Bankacılık sektörü seçimin olumsuz etki yaratmasını beklemiyor

ANKA
21.07.2007 - 11:22 | Son Güncelleme:

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) Beklenti Anketi'ne katılan bankaların üst düzey yöneticileri, seçimlerin sektörü olumsuz etkilemeyeceğini ortaya koydular.

Seçim harcamaları nedeniyle bütçe açığı uyarısında bulunan banka yöneticileri, faizlerin düşeceği beklentisini aktardı. Banka yöneticileri, risklerin artmasını beklemekle birlikte, bankacılık sektörünün aktif büyüklüğü ve karlılığının da artacağını ifade ettiler.

BDDK, Temmuz 2007 Bankacılık Sektörü Yönetici Kesimi Beklenti Anketi sonuçlarını açıkladı. Sekizincisi yapılan ve Temmuz-Eylül 2007 dönemine ait beklentileri içeren çalışmada 91 üst düzey banka yöneticisinin katılımıyla gerçekleştirildi. Anket sonuçlarına göre; makroekonomik göstergelerle ve bankacılık sektörüne ilişkin büyüklüklerle ilgili beklentilerde, durağan beklentilerdeki küçük artışlara rağmen, önemli bir değişme olmadığı görüldü. Genel olarak kurlar, faiz oranları ve kredi hacimlerine ilişkin olarak aşağı veya yukarı aşırı bir hareketlilik beklenmediği belirlendi.


SİYASET OLUMSUZ ETKİ YARATMAYACAK

Sektörü en fazla etkileyecek faktör olarak Genel Seçimler nedeniyle siyasi faktörler görülmekle beraber, siyasi gelişmelerden dolayı olumsuz bir beklenti bulunmadığı saptandı.

Kredi hacimlerine ilişkin artış beklentisinin bir miktar azalarak devam etmesi ve kredi, mevduat ve iç borçlanma faiz oranlarına ve TÜFE oranına ilişkin beklentilerde olumlu yönde gelişmeler gözlenmesi, bankacılık sektörü yöneticilerinin önümüzdeki üç ay içerisinde ekonomik istikrarın ve büyümenin devam edeceği yönündeki beklentileri olarak değerlendirildi.

SEÇİM HARCAMALARI BÜTÇE AÇIĞI KAYGISI YARATTI

Makroekonomik göstergelere ilişkin sorularda bütçe açığının GSMH’ye oranı haricinde olumlu beklentiler bulundu. GSMH'nin artacağı yönündeki

olumlu beklentiye sahip katılımcı oranı yüzde 84 ile bir önceki anket dönemi ile aynı iken, bütçe açığının artacağı yönünde beklentiye sahip katılımcı oranı yüzde 62’den yüzde 69 seviyesine çıktı. BDDK'nın anket değerlendirmesbinde, "Bu artışın seçim dönemlerinde artması beklenen kamu harcamalarından kaynaklandığı düşünülmektedir" denildi.

Cari açığa ilişkin beklentilerde önemli bir değişme

olmazken, artacağı yönündeki beklentiye sahip katılımcı oranı yüzde 25 seviyesinde gerçekleşti. TÜFE ve iç borçlanma faiz oranının azalacağı yönünde beklentiye sahip olanların oranı diğer faiz oranlarındaki beklentilere paralel olarak bir önceki anket dönemiyle karşılaştırıldığında TÜFE’de yüzde 41’den yüzde 55’e, iç borçlanma faiz oranında yüzde 18’den yüzde 33’e çıktı.

ABD dolar kuruna ilişkin artış beklentisine sahip katılımcı oranında önemli bir değişiklik görülmedi. Bir önceki anket döneminde artış beklentisine sahip katılımcı oranı yüzde 37 iken bu dönemde yüzde 34’e geriledi. Reel sektör finansman gereksiniminin artacağını düşünen katılımcı oranı bir önceki anket döneminde yüzde 58 iken bu anket döneminde yüzde 52’ye düştü.

KONUT KREDİSİ FAİZİNDE DÜŞÜŞ BEKLENİYOR

Fon kaynaklarının faiz oranlarına ilişkin sorularda ağırlıklı olarak aynı kalacak yönündeki beklentiler hakim olmakla birlikte YTL mevduat ve bankalar arası para piyasası faiz oranlarındaki azalma beklentisinin, DTH faiz oranları ile bankaların yurt dışı borçlanma faiz “spread”lerinde artış beklentisinin önceki döneme nazaran artış gösterdiği görüldü. Diğer yandan, konut kredileri, diğer tüketici kredileri, ticari krediler faiz oranlarında azalma beklentisinin yükseldiği, kredi kartı faiz oranlarında ise aynı kalacak beklentisinin arttığı gözlendi. Özellikle konut kredisi faiz oranının azalacağına ilişkin beklentiye sahip katılımcı oranının bir önceki anket döneminde yüzde 35 iken bu anket döneminde yüzde 48 seviyesine çıkması dikkat çekti.

Kredi hacimlerine ilişkin sorularda bankacılık sektörü toplam nakdi ve gayri nakdi kredi hacimlerinin artacağı yönünde beklentilerde azalma olduğu, tüketici kredilerinin toplam kredilere oranında artış beklentisinin arttığı görüldü. Bireysel kredilerle ilgili bir önceki anket döneminde yer alan konut kredileri ve kredi kartları hacimlerinde artış beklentisi ve taşıt kredileri hacminde beklenen durağan görünüm bu anket döneminde de devam etti. Ticari kredi hacimlerinde de yine tüketici kredilerinde olduğu gibi beklentiler çok küçük düzeylerdeki azalmalarla birlikte önceki anket döneminde olduğu gibi artış yönünde gerçekleşti. Önceki anket dönemlerinde olduğu gibi tüketici kredileri hacmini ve ticari kredi hacmini etkileyecek en önemli faktörün tüketim talebindeki artma/azalma olacağı görüşü hakim oldu.

KARLILIK ARTACAK

Bankacılık sektörü aktif büyüklüğüne ilişkin beklentilerde katılımcıların yüzde 89’u artacak beklentisine sahip olurken, karlılığa ilişkin artacak beklentisine sahip olanların oranı bir önceki anket döneminde yüzde 38 iken bu anket döneminde yüzde 48 olarak gerçekti. Banka karlılığını etkileyecek en önemli faktör olarak önceki dönemlerde olduğu gibi faiz marjındaki değişimler gösterildi.

Bankacılık sektörünün en fazla artış göstermesi beklenen fon kaynağı olarak yüzde 48 ile mevduatlar oldu. İkinci sırada yüzde 34 ile sermaye piyasaları, üçüncü sırada ise yüzde 8 ile yurtdışı kaynaklı krediler ve para piyasaları görüldü. Bir önceki dönemde yüzde 6 seviyesinde olan özkaynakların en önemli fon kaynağı olarak görülme oranı bu dönemde yüzde 2 seviyesine düştü.

SİYASİ ETKİ İLK SIRADA

Bankacılık sektörünü en fazla etkilemesi beklenen faktörlerin sorulduğu soruda katılımcıların yüzde 42’si siyasi gelişmeleri en önemli faktör olarak gördüklerini belirttiler. BDDK'nın değerlendirmesinde, "Bir önceki anket döneminde yüzde 32 oranı ile makroekonomik faktörlerden sonra ikinci sırada en önemli faktör olarak görülen siyasi gelişmelerin en önemli faktör olarak görülmesinin nedeninin yapılacak olan genel seçimler olduğu düşünülmektedir. Ancak, diğer sorulara ilişkin cevaplardan bu etkinin olumsuz yönde olmayacağı sonucu çıkarılmaktadır" denildi.

RİSK ARTIŞI BEKLENİYOR

Sektörün üstlendiği risklere ilişkin soruda katılımcıların yüzde 52’si risklerin artacağı, yüzde 47’si aynı kalacağı ve yüzde 2’si ise azalacağı yönünde görüş bildirdi. Bankacılık sektörüne ilişkin risk kaynakları arasında kredi riski yüzde 47 ile en önemli risk kaynağı olarak görüldü. Bankacılık sektöründeki en fazla gelişme beklenen faaliyet alanına ilişkin

tahminlerde ise önceki dönemlerde olduğu gibi ilk sırada bireysel bankacılık yer aldı. Anket değerlendirmesinde, "Anket sonuçlarından genel olarak bankacılık sektörü yöneticilerinin bankacılık sektörü ve ülke ekonomisine ilişkin olumlu beklentilerinin olduğu, siyasi gelişmelere ilişkin olumsuz beklentilerinin olmadığı, önümüzdeki dönemlerde faiz oranlarına ilişkin azalma

beklentilerinin arttığı sonuçları çıkarılmaktadır" denildi.
Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı