"Vahap Munyar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Vahap Munyar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Vahap Munyar

‘Bankalar Allahsız’ dedim suçu üstünüze attım, şimdi bana hakkınızı helal edin

ORHUN Kartal ve Coşkun Yılmaz’a ait Kayı İnşaat’ın Alman Ece Grubu’na yaptığı Vilnius Ozas Alışveriş Merkezi’nin açılışı için Devlet Bakanı Zafer Çağlayan’la birlikte Litvanya yolundayız...

Çağlayan, krizde ihracatı yeni pazarlar ve açılımlarla canlı tutma formüllerini anlatırken birara karşısında oturan Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu’na takıldı:

- Tuzla tersanelerindeki ölümler tartışılırken yaptığım açıklamayı manşet yapıp, bana çakmıştınız.

Ardından Vatan Gazetesi Ekonomi Müdürü Ercan İnan’a döndü:

- Oğullarımın yaptıkları işi haber yapıp, manşete “Hamburger siyaseti” başlığını koymuştunuz.

Ercan İnan, gülümsedi:

- O haberin kullanıldığı gün yoktum.

Çağlayan sürdürdü:

- Üstelik haberi yazan arkadaşın nikah şahitliğini yapmıştım.

Ercan da ekledi:

- Ben o gün gazetede olsam da durum değişmez, haber girerdi.

- Aslında sorun haberde değil “Hamburger siyaseti” başlığındaydı.

Zafer Çağlayan, haberin başlığından yakınınca, Hürriyet Ankara Bürosu’nda uzun süre ekonomi muhabirliği yapan Çiğdem Toker’le yaşadığımız başlık tartışmalarını anımsadım:

- Bazen attığımız başlık haber kaynağını üzecek diye Çiğdem çok tedirgin olurdu. Kendisini, “İstanbul’da bir arkadaş var, onun suçu” dersin şeklinde yatıştırırdım.

Bunun üzerine Çağlayan, 2001 krizi sırasında, Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı’yken yaşadığı olayı anımsadı:

- 2001 Mart ayıydı. Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde (TOBB), oda başkanlarıyla buluşacaktı. Önce oda başkanlarına 5’er dakika söz verildi. Ben süreyi uzattım. Amacım ben kürsüdeyken Kemal Derviş’in gelmesi ve beni dinlemesini sağlamaktı.

- Taktiğiniz başarılı oldu mu?

- Konuşmayı uzatacağım derken bankalara yüklendim. Kredileri erken çağırıyor, TL’de yüzde 2 bin 500, dolarda yüzde 250 temerrüd faizi uyguluyorlardı. “Bankalar terbiyesiz, ahlaksız, Allahsız” dedim. “Allahsız” kelimesi ağzımdan çıktıktan sonra pişman oldum. Çünkü, o kelimeyi kullanmazdım.

- Kürsüde gaza geldiniz anlaşılan...

- Ertesi gün gazetelerde “Bankalar Allahsız” başlıklarını görünce başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Çok geçmeden rahmetli babam aradı.

Baba Çağlayan: Oğlum o nasıl laf öyle?

Zafer Çağlayan: Haklısın baba. Bu gazeteci milleti böyle. İnsana söylemediği lafı söyletiyorlar.

Çağlayan, babasını üzmemek için, “O başlık gazetecilerin uydurması” türünden bir “beyaz yalan”a sarılmıştı. Sonra bana döndü:

- Günahınızı aldım, bana hakkınız geçti. Şimdi hakkınızı helal edin.

- Helal olsun. Biz alışkınız...

Vilnius’a inince habere internetten baktım, Çağlayan’ın başlığı eksik anımsadığını gördüm. Başlık şöyleydi: “Bankalar Allahsız, kitapsız.”

Dedim ya, biz alışkınız...

3.5 ayda  90 bin kilometre yaptım hep arkanızdayım

TÜRKİYE Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren, dünya liginde 105’inci sırada bulunan Kayı İnşaat’ı anlatmış, Devlet Bakanı Zafer Çağlayan bunun üzerine Vilnius’taki açılışa katılma kararı vermişti.

Boğaziçi Üniversitesi’nden sınıf arkadaşı 18 yıllık iki ortak Orhun Kartal ve Coşkun Yılmaz, yurtdışında gerçekleştirdikleri projeleri anlattıkça Çağlayan heyecanlandı:

- Sonuna kadar arkanızdayım.

Coşkun Yılmaz fırsatı kaçırmadı:

- Sayın Bakanım, eylül ayında Rusya’da Volkswagen fabrikasının açılışı olacak. Fabrikayı biz yaptık. Açılışı onurlandırır mısınız?

- Programım uyarsa elbette gelirim. Siz böyle başarılı işler yapın, ben her yere gelirim.

Çağlayan, 1 günlük Litvanya seyahati boyunca işadamlarıyla birlikte çıktığı gezilerin önemi üzerinde durdu:

- Sayın Başbakanımız da buna önem veriyor. Gerektiğinde Sayın Başbakanımızın, Cumhurbaşkanımızın gerçekleştirdiği yüksek düzeyli ziyaretler de çok etkili oluyor, sonuç veriyor.

Çağlayan, 3.5 aylık dış ticaretten sorumlu Devlet Bakanlığı döneminde 90 bin kilometre yol yapmış. Diğer deyimle dünyanın çevresinde iki tur atmış...

Seyahatler ihracat artışı olarak geri döndükçe, Çağlayan işadamlarıyla birlikte daha çok tur atacak...

Meclis’te anket  yaptı yeniden bıyık bıraktı

DEVLET Bakanı Zafer Çağlayan’ın yeniden bıyık bıraktığını görünce takıldım:

- Bıyıksız günleriniz kısa sürdü.

- TBMM’de bizim partimizden, muhalefetten arkadaşlar arasında mini bir anket yaptım, “Bıyıklı halin daha iyi” sonucuna ulaştım.

Nur Başnur itiraz etti:

- Daha çok erkeklere sormuş olmalısınız..

- Eşim de bıyıktan yana tavır koydu...

Böylece “bıyıksız Çağlayan” kısa sürdü...

Biz çekirge yemiyoruz Çinli de çiğ fındık yemez

DEVLET Bakanı Zafer Çağlayan, Vilnius yolunda geleceğe dönük planlarını anlatırken, söze 30 Ağustos’ta çıkacağı Urumçi’yi de kapsayan Çin seyahatinden girdi:

- Çin’in 1.2 trilyon dolarlık ithalatı var. Biz 1.5 milyar dolarlık ihracat yapabiliyoruz. Ben Çin’i hiç tehdit olarak görmedim. Yeter ki doğru strateji çizelim.

- Nasıl olacak bu?

- Bakanlıkta ‘ülke masaları’ oluşturduk. Bunlardan biri de Çin’le ilgileniyor. Arkadaşlara, “Çin’e ihracatta hangi sektörlerde sorun var. Bizden alabilecekleri halde başka ülkelere yöneldikleri neler var, araştıralım” dedim.

Sonra ilk Çin seyahatlerinden birine uzanıp, fındık örneğine yöneldi:

- Çin’e ilk girdiğimde çekirge kızartması yediklerini gördüm. Çerez gibi yiyorlardı. Onlar çekirgeyi yer, biz yemeyiz. Biz çiğ fındık yeriz, onlar yemez. Öyleyse fındığı Çinli’ye yedirecek şekilde sosla işleyip satmak daha doğru olabilir.

Üzerinde durduğu bir başka formül de Çinli şirketleri Türkiye’de üretime çekmekti:

- Biz Çin’den 15.5 milyar dolarlık ithalat yapıyoruz. Çinli firmalar gelip Türkiye’de üretim yapsa, sonra dönüp ürünü Çin’e satsa fena mı olur?

Çinli, Türkiye’de ürettiğini Çin’e satmak ister mi?

Acarsan, Irak’ta 750 milyon dolara 5 hastane yapacak ve işletecek

ZAFER Çağlayan da önceki dış ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen gibi Irak’a özel önem veriyor:

- Irak’ta 1985’ten beri doğru dürüst yatırım yapılmamış. Şu anda 500 bin konut, 5 bin hastane ve 5 bin okula ihtiyaç var...

- Müteahhitlerimize çok iş düşecek o halde...

- Elbette... Nitekim Sağlık Bakanlığı geçenlerde 10 hastane için ihaleye çıktı. 5 hastanenin yapım ihalesini Acarsan adlı bir şirketimiz kazandı.

- Ne kadarlık bir iş?

- 750 milyon dolar. Üstelik yapıp, ekipmanını kuracak ve işletecek...

Yanındaki Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren’e döndü:

- Müteahhitlerimizin okul ve hastane projeleri üzerinde çalışması lazım.

Irak’ta istikrar sağlanabilirse, Türkiye’ye çok iş düşecek...

X