Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Bankalar Kanunu Değişikliği Meclis'te

    Hürriyet Haber
    24.10.2003 - 00:00 | Son Güncelleme:

    El konulan banka alacaklarının hızlı ve istikrarlı takibini sağlamaya yönelik düzenlemeler içeren Bankalar Kanunu tasarısı, TBMM Başkanlığı'na sunuldu.Bankalar Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarının gerekçesinde, el konulan veya iflas yoluyla tasfiyesine karar verilen bankaların alacak ve borçlarını üstlenen Tasarruf Mevduatı Sigortası Fonu'nun (TSMF), Hazine'den ve piyasadan borç aldığı, özellikle Hazine'ye yaklaşık 25 milyar dolar borçlandığı ifade edildi. Gerekçede, şunlar kaydedildi: "Fon'un batık banka alacaklarını tasfiyede hukuki açıdan yetersiz kalması karşısında; özellikle batık bankanın hakim ortakları, yönetici ve diğer yakınları ve bunların geçersiz muvazaalı işlemleri ile üçüncü kişilerin mülkiyetine ve kullanımına geçirilen tüm mal ile hak ve alacaklarının daha emin, hızlı ve istikrarlı takibini sağlamak amacıyla Fon'un bu alacaklarının tamamının devlet hazinesine kanunla intikalinin sağlanması gerektiği, bu yönde yasal düzenleme yapılmasının kaçınılmaz bir zaruret haline geldiği anlaşılmıştır.     Bu sebeplerle, kanunen Hazine'ye intikal eden, Fon'a devredilen batık banka alacaklarının dava takibi ve tahsili için sorumlu banka sahip ve ortakları, yöneticileri ve yakınları, bunlarla muvazaalı ve işbirliği içinde faaliyette bulunduğu açıkça belli olan üçüncü şahıslar hakkında, kendilerine haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak aktarılan banka alacaklarıyla ilgili olarak Fon tarafından açılmış ve açılacak davalar ile yapılacak cezai ve hukuki takiplerde Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü'nü temsilen Hazine avukatlarının görevlendirilmesi bu tasarı hükümleriyle gerçekleştirilmek istenmiş ve tasarıda bu yönde hüküm ve gerekli düzenlemeler getirilmiştir.''''Bankalar Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı'', 11 kanun ile bir kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapıyor. Tasarı, 32 asıl ve 4 geçici maddeden oluşuyor.  Tasarıya göre, yönetim ve denetimi fona devredilen, bankacılık yapma izni ve yetkileri BDDK tarafından kaldırılarak tasfiyeye tabi tutulan bankaların yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak elinde bulunduran ortaklarının kendi lehlerine kullandıkları her türlü banka kaynakları, yakınlarına ve muvazaalı olarak 3. kişilere aktardıkları her türlü mal, hak ve alacaklar, başkaca bir işleme gerek olmaksızın kanunen Hazine'ye intikal etmiş sayılacak ve Hazine alacağı olacak.      Bu alacaklara Toptan Eşya Fiyat Endeksi (TEFE) oranlarında aylık gecikme faizi uygulanacak.      Hazine alacakları, doğduğu tarihten itibaren bu kanunun özel hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığı Hazine avukatları tarafından takip ve tahsil edilecek.      Bankacılık suçları, 4200 sayılı Karaparanın Aklanması Hakkında Kanun kapsamına alınacak.  Bankalara ilişkin Hazine alacağı açılmış ve açılacak her türlü davalara adli tatilde de bakılacak. Bu davalarda bilirkişiler, resmi kurum ve kuruluşlarda görev yapanlar arasından seçilecek. Duruşmalara 30 günden fazla ara verilemeyecek.  Maliye Bakanlığı nezdinde özel ''Dava Takip ve Tahsil Çalışma Grupları'' kurulacak.  Bilirkişi yolsuzluğu ve kirliliğinin önlenmesi amacıyla, mahkemeye sunulan bilirkişi raporunun maddi olgu ve fiili gerçeklerle bağdaşmadığı yönünde kuvvetli emare ve şüphelerin bulunduğu kanaatine ulaşıldığı takdirde, bu kişiler hakkında diğer yasalardan doğan hukuki ve cezai sorumluluklar saklı kalmak şartıyla, Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklara Mücadele Kanunu'nun hükümleri uyarınca da işlem yapılacak.      MAL VARLIKLARININ MUVAZAALI DEVRİ  Bankalardan kaynak aktarıp, yani bankaların içini boşaltanlara karşı açılan davalarda hakim ortakların ve eski yöneticilerin banka kayıtları ve delilleri yok ettikleri, mal varlıklarını muvazaalı olarak yakınlarına veya kamuoyunda yakından takip edildiği gibi  ''çaycılar, odacılar'' gibi diğer şahıslara devrettikleri bilindiği için, ispat külfeti bu tür davalarda karşı tarafa verilecek.  Bankacılık suçlarında Cumhuriyet savcılarının yetkileri artırılacak. Bu suçların soruşturmalarında ve kovuşturmalarında, Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu'nun 2 ila 10. maddelerindeki (soruşturma ve kovuşturma sürecinde telefon dinleme de dahil çeşitli olanaklar) tedbir ve olanakların uygulanması getirilecek.  Bu tür suçlarda Cumhuriyet savcısının her türlü haksız kazanımın transferi sonucu elde edilen kan ve kayın hısımları ile 3. şahıslar nezdindeki mal, alacak veya sair her türlü şeylere Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile el konulabilecek. Savcının el koyma kararını hakime onaylatması gerekecek.  Bankacılık suçlarından dolayı mahkum olanların fona ve Hazine'ye olan borçları ve tazminatları ödemediği veya mal varlıklarından tahsil edilemediği sürece, bunlar hakkında Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanunu'nun 4. (hapis cezasının paraya çevrilmesi) ve 6. (verilen hapis ve para cezalarının ertelenmesi) madde hükümleri ile şartla tahliye hükümleri uygulanmayacak.MEMUR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HÜKMÜTasarı'ya göre, Bankalar Kanunu'nda yazılı suçlarla irtikap, rüşvet, basit ve nitelikli zimmet, görev sırasında veya görevinden dolayı kaçakçılık, resmi ihale alım ve satımlarına fesat karıştırmak, devlet sırlarının açıklanması ve açıklanmasına sebebiyet verme suçları ile bu suçlara iştirak edenler hakkında Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanmayacak.     Mal bildiriminde bulunması gerekenlerin bildirimde belirtmedikleri veya gerçeğe aykırı olarak bildirdikleri her türlü taşınmaz mal, hak ve alacak gelir ve harcamalar da haksız mal edinme hükümlerine tabii olacak. Haksız mal edinmediğini ispat edilene bu hüküm uygulanmayacak.     Yurtdışında kurulu bulunan bankanın Türkiye'deki şubelerinin bankacılık yapma ve mevduat kabul etme yetkilerinin kaldırıldığı tarih itibarıyla hazırlanacak bilançolarına göre fon, yurtdışında kurulu bankanın unvanı altında merkez şubenin doğrudan iflasını istemeye, iflas yoluyla tasfiye etmeye, iflas kararı verilmemesi ve/veya mevcutlarının borç ve taahhütlerinden fazla olduğunun anlaşılması halinde tasfiye etmeye ve/veya bu kanun hükümlerine göre devir ve/veya birleştirmeye yetkili olacak.       BANKA SAHİPLERİNE ZİMMET  Fon'a intikal eden bir bankanın hukuken veya fiilen yönetimi ve denetimini elinde bulunduran ortakların bankanın kaynaklarını, bankanın emin bir şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek şekilde doğrudan veya dolaylı olarakendilerinin veya başkalarının menfaatleri için kullandırarak bankayı zarara uğratarak malvarlıklarının artışına neden olması halinde bunların yönetici olup olmadığına bakılmaksızın zimmet olarak kabul edilecek. Bu failler hakkında 10 yıldan 20 yıla kadar ağır hapis ve 50 milyar liradan 200 milyar liraya kadar ağır para cezası verilecek. Ayrıca, meydana gelen zararın Hazine alacağı olarak müteselsilen ödenmesine karar verilecek.      İHTİSASLAŞMA  Bankacılık suçlarıyla ilgili davalar ilgili bankanın bulunduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülecek. Gerekli görülen yerlerde Adalet Bakanlığı'nın teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nca bu tür suçlara bakmak üzere o yerlerdeki diğer ağır ceza mahkemeleri de görevlendirilecek veya yeni ağır ceza mahkemesi kurulacak.     Bu tür suçlarda ilgili kamu kurum ve kuruluşlar Cumhuriyet savcısına gerekli desteği verecek, özürsüz olarak bu istekleri yerine getirmeyenler 3 aydan 6 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. Savcı soruşturmanın gerekli kıldığı hallerde suç mahalli veya delillerin bulunduğu yerlere giderek de soruşturma yapabilecek.  Bankacılık suçları ile ilgili suçları soruşturan ve kovuşturan Cumhuriyet savcıları bu işlerini ivedilikle yürütecekler ve görevleri süresince disiplin nedenleri hariç meşru mazeretleri ve istemleri olmadıkça 3 yıl süreyle başka bir yere veya göreve atanamayacaklar, görev süresi dolanlar tekrar atanabilecek.       BANKALARDA BULUNAN MEVDUAT Bankacılık işlemi yapma ve mevduat izni kaldırılan bankalarda bulunan ve doğruluğu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde kanıtlanan tasarruf mevduatı niteliğine sahip hesaplar, Hazine Müsteşarlığı ve Fon'un ortak önerisi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek esas ve usullere göre Fon tarafından ödenecek.  Batık bankalara ait paraların tahsili konusunda yetkili mercilere beyan edilen sigortaya tabi tasarruf mevduatı tutarı ile Fon tarafından tespit edilen tutar arasında bir fark bulunması halinde, bu fark nispetinde, ''bankanın yönetim kurulu, kredi komitesi başkan ve üyeleri ile genel müdür, genel müdür yardımcıları, imzaları bankayı ilzam eden memurları, şube müdürleri ile yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklarının kendilerine, eşlerine ve çocuklarına'' ait bankalar ve banka dışı mali kurumlar ile diğer gerçek ve tüzel kişiler nezdindeki kiralık kasa, mevcutlar da dahil olmak üzere hak ve alacakları, döviz tevdiat hesapları, limitli, limitsiz kredi kartı, ATM kartları hesapları dahil tüm banka hesaplarının dondurulmasına, kara, hava ve deniz taşıtları dahil her türlü taşınır ve taşınmaz mal, kıymetli evrak, yurtiçi ve yurtdışı hazine bonosu, bütün ticari işletmeler, imtiyaz sözleşmelerinden doğan televizyon kanalları, elektrik santrali gibi bir tesisin kurulması ve işletilmesi yetkisini veren lisans, her türlü mal, hak ve alacaklarla ilgili ''tedbirlerin alınmasına'' fonun veya kanunen Hazine'ye intikal eden alacaklara ilişkin olarak Maliye Bakanlığı'nı temsilen Hazine avukatının talebi üzerine ilgili bankanın merkezinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimi yargılama sırasında ise mahkeme tarafından karar verilecek.  Ayrıca Bankalar Kanunu'nun ilgili hükümleri dahilinde oluşan söz konusu farkın takip ve tahsiline Fon veya kanunen Hazine'ye intikal eden alacaklara ilişkin olarak Maliye Bakanlığı karar verebilecek.  Bu hükümler, yukarıda sayılan kişiler adına hareket eden veya onlar adına kendi hesabına para, mal veya hak edinen kişiler hakda da uygulanacak.  Tedbire ilişkin talepler, mahkemeler tarafından evrak üzerinden incelenecek. Sulh ceza hakimi tarafından verilen tedbirler; bankanın, bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırıldığı tarihten itibaren 1 yıl içerisinde suç duyurusunda bulunulmaması halinde sona erecek. Suç duyurusunda bulunulması halinde tedbirler takipsizlik kararının veya açılacak dava sonucunda verilecek hükmün kesinleşmesine kadar devam edecek. Mahkeme, bu kanun hükümlerine göre Fon tarafından ödenen veya ödenecek miktarın sorumlular tarafından doğrudan Hazine'ye ödenmesine karar verecek. Bu durumda tedbirler, hükmolunan meblağın tahsiline kadar devam edecek ve hükmolunan meblağ sorumluların tedbirlere konu edilen para, mal, hak ve alacakları ile diğer mal varlığından tahsil olunacak.  BOŞANMIŞ VE DUL EŞLERİN DURUMU Sorumluların boşanmış veya dul eşlerinin, diğer kan ile kayın hısımları ve üçüncü kişilerin mülkiyeti ve tasarrufuna geçirilmiş bulanan bütün mal, sınırlı ayni veya şahsi hak ve alacaklar hakkında da tüm banka hesaplarının dondurulması, tasarruf yetkisinin kaldırılması, zapt, ihtiyati tedbir kararlarının alınması ve diğer kanuni sınırlamaların getirilmesi Sulh Ceza Mahkemesinden veya yargılama sırasında görevli mahkemeden talep edilebilecek. Tüm bu mal, hak ve alacaklara ilişkin açılacak veya açılmış davalarda bu kişiler Türk Medeni Kanunu'ndaki (iyi niyet karinesi ile mülkiyet karinesinde ve tüm resmi sicillerde iyi niyetli güven ilkesinden) yararlanamayacak. İyi niyetle edinmiş olduklarını ispatladıkları takdirde yaptıkları ödemelerin muvazaalı olmayan rayiç değer olduğunu belgelendirmek şartıyla ödediklerinin asli sorumluların mal varlığı ve diğer değerlerinden bu kişilere geri verilmesine mahkemece karar verilecek. Bu hükümler, boşanmış ve dul eşler bakımdan bankanın Fon'a devrinden önceki 2 yıl içindeki edinimlerine uygulanacak.      SAHTE BELGEYLE MEVDUAT ÇEKENLERE HAPİS CEZASI Bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılan bir banka nezdinde tasarruf mevduatı hesabı bulunmamasına rağmen sahte olarak düzenlediği belgeler veya sahte olduğunu bildiği belgeleri ibraz ederek veya ettirerek kendisine veya bir başkasına ödeme yapılmasını talep eden kişilere, fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde 4 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis cezası verilecek.      Kendilerine veya gösterdikleri yahut hak sahibi kıldıkları kişilere ödeme yapıldıktan sonra bu fiilleri işledikleri ortaya çıkan kişilere, bu cezanın yanı sıra ödenen tutarın 10 katı kadar ağır para cezası uygulanacak.  ZAMANAŞIMI 20 YIL  Fon'a devredilen bankaların hakim ortakları, bankanın yönetim kurulu üyeleri, genel müdür, genel müdür yardımcıları ve bunların eş ve çocukları ile evlatlıklarının, bunların diğer kan ve kayın hısımlarının ve imzaya yetkili banka mensuplarının kendi aralarında veya üçüncü kişilerle yaptıkları taşınır veya taşınmaz rehnin, ipotek, üst hakkı, intifa hakkı ve oturma hakkı gibi her türlü sınırlı ayni hak tesisine ilişkin sözleşmeler ile kara, hava ve deniz taşıtları gibi taşınır ve yalı, villa, ada, site, tüm eklentileriyle çiftlik gibi taşınmaz adi ve hasılat kira sözleşmeleri, taşınır veya taşınmaz mal finansal kiralama, uydu ve kablolu yayın kanalı kullanma hakkı ile televizyon kanalı ile gazetelerin yayın hakkı, marka ve lisansı devir ve kullanma hakkı veren sözleşmeleri, idare ve hizmet vekaleti ile AB standartları üzerinde prim ödemek suretiyle yapılan hayat, bireysel emeklilik, ihtiyarlık ve sağlık sigorta sözleşmeleri, limitli veya limitsiz kredi kartı ile ATM Kartı sözleşmeleri ile münferit veya karşılıklı verilen banka teminat mektupları, kabul kredileri ve avaller geçersiz sayılacak.     Bu sözleşmelerden elde edilecek tüm maddi menfaatlerin Fon veya kanunen Hazine'ye intikal eden alacaklar bakımından Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü tarafından açılmış veya açılacak davalarda mahkemece doğrudan Hazine'ye ayni veya değer olarak verilmesi veya ödenmesine karar verilecek. Bu sözleşmelerin geçersizliğinden dolayı karşı tarafça açılacak tazminat davalarında sözleşmede muvazaa bulunmadığının ve sözleşmeyle ödenen bedelin muvazaalı olmayan rayiç bedel olduğunu ispat yükü, davacıya ait olacak.  Borçlunun bir borçludan beklenecek derecede hayatını idame ettirecek kadar gerekli konut kiralaması, bu sınırlamaların dışında tutulacak. Bu kanundan kaynaklanan banka, Fon ve Hazine alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresi, 20 yıl olacak.  Maliye Bakanlığı, Hazine alacağı sayılan alacakların dava ve takibine ilişkin olarak özel ekip ve tahsil çalışma grupları oluşturabilecek. Tasarı'daki geçici bir düzenleme uyarınca, Kanun'un yürürlüğe girmesiyle birlikte TMSF'nin taraf olduğu yeniden yapılandırma anlaşmalarında Fon yerine Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı taraf sıfatını kazanacak. Bu yeniden yapılandırma anlaşmaları ile Fon'a ait yetkiler, BDDK'nın ilişkili olduğu Devlet Bakanı, Hazine'den sorumlu Devlet Bakanı ve Maliye Bakanı'nın müştereken belirleyeceği 5 kişiden oluşan geçici komisyon tarafından kullanılacak.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı