Gündem Haberleri

    Bankacılığınız artık muhteşem herkese teşvik işe yaramaz

    Hürriyet Haber
    22.02.2005 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Teşvikli il sayısının artırılması konusundaki tartışma sürerken, Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorkink, ‘Herkes teşvikten yararlanırsa, bu teşvik olmaz’ dedi. Vorkink, Türk bankacılık sektörünün son beş yılda ‘muhteşem’ geliştiğini söyledi.HÜKÜMETİN teşvikli il sayısını artırma hazırlığına Uluslararası Para Fonu’ndan (IMF) sonra Dünya Bankası’ndan da tepki geldi. Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorkink, Teşvik Yasası’nın kapsamının genişletilmesi durumunda, ‘teşvikin hedef kitlesi açısından, amaçlanan farkın yaratılamayacağını’ söyledi. Vorking, ‘Herkes teşvikten yararlanırsa, bu teşvik olmaz’ dedi. Uluslararası Para Fonu (IMF) ile ilişkilerin gerilmesine yol açan Teşvik Yasası’nın, bütçeye getireceği olası yük dolayısıyla, Dünya Bankası’nı doğrudan ilgilendirmediğini vurgulayan Vorkink, ‘Ancak bu yasa, yeni stand-by’ı ilgilendirmesi nedeniyle, bizi dolaylı olarak ilgilendiriyor’ dedi.1000 SAYFA AB RAPORUDünya Bankası’nın Türkiye’nin AB’ye ne kadar hazır olduğu konusunda bir rapor hazırladığını söyleyen Vorkink, yaklaşık 1000 sayfaya ulaşacak bu raporun, sektörlerin AB’ye hazırlık süreci konusunda AB’ye ‘ayna tutacağını’ kaydetti. Ekonomi gündemine ilişkin sorularımızı yanıtlayan Vorkink, Dünya Bankası Türkiye ilişkileri konusunda da kritik değerlendirmelerde bulundu. Dünya Bankası açısından Teşvik Yasası tartışmaları hangi açıdan önemli? İl sayısı mı, kriterler mi, istdihdam mı, bütçeye getireceği yük mü?- Teşvik konusunda iki önemli boyut var: Bundan yararlanacak hedef kitleniz ve bu hedefe ulaşırken kurduğunuz mekanizmanızın yeterli olup olmadığı. Teşvikin kaç ile dağılacağı yatay, kaç kişinini yararlanacağı ise dikey bir çizgi kabul edilir. Bu mesafe açıldıkça, yani il sayısını 36’dan 49’a, 55’e çıkarırsanız, sonuçta amaçladığınız farkı yaratmış olur musunuz, bilmiyorum, çünkü tartışmalar sürüyor. Ama herkes teşvikten yararlanırsa, bu teşvik olmaz çünkü fark yaratamazsınız.TARTIŞMA SÜRECEK GİBİYeni stand-by’ın imzalanması için gerekli üç kanun, aynı zamanda Dünya Bankası’nın sağladığı desteğin devam için de önem taşıyor. Sizce stand-by için geç kalındı mı?- Teşvik Yasası tartışması bir süre daha devam edecek görünüyor. Yakında karara bağlanacaktır. Ve bunun etkisi, stand-by’ın imzalanması olarak kendisini gösterecek. Türkiye’nin yeni bir stand-by yapacağına dair inancımızı koruyoruz. Çünkü yeni stand-by, enflasyon ve faizlerdeki düşüş etkisini sürdürecek, iç ve dış piyasalarda güveni arttıracakları. Ama sanıyorum yeni stand-by’ın daha birkaç haftası var.Bankacılık sektörüne sağlayacağınız kredi desteğinin gerekçeleri arasında, güçlü sektör, bağımsız kurumsal yapı ve kamu bankalarının özelleştirilmesi yer aldı. Bunlar ışığında gördüğünüz tablo nedir? - Son beş yıl içinde bankacılık alanındaki sağlanan gelişme muhteşem. Krizler bitti. Ufukta kara bir bulut görmüyoruz. Ama sağlanan dönüşüm, yapılacakların bittiği anlamına gelmiyor. Bunların başında, BDDK ve TMSF’nin bağımsızlığını koruyarak güçlendirilmesi ve kamu bankalarının özelleştirilmesi geliyor. Enerjide yolsuzluğu üstümüze alınmadıkSon enerji yolsuzluk olaylarını izlerken, ne düşündünüz? Dünya Bankası’nın çalışmaları hakkında bir öz eleştiri ihtiyacı hissettiniz mi? - Enerji yolsuzluğunu üzerimize alınmadık. Çünkü bizim verdiğimiz paralarla ilgili bir sıkıntı yok. Olamaz da. Çünkü Dünya Bankası’nın ihale ve satın alma kuralları son derece şeffaftır. Bizim ihalelerde zarflar herkesin gözü önünde açılır. Yolsuzluk sorununun çözümü, bir-iki kişiyi tutuklayıp hapse atmakla bitmiyor. Bakış açısı ve sistemin değiştirilmesi gerekiyor. Aslında Türkiye bu alanda önemli adımlar attı. Hükümete enerji alanındaki desteğimizi sürdürüyoruz. Gerek doğalgazın tuzgölünde depolanması projesinde BOTAŞ’a gerekse elektrik alanında. Yatırımcı Konseyi’nin sonucu TEB-BNPDoğrudan yabancı sermaye yatırım ortamının geliştirilmesine yönelik hazırlıkların yavaş gittiği yolundaki görüşleri paylaşıyor musunuz?- Evet bazı gelişmeler yavaş gidiyor ama büyük bir duraklama yok. Eğer böyle düşünseydik hükümete ikinci Yatırımcı Konseyi’ni toplamasını önermezdik. Şimdi Nisan ayında ikinci Yatırımcı Konseyi var. Bence geçen yıl 15 Mart’taki ilk toplantı çok önemliydi. Türkiye’nin nelere ihtiyacı olduğu çok iyi ortaya konuldu. Ve bu toplantının bence en önemli sonucu da BNP Paribas ile TEB birleşmesidir.BDDK ve TMSF daha güçlü olmalıBDDK ile TMSF’nin bağımsızlığı açısından tereddüdünüz mü var?- Her iki kurumun da daha güçlü olmaya ihtiyacı var. Görevlerini yerine getirirken, müdahale edilmemesi gerekiyor. Yeni taslağı üç gün önce aldık ve inceliyoruz. BDDK ve TMSF ile ilişkilerinizde sorun yaşıyor musunuz?- Tevfik (Bilgin) Bey ile de Ahmet Bey (Ertürk) diyalogumuz son derece iyi. Hiçbir anlaşmazlığımız yok.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı