Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bankacılıkta kıyamet kopuyor: Esas sorun siyasette

<B>2002 yılında</B> ilk kıyamet eski <B>Emlakbank'</B>ta koptu. Aralarında 4 eski genel müdürün bulunduğu 27 eski yönetici, 1996-99 yıllarında, <B>denizcilik sektörüne</B> dağıtılan kredilerin geri dönmemesi üzerine, bankanın zarara uğradığı iddiaları ile soruşturuluyor.

Bu anlamda gözaltıları çoktan unutmuştuk. Aynı teraneyi tekrar yaşamaya başlıyoruz.

Sanki eski bürokrat-bankacılar, kamu bankalarında kendi kendilerine, keyfi kredi dağıtıyorlar.

* * *

Kamu bankalarının
esasında nasıl çalıştıklarını, bu olay nezdinde bazı gözden kaçan can alıcı detaylara parmak basarak, en doğru yönü ile Radikal Gazetesi'nde Funda Özkan vurguladı.

* * *

Siyasetçilerin iradesi olmadan; kamu bankalarında bürokrat-bankacılar parmak oynatamazlar.

Bu duruma yıllardır dikkat çekiyorum, ama siyasiler hep yırtıyor.

* * *

Nitekim, Funda Özkan'ın vurguladığı gibi, Nisan 1998'de, aralarında zamanın başbakanı Mesut Yılmaz ve o zamanki yardımcısı Bülent Ecevit'in bulunduğu Yüksek Planlama Kurulu (YPK) Emlak Bankası'na, denizcilik sektörüne destek vermesi için talimat-emir vermiştir.

Emlak Bankası bu emir ile Alman-Landesbank'ın denizcilik sektörüne açtığı kredilere kefil olmuş, krediler geri ödenmeyince de tazmin etmiştir.

Mart 2000'de ise yine YPK bu sektörün borçlarını erteleme kararı almıştır. Bu YPK'da da bu sefer Başbakan sıfatı ile Bülent Ecevit, yardımcıları Mesut Yılmaz, Devlet Bahçeli ve Hüsamettin Özkan bulunmaktadır.

Gazetelere göre erteleme kararı uygulanamamıştır.

Yine Radikal Gazetesi'nin belirttiğine göre, Deniz Ticaret Odası Başkanı Cengiz Kaptanoğlu, ‘‘Biz hesabımızı 6 ay önce verdik. Eski Emlak Bankası Genel Müdürü Erdin Arı dört kere mahkemeye çıktı ve beraat etti’’ diye bir ifade kullanmaktadır.

* * *

Ben kimseyi art niyetli olmakla suçlamıyorum. Ama sorumluluların tam tespit edilmesi gerekir.

1) Bürokrat-bankacılar kredilerin kimlere, hangi koşullarda, hangi garantiler altında dağıtıldığı konusunda sorumludurlar.

2) Ancak siyasiler de kamu bankasına verdikleri talimatın sorumluluğunu taşımak zorundalar. Denizcilik sektöründe, neredeyse tüm krediler battığına göre, ortada YPK'nın yanlış hesap yaptığı, hele sonradan borç ertelemesi de yapıldığına göre, yanlışın bizzat kabul edildiği gerçekleri de vardır.

300 milyon doların hesabı ortak verilmelidir.

Eski bürokratlar adeta bir şov ile ve açıkça sansasyon yaratma amacıyla gözaltına alınırken, siyasilerin makamlarında oturmaya devam etmelerini aklen ve vicdanen kabul etmek mümkün değildir.

Bankalara yeni bir kurtarma operasyonunun düzenlendiği bir dönemde, amaç siyasilere gözdağı vermek ise, evdeki hesap çarşıdaki pazarlığa uymamıştır.

‘‘Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla’’ denmek isteniyorsa, koca bir tencere temcit pilavı doğrudan kızın üzerine boca edilmiştir.

Bu kadar çok sayıda bürokrat ev baskınları ile gözaltına alınırken, muhakkak ki bazı insanların günahı alınıyor.

Peki incinen haysiyetlerin bedelini kim ödeyecek?
X