Bankalar 1.2 trilyon lirayı aştı, ‘dış kaynak’ zorlaştı

Hürriyet Haber
01 Ocak 2012 - 00:00Son Güncelleme : 01 Ocak 2012 - 12:19

Küresel krizde Türkiye’nin büyümesinde önemli rol oynayan finans sektörü, Euro krizine ve içeride alınan önlemlere rağmen 2011’de büyümesini sürdürdü. Bankaların aktifleri 1.2, finans sektörünün toplam büyüklüğü 1.5 trilyon lirayı aştı. Bankacılık sektörünü 2012’de yurtdışı fonlamada bazı sıkıntılar bekliyor.

/images/100/0x0/55eb1a7ef018fbb8f8ab45baKÜRESEL ekonominin motoru ABD’nin, 2011 yılında beklenen toparlanmayı gösterememesi ve Euro krizinin derinleşmesi, Türkiye ekonomisinin yanı sıra, Türk finans sektörünün performansını endişe edildiği gibi çok olumsuz etkilemedi. Türkiye büyümede rekor kırarken, finans sektörü de Eylül 2011 itibariyle yaklaşık 1 trilyon 560 milyar liralık aktif büyüklüğü ile tüm zamanların en yüksek düzeyine ulaştı. 2011’de ABD’nin ağustos ayında kredi notunun düşürülmesi ve Euro krizinin yıl boyunca ağırlığını hız kesmeden hissettirmesi, küresel piyasalara damgasını vuran gelişmeler olarak öne çıktı. Türkiye’de ise, büyümeyi frenlemek için bankacılık sektörüne yönelik alınan munzam karşılıkların artırılması ve kredi büyümesinin sınırlandırılması gibi önlemler, finans sektöründe yıla damgasını vuran gelişmeler oldu. 2010 yılında rekor kârların keyfini süren bankaların bu yıl eylül ayı itibariyle kârları ortalama yüzde 13 azaldı. 2011’in tamamı için kârdaki azalmanın yüzde 10’la sınırlı kalması bekleniyor.

Toplam aktifte 5 kat büyüdü

Bankalar için 2011, hükümet ve Merkez Bankası’nın frene basma adımlarına karşın büyümenin sürdüğü bir yıl oldu. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) Eyül 2010 verilerine göre, tüm finans sektörünün geçen yıl 1.2 trilyon lira olan aktif büyüklüğü, bu yıl eylül sonu itibariyle 1.56 trilyon liraya çıktı. Bankaların toplam aktif büyüklüğü ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30.9 artarak 1.2 trilyon lira olarak gerçekleşti. Bankalar 2010’u 1 trilyon liralık aktif büyüklüğüyle kapatırken, Eylül 2010 itibariyle aktif büyüklüğü 927.4 milyon lira olmuştu. 10 yıllık performans bakıldığında ise 2002’de 316 milyon lira aktif büyüklüğü olan finans sektörü 10 yılda 5 kat büyüdü.

Son çeyrekte fren

2011 Eylül ayı itibarıyla KOBİ kredileri reel bazda yüzde 35.9, bireysel krediler yüzde 28.5 artış gösterdi. Ancak yılın son çeyreğindeki yavaşlama ile birlikte kredi büyümesinin frene basması ve yılın yüzde 25 ortalamayla veya biraz altında kapanmış olması bekleniyor. 2011 yılı üçüncü çeyreğinde toplam krediler 358.4 milyar dolara ulaştı. Eylül sonu itibarıyle toplam kredilerde yıllık artış yüzde 39.1 iken, sektördeki toplam mevduat da son 1 yılda yüzde 19.3 artarak Eylül 2011 itibarıyle 684 milyar TL’ye ulaştı.

Avrupa’da derinleşen ve henüz kalıcı çözüm bulunamayan borç krizi nedeniyle, bankaların 2012 yılında dış kaynak bulmakta sıkışıklık yaşaması bekleniyor. Riski artan Avrupalı bankalar daha yüksek maliyetle borç verecek. Bu nedenle de bankalar ağırlık olarak iç kaynaklardan borçlanmayı tercih etmek durumunda olacak.

2012’de büyümeyi sürdürme planı var

HSBC Türkiye Genel Müdürü Martin Spurling, 2011’de global finans sistemini etkileyen en önemli gelişmenin Euro krizi olduğuna inandığını belirterek, büyüme stratejisini sürdürdüklerini söyledi. 2012’de Türkiye’ye duydukları güvenle büyüme trendini sürdürmeyi planladıklarını belirten Spurling, “Stratejik planımız doğrultusunda şube ağımızı yeniden konumlandırarak, yeni şubeler açmayı hedefliyoruz. Çalışan sayımızda da büyümemize paralel artışlar yaşanmasını bekliyoruz. Daha fazla sayıda müşteriye hizmet sunmak amacıyla, teknolojik altyapımıza, direkt bankaya ve çalışanlarımıza yatırım yapacağız” diye konuştu.

Artan fonlama maliyetiyle kârlılık azalabilir

BANKALARIN risklerin, belirsizliklerin çok yükseldiği, kredi olanaklarının oldukça daraldığı dönemde bile reel sektörün büyümesi için finansman kaynağı sağlamaya devam ettiğini belirten Akbank Genel Müdürü Ziya Akkurt, “Artan fonlama maliyetleri ile kârlılığın bir miktar yavaşlayabileceği 2012 yılında sektörde yüksek marjlı ürünlerde büyüme, bilanço yönetimi ve kaynakların kullanımında etkinlik öne çıkacak” dedi. Akkurt, “Avrupa krizle yeni tanıştı ve sorunlarını çözmeye çalışıyor. Biz 2001’deki krizde dersimizi çok iyi çalıştık ve gerekenleri yaptık. 2001’den sonra Türk bankacılık ve finans kesimi başarılı yeniden yapılanma sürecinden geçti” dedi.

Altın, yılın yatırım şampiyonu oldu

GÖZLERİN Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin borç sorununda olduğu 2011’de altın dünyada ve Türkiye’de en yüksek getiri sağlayan yatırım aracı olarak yıla damgasını vurdu. Türkiye’de geçen yılbaşında altına yatırım yapanlar yıl sonunda yüzde 36.9 getiriye sahip olurken, ikinci sırada yüzde 22 getiri ile dolar yer aldı.

Güvenli liman altın

Özellikle Euro Bölgesi’nde yaşanan borç krizi, altını ‘güvenli liman’ olarak öne çıkardı. Böylece altının ons fiyatı uluslararası piyasalarda ağustos ayında 1.900 doları aştı ve tarihi rekor seviyelerine ulaştı. Altının uluslararası piyasalarda hızlı yükselişi içerde de tarihi seviyeleri beraberinde getirdi. 2011 yılına 472 liradan başlayan Cumhuriyet Altını’nın fiyatı yılın ilk yarısında 500 lirayı aştı. Ağustosta altının onsu 1900 dolara çıkarken Cumhureyit Altını da 700 lirayı aşarak tarihi ens yüksek seviyesine ulaştı. Cumhuriyet Altını yılı serbest piyasada 646 liradan kapatarak yüzde 36.9 getiri sağladı.

Dolar 1.92 TL’ye çıktı

2011 döviz piyasasında da tarihi rekorların yaşandığı bir yıl olarak kayıtlara geçti. 2011’e 1.55 lira düzeyinden başlayan dolar yurtdışındaki gelişmelerin de etkisiyle yılın ikinci yarısında rekorlara imza attı. Dolar yılın son haftasında Merkez Bankası’nın açıklamaları ile 1.92 lira ile tarihin en yüksek düzeyine ulaştı. Dolar, Merkez Bankası’nın son işlem günündeki müdahalesiyle 1.88 liraya indi. Serbest piyasada yıla 1.5510 liradan başlayan dolar, 2011’i yüzde 22 primle 1.8920 liradan kapattı.

İMKB yüzde 22.3 değer kaybetti

ÖNCEKİ yılı 66.004 puandan kapatarak 2011’e başlangıç yapan İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) yıl sonunda yatırımcısını hüsrana uğrattı. Yüzde 22.3 değer kaybının gerçekleştiği İMKB’nin toplam piyasa değeri de 87 milyar 179 milyon lira eriyerek 464 milyar 445 milyon liradan 377 milyar 166 milyon liraya geriledi.
İMKB 2011’e güçlü seviyelerden başladı. Mısır’da başlayıp Kuzey Afrika ve Ortadoğu’ya yayılan siyasi gelişmeler, Japonya’da yaşanan deprem felaketi ile mart ayının başında borsa 58.000 seviyelerine kadar geriledi.
Mayıs ayının başında kredi notunda artış beklentileri ve küresel piyasalardaki iyimser hava ile borsa 70.000 seviyesini aştı. Haziran ayında yapılan seçimlerin ardından kredi notuna ilişkin beklentinin gerçekleşmemesiyle birlikte borsada yeniden kayıplar gündeme geldi.
Ağustos ayında Euro Bölgesi’nde krizin derinleşmesi ile başlayan satış dalgası ve ABD’nin kredi notunun indirilmesi İMKB’nin 48.000 puana kadar gerilemesine neden oldu.
Yılın son çeyreğinde Türkiye’nin TL kredi notunun artışı ile 60 bin puanı deneyen borsada bu seviyeler kalıcı olamadı. 2011’in son işlem gününü 51.266 puandan kapatarak yılı tamamlayan İMKB Ulusal 100 Endeksi böylece yüzde 22.3 düşüş kaydetti.

Faiz 2011’i çift haneli tamamladı

2011 yılına yüzde 7’nin altına inerek başlayan bonoda gösterge kağıdın faizi yılı çift haneli tamamladı. Yüksek faizde Merkez Bankası etkili olurken bono faizi yılı yüzde 11.04 seviyesinden tamamladı.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı