Gündem Haberleri

    Bankacılıkta ‘kurtarma’ isyanı çıktı

    Hürriyet Haber
    29.12.2001 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Sermayesi zayıflayan bankaların devlet tahviliyle kurtarılması tasarısı, bankacılık sektöründe büyük tartışma yarattı. Bazı bankacılar, ‘‘Aktif büyüklüğünde yüzde 1 sınırına neden inildi? Madem kurtarma olacaktı neden şimdiye kadar beklendi. Eğer kurtarma olacaksa bütün sektöre yayılsın. Devlet hisse almadan tahvil vermesin’’ dedi.Mali sektöre olan borçların yeniden yapılandırılması ve bazı yasalarda değişiklik öngören tasarı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu‘nda tartışmalara rağmen kabul edildi ancak, tasarı bu kez kamuoyunda tartışılır hale geldi. Tasarı görüşülürken sunulan ve sermayesi yetersiz olan bankalara kaynak aktarılmasını içeren önerge, bankacılık sektörü içindeki payı 30 Eylül 2001 bilançolarına göre yüzde 1’in üzerinde olan bankalara Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu aracılığı ile kaynak aktarılmasını öngörüyor. Buna göre, sermaye yeterliliği standart oranı (rasyosu) yüzde 8 olarak belirleniyor. Rasyosu yüzde sıfır ile 5 arasında olan bankalara, banka sahiplerinin aktaracağı kaynağı geçmemek üzere kaynak aktarılacak. Rasyosu yüzde 5 ile 9 arasında olan bankalara da 7 yıl vadeli hisse senedine dönüştürülebilen tahvil karşılığı kredi sağlanacak.Bankacılık çevreleri, tasarı hakkında şimdilik açık açık bir değerlendirme yapmaktan kaçınırken, kafalarda soru işaretleri yaratan noktalar şöyle sıralandı:ÖLÇÜ YANLIŞ: Bir bankacı, ‘‘Yapılan her yanlış başka yanlışlara neden oluyor. Bu tasarı da böyle. Bu işin pusulası yanlış’’ derken, ‘‘Pusula doğruyu göstermeyecekse sizi her zaman için yanlış yere götürecektir’’ diye konuştu. Bir başka bankacı ise sermaye yeterlilik rasyosunun bir anlamda doğru ölçü olduğunu savunurken, ancak oranların çok küçük tutulduğuna dikkat çekti. HAKSIZ REKABET: Bir başka bankacı da şu yorumu yaptı: ‘‘Denildiği gibi 11 bankaya yardım yapılacaksa, sermayesi kuvvetli olanların günahı ne? Rasyosu yüzde 1'in altında olanlara da ‘‘birleşin, güçlenin ve belli oranı tutturduktan sonra yardım edelim’’ mesajı gidiyor, diğerlerinin suçu ne? Canımızı dişimize takmış, sermaye yeterlilik rasyomuzu, likiditemizi belli olanlarda tutmuşuz. Öteki bunu yapmamış aya yardım alacak. Elbette bir haksız rekabet söz konusu olacak.’’ADALET NERESİNDE: Bu tasarının bu haliyle yasalaşmasının sektördeki mevcut bankalar açısından yaratacağı haksız rekabet kadar, daha önce el konulan bankalardan en azından birkaçı için adaletsiz bir uygulama olacağına da dikkat çekildi. ‘‘Kısa bir süre önce sermayesi yetersiz diye bir bankayı Fon'a almışsınız, bugün belki ondan çok daha kötü durumda olan birine para vermeye kalkıyorsunuz’’ diyen pekçok bankacı, devletin zaman tutarlılığı olmayan bir politika izlediğini dile getirdi. Ayaydın: Zamanında yapsalardı kriz olmazdıMeclis Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yapılan oylamada red oyu kullanan eski bankacı ve ANAP Milletvekili Aydın Ayaydın, tasarıyı eleştirdi. Ayaydın, şunları söyledi: ‘‘Bankaların kurtarılmasına yönelik bir uygulama sektörün tamamını kapsaması halinde yerinde olacaktı. Bu uygulama keşke krizden önce bankacılık sektörü bu hale gelmeden önce yapılsaydı, o zaman Hazine bankacılık sektörü için 2-3 milyar dolar katkı verseydi ne bankalar sistem dışında kalırdı, ne de ekonomi bu hale gelirdi. Ama o tarihte bunu yapmayan o günkü bürokratlar, bana göre ekonominin bugün bu hale gelmesinden birinci derecede sorumlulardır. Şimdi yasasının bu şekliyle çıkması eşitsizliği beraberinde getirecektir.. Eğer Hazine katkısı sağlanacak ise, belli oranlar ölçüsünde sistemde yer alan bankalara, adil ölçüler içerisinde yapılmalıdır.’’MHP'den Derviş'e ‘kamu bankaları’ darbesiÜretici sektörün finansman sorununu çözme amacıyla hazırlanan, ancak sermaye yeterlilikleri düşük bankalara devletin ortak olmasına imkan vöeren bir hale dönüştürülen tasarısını, görüşmeler sırasında metne eklenen çok sayıda önerge biçimledi. MHP'li üyelerin sabaha karşı yapılan son oylamadaki ortak ‘red’di ise soğuk duş etkisi yarattı.Kamu bankası yöneticilerinin hukuki ve cezai sorumluluklarının ‘‘kasıt ve ağır ihmal’’ ile sınırlayan madde MHP'li üyelerin blok red oylarıyla metinden çıkarıldı. Plan Bütçe Komisyonu'nda, sabah 10.30'da başlayıp ertesi sabaha karşı 01.30'da görüşmeleri biten tasarıda bu madde komisyonda 10 kabul oyuna karşılık 16 oyla reddedildi. Moralinin hayli bozulduğu gözlenen Derviş, görüşmelerin bitiminde basın sıralarına gelerek gazetecilere ‘‘MHP'nin toplu olarak karşı oy kullandığını farkında olduğumu yazabilirsiniz’’ dedi. Derviş, bu sonucu ‘‘iyi olmadı’’ diye değerlendirirken ‘‘Genel Kurul aşamasında değişiklik olabilir mi?’’ sorusuna ise ‘‘Bunun için uğraşacağız’’ yanıtını verdi. Derviş, sorular üzerine, bu düzenlemeyi hazırlarken aktif büyüklük oranı konusunda kendi aralarında çok tartıştıklarını ‘‘yüzde 2 mi olsun’’ dediklerini, ancak yüzde 1'de karar kıldıklarını söyledi.Tasarıya önergeyle eklenen yeni madde ile de BDDK'ya; sermaye yetersizliği sorunun çözememiş ama sermayesini de henüz tamamen kaybetmemiş bankaları tasfiye etmek üzere hisse devralma yetkisi verildi. Oylamada şaibe mi varSermaye yeterlik oranı yüzde 8'in altındaki bankalara, devletin sermaye katkısı yapmasına ilişkin önerge, Plan Bütçe Komisyonu'nda hayli hararetli bir ortamda kabul edildi ancak, oylamada ‘‘şaibe’’ olduğu iddiaları ortada kaldı. Gelişmeler şöyle oldu:Önergenin ‘‘dokunulmazlık’’ maddesine bütün parti üyelerinin karşı çıkması nedeniyle oturuma ara verildi ve bu arada bir ‘‘mini zirve’’ yapıldı. Dar kapsamlı bu toplantıya Bakan Kemal Derviş ve Komisyon Başkanı Metin Şahin'in yanı sıra ANAP'tan Aydın Ayaydın, DSP'den Masum Türker, MHP'den Hayrettin Özdemir ve muhalefet kanadından sadece DYP'li Kemal Kabataş katıldı. 2 saat süren bu toplantının ardından komisyon yeniden önergeyi ele aldı. Bir iddiaya göre, DSP'lilerin tamamı, MHP'den 2 kişi olmak üzere toplam 11 kabul oyu verildi. Diğer MHP'liler çekimser kalırken, 4'ü ANAP'lı üyelerden olmak üzere 13 kişi de red oyu kullandı. buna karşın Başkan Şahin, önergenin kabul edildiğini açıkladı.Anap’lı Yaşar Topçu, Başkan Şahin'e ‘‘yanlış yapıyorzuruz, lütfen hukuki davranın’’ uyarısında bulundu ancak etkili olamadı. Bu gelişmeler üzerine ANAP'lı Ayaydın, Nesrin Nas ve Ahmet Kabil, bu önergenin tekrar görüşülmesi amacıyla, ‘tekrir-i müzekkere’ dilekçesi verdi. Ancak dilekçe işleme konulmadı. Komisyon Başkanı Metin Şahin Hürriyet'e şunları söyledi: ‘‘Oylamada hiç bir şekilde tereddüt sözkonusu değildir. Yaşar Topçu, oylamamın 12-12 sonuçlandığını iddia ederek itiraz etmiştir. Ama sonuç, kesin olarak 13-12 önerge lehinedir. Bu oylamada, hiçbir şekilde şaibe sözkonusu değildir.’’
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı