin bir konsensus sağlanmış görünüyor. Ancak buna tam bir anlaşma demek mümkün değil. Bu temenninin nasıl uygulanacağını hep beraber göreceğiz’ diye konuştu.

TAKSİTİN PAYI YÜZDE 20’LERDE:

Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre; geçen yıl 58.509 milyon YTL olarak gerçekleşen kredi kartı cirosunun 11.858 milyon YTL’si yani yüzde 20’si civarında olan taksitli işlemlerin tutarı, yeniyılda yüzde 23’lere ulaştı. Bu oranın BDDK’nın yaptığı ‘risk uyarılarını’ gerektirmediğini savunsalar da bankalar, taksit konusundaki uygulamaları uzun ömürlü ürünlerle sınırlı tutmayı benimsedi. 31 Mart itibariyle gıda ve akaryakıt gibi tüketim ömrü kısa olan ürünlerde taksiti kaldırmaya başlayacak olan bankalar, giyim, beyazeşya, elektronik gibi ürünlerde uygulamaya devam edecek. Ancak bunlarda da taksit sayısının ‘makul’ bir seviyede olmasına dikkat edilecek.

Öncülüğü büyükler yapacak

DAHA
fazla müşteri sayısına ulaşabilmek için kredi kartlarında rekabetin giderek yoğunlaştığı bir dönemde, hangi bankanın bu işi biran önce uygulamaya sokacağı da ayrı bir konu. Bu işe büyüklerin öncülük etmesi gerektiği de sektörde benimsenen görüşlerden biri. Kredi kartı uygulamalarıyla sektörde önemli payı olan bankalardan birinin, bu konudaki yaklaşımı ise şöyle: ‘Banka olarak taksiti azaltmaya karar verdik, bunu yavaş yavaş yapmayı planladık. Taksit beyazeşya, cep telefonu gibi ürünlerde anlamlı, burada devam edecektir. Ama gıda ve akaryakıtta ürünün ömrüne paralel olarak uygulamalar değişecektir. Belki önce birinde, daha sonra diğerinde olabilir, bizim de eğilimimiz bu yönde.’

2004’te bankacılıkta kárlılık azaldı

TÜRKİYE
Bankalar Birliği’nin (TBB) çalışması, Türk bankacılık sektöründe 2004 yılında bir önceki yıla göre kárlılığın azaldığını ortaya koydu. Rapora göre, aktif kárlılık oranı yüzde 2.2’den yüzde 2.1’e, özkaynak kárlılık oranı da yüzde 15.8’den yüzde 13.8’e düştü.

KAMUNUN PAYI YÜZDE 35: TBB’nin bankacılık sektörünün durumunu ortaya koyan ‘Türkiye’de Finansal Sektör ve Bankacılık Sistemi’ başlıklı çalışması yayımlandı. Rapora göre, Türk bankacılık sektörü 2004 sonunda toplam 45.9 milyar YTL özkaynak ve 306 milyar YTL (229 milyar dolar) aktif büyüklüğe ulaştı. Kamusal sermayeli bankaların bankacılık sektörünün aktif büyüklüğü içindeki payı yüzde 35, özel bankaların payı yüzde 57 oldu. Mevduat dağılımı açısından ise kamu bankalarının yüzde 42, özel bankaların yüzde 25, fon yönetimindeki bankaların payının yüzde 1, yabancı bankaların yüzde 2 pay kaptıkları ortaya konuldu.

SEKTÖRÜN BÜYÜKLÜĞÜ: Bankacılık sektörünün 2001 kriz yılında aktif kárlılığı eksi yüzde 5.7, özkáynak karlılığı da eksi yüzde 58.4 olmuştu. Ancak 2002’de bu oranlar yüzde 1.1 ve yüzde 9.2, 2003’te de yüzde 2.2 ve yüzde 15.8’e çıkmıştı. 2004 yılında ise bu iyileşmenin tersine döndüğü ortaya çıktı. Bankaların aktif kárlılık oranı yüzde 2.1’e, özkaynak kárlılık oranı da yüzde 13.8’e düştü. TBB’nin raporuna göre, toplam aktifleriyle finansal sistemdeki kurumlar içinde yüzde 90’lık paya sahip olan bankacılık sektöründe toplam 48 banka faaliyet gösteriyor.

ŞUBELER ARTIYOR: Bankaların şube sayısı 2003’e göre artış göstererek 6 bin 106’ya çıktı. Bankalarda çalışan personel sayısı 2001 düzeyini yakalayamamakla birlikte geçen yıla göre artış göstererek 127 bin 163 oldu. Bankacılık sektöründe çalışanların yüzde 31’i kamu bankalarında, yüzde 60’ı özel bankalarda istihdam ediliyor. Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE verilerine göre hazırlanan tabloya göre banka, şube ve banka çalışanları başına düşen kişi sayısı 1999’dan itibaren artış gösteriyor.
Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı