Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Banka operasyonunda sorumluluktan kaçmayın

    Hürriyet Haber
    05.01.2002 - 00:00 | Son Güncelleme:

    BDDK Başkanı Engin Akçakoca, dün yaptığı basın toplantısında, bankacılık sistemindeki bazı sorunların uzun zamandır ihmal edildiğini belirterek, ‘‘Bankacılığın güçlü bir özkaynak işi olduğunu geç anladık’’ dedi.Akçakoca'nın dün yaptığı açıklamalar çok yerinde açıklamalardı. Böyle bir yasa direk Genel Kurul'a getirilme yerine Plan ve Bütçe Komisyonu'na getiriliyorsa, bunun gereğinin de yapılması gerekirdi. Yani ‘‘yangından mal kaçırır’’ bir hava verilmek yerine, Komisyona gelmeden önce ya da hemen sonrasında detaylı açıklamalar yapılıp, gerekli-gereksiz soru işaretlerinin önüne geçmek gerekirdi.Bunu yapması gereken ise Akçakoca'dan önce Devlet Bakanı Kemal Derviş idi. Derviş, ‘‘Ben siyaset yapmayacağım’’ demeye başladı, ancak bu büyük operasyon için kendini gizlemesi bizce, ‘‘hálá siyasette gözü olduğu için kimseyi ürkütmemek kaygısını’’ yansıtıyordu. Yani Derviş de ‘‘Bu siyasi sisteme alışamam’’ diye mesajlar vermesine karşılık, bizce bu oyunun kurallarını öğrenip, ona göre oynamanın çabasına girmiş gözüküyor.Akçakoca, aslında bir siyasi karar olmasına rağmen kendisini ortaya attı ve yasayı canla başla savunmaya çalışıyor. Yani, sorumluluk yine bürokrata kaldı...Bu arada Derviş'in ‘‘mevcut sisteme aslında ayak uydurduğunu’’ gösteren başka bir tavrı da ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın açıklamalarıyla ortaya çıktı. Yılmaz, operasyonun piyasa payı yüzde 1'in üstünde olan bankalarla sınırlı kalmasının haksız olduğunu belirterek, Hazine yetkililerinin kendisine katıldığını, bu limiti kaldırmak için IMF ile görüşmeler yapıldığını söylemiş. Yılmaz, ‘‘Eğer IMF limitin kalkması konusunda ikna edilirse yasa limitsiz olarak çıkacak, yok ille limit kalsın derse yasaya yüzde 1 olarak girecek’’ demiş.Hazineciler böyle bir şey olmadığını söylüyorlar, ancak bankacılık çevrelerinden gelen söylentilerden, Bakan Derviş'in itirazlar üzerine ‘‘Yüzde 1 limitinin kaldırılması için çalışıyoruz’’ dediğini öğreniyoruz.EKVATOR ÇİZGİSİHalbuki yüzde 1'in, aylardır IMF ve Dünya Bankası ile müzakere edilen, BDDK'nın da hesaplamalarına dayanan bir limit olduğu anlaşılıyor. Akçakoca bu limiti ‘‘Ekvator çizgisi’’ olarak nitelendiriyor ve bu limitin belirlenmesindeki en önemli amacı, açıkca söylemese de, bankaların birleşmelerini özendirici bir önlem olarak açıklıyor. Çünkü Akçakoca, haklı olarak, özkaynağı güçlü, artık küçük bir sarsıntıda yıkılmayacak bankaların varolduğu bir sistem oluşturmaya çalışıyor.Eğer Mesut Yılmaz'ın dediği doğru ise ve Genel Kurulda limit kaldırılırsa, bu kez yine birleşmeleri özendirici ek önlemlerin sisteme eklenmesi gerekebilir. Yani yüzde 1 limiti kaldırılsa dahi, BDDK kararlı bir tutum izleyerek belirli büyüklükleri hedeflemek zorunda kalacaktır. Aksi takdirde operasyonun amacı eksik olarak yerine gelmiş ve operasyonunun maliyeti gereğinden fazla artmış olacaktır.Yani aktarılacak kamu kaynağının da tasarruflu kullanımı için belirli büyüklüklerin gündeme gelmesi kaçınılmazdır. Dünkü toplantısında Akçakoca'ya ‘‘Birleşecek bankalar tek tek sermaye konulup öyle mi birleşecek, yoksa birleştirildikten sonra mı kamu takviyesi yapılacak’’ diye sorduğumuzda aldığımız yanıt, ‘‘Birleştikten sonra sermaye katkısı verileceği, bu yolla önemli miktarda tasarruf edileceği’’ oldu. Yani belli büyüklüklerin özendirilmesi bu zorunlu operasyonunun halka maliyetini azaltacaktır.Bizce operasyonun başarısı için şeffaflık en önemli unsurlardan biri ve Akçakoca, bu soruya ‘‘mümkün olabildiğince şeffaflık sözü’’ vermiş bulunuyor.Bu operasyon ekonominin düzelmesi için zorunlu ve zor bir siyasi karara dayanıyor. Başarısını üstlenmeye hazırlananlar, şimdi sorumluluktan kaçamazlar...
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı