Bankacılığı bırakalım Irak'a asker gidelim

Hürriyet Haber
20.10.2003 - 00:00 | Son Güncelleme: 20.10.2003 - 00:01

ADALET Bakanı Cemil Çiçek'in ‘‘hortumcuyla mücadele’’ için hazırladığı Bankalar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik öngören tasarının yayınlandığı gün eski bürokrat, şimdinin bankacısıyla konuşuyorum.Bürokrat-bankacı oldukça sıkıntılı: ‘‘Türkiye'de bankacılık yapmak, dünyanın en zor işi haline geliyor.’’Bankacı bu sözlerle Çiçek'in hazırladığı tasarıyı kastediyor ve devam ediyor: ‘‘Bırakın banka patronlarını, en küçük bir imza yetkisi olan da artık müthiş sorumlu hale geliyor. Bankada attığınız bir imza artık 15-20 yıl üstünüze yük kalıyor. Çünkü zamanaşımı süresi de epey gerilere atılıyor. Bir bankada çalıştınız. Birkaç karara imza attınız. Sonra ayrılıp başka işlere girdiniz. Hep ‘o imzadan başıma iş açılır mı' diye beklemede olacaksınız. Sadece siz değil, çocuklarınız da hep diken üstünde kalacak.’’Görev bankacılıksa, başkasının, yani mevduat sahibinin parasını kullanmaksa, atılan her adımın çok titiz ve dikkatli olması gerekmez mi?Cemil Çiçek’in hazırladığı tasarı da bankacıların hata yapmasının önüne geçmesini engellemeye yönelik değil mi?Bankacı aynı yönde düşünmüyor: ‘‘Adalet Bakanı'nın hazırladığı tasarı tam anlamıyla tepki yasası. Bankalarda 43 milyar dolar uçtu gitti. Üstelik bunun içinde İmar Bankası faturası da yok. Bunların üzerine gitmek gerekir. Ancak, bankalarda görev yapanların hepsini potansiyel suçlu görmek yanlış. Açıkçası Türkiye'de bankacılık yapmaktan daha zor iş kalmadı. ‘Bu yasalarla bankacılık yapacağımıza, Irak'a gidecek askerler arasında olmak daha iyi' diyecek noktaya geldik.’’Peki hazırlanan tasarının benzeri dünyada başka ülkelerde var mı?Bankacı, ‘‘Benim bildiğim yok’’ diyor.Konuyu ayrıca, bu işlerde uzman bir başka eski bürokrata daha danışıp, şu yanıtı alıyorum: ‘‘Başka ülkelerde böylesine özel bir yasa yok.’’Eski bürokrat bununla yetinmeyip, ekliyor:‘‘Böyle yasalara gerek de yok. Türkiye'deki yasalar aslında yeterli. Önemli olan uygulama. Uygulamak istedikten sonra yasalara titizlikle bakınca, bu durum daha iyi anlaşılır. Bunlar yapılacağına bankacılık sistemini ‘aşırı düzenleme' altına sokuyorlar. Yanlış iş yapılıyor.’’Bankalarda uçan 43 milyar doların peşini bırakmayalım.O paraları ‘‘uçuranlar’’ hapiste çürütülsün, asla rahat uyutulmasın.Ancak, bu adımları atarken, ‘‘Türkiye'de bankacılık yapmak dünyanın en tehlikeli işlerinden biri’’ dedirtmek doğru mu?İşin bu yönönü de tartışmak gerekmez mi?Hortum yasası faizsiz bankaya da uzanır mıİMAM Hatip krizi çıkaran AKP Hükümeti, diğer taraftan da kendine uygun bir başka adım daha atıyor.‘‘Faizsiz banka’’ olarak bilinen Özel Finans Kurumları'nın (ÖFK) tam anlamıyla bankacılık işlemi yapabilmesi için son adımları da atıyor.Bankalar Kanunu'nda özel finans kurumlarına getirilen yeni yetkileri Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkındaki 33 Sayılı Karar Taslağı'nın getireceği değişikliklerle devreye sokmaya çalışıyor.Böyle adımlar atılırken, aklıma ‘‘hortumla mücadele tasarısı’’ takılıyor. Acaba hazırlanan tasarı ‘‘faizsiz bankalar’’ı ne kadar etkiliyor?Tasarı yasalaşırsa, bankalarda olduğu gibi özel finans kurumlarında gündeme gelebilecek ‘‘hortum’’un da kökü kazınabilecek mi?Onların da tüm imza yetkisi olan yönetici ve çalışanlarının çocuklarına kadar sorumluluk uzanacak mı?Soruların yanıtı önemli. Çünkü, Türkiye, faizsiz banka batışı da yaşadı.
Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı