Bana G-20’de Türkiye’deki seçimi değil, ‘Sırada hangi ülke var’ sorusunu sordular

Metehan DEMİR / PARİS
21.02.2011 - 00:00 | Son Güncelleme: 21.02.2011 - 02:13

Paris’teki G-20 zirvesine katılan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, dönüş yolunda izlenimlerini anlatırken, “Kimse Türkiye’deki genel seçimi sormadı. Herkes bana, ‘Bölgenizde sıra hangi ülkeye geldi, ne düşünüyorsunuz’ diye sordular. Bizi bölgemiz için ‘model ülke’ görüyorlar” dedi.

DEVLET Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Paris’teki G-20 ülkeleri maliye bakanları ve merkez bankaları başkanları toplantısında herkesin Mısır ve Tunus’un ardından “Sırada hangi ülke var” diye sorduğunu, kendisinin ise “Mevcut yönetimler değişime öncülük etmeli, yoksa değişimi yönetmek zordur” dediğini söyledi. Paris’teki G-20 zirvesinde ABD, Fransa, İngiltere, İtalya, Almanya, İspanya ve Macaristan’dan bakanlar ile AB’nin genişlemeden sorumlu komiseri Olli Rehn, IMF ve OECD başkanlarıyla görüşmeler yapan Babacan, temaslarını ve zirvenin havasını dönüş yolunda  anlattı.
Türkiye’deki seçimi soran yok
Türkiye’deki seçimi hiç kimsenin sormadığını, herkesin Mısır ve Tunus’u sorduğunu belirten Ali Babacan, şunları söyledi: “Sırada hangi ülke var, hangi ülkelerden şüpheleniyorsunuz diye soruyorlar. ‘Türkiye model ülke’ diyorlar. Artık pek çok ülkede 30 santimlik uydu anteni takan insan en az 300 televizyon kanalını izliyor. Ayrıca Arapça bu bölgenin ortak dili. Ya Kuzey Kore gibi tamamen kapatacaksınız ülkeyi ya da değişecek. Mümkün olan güvenlik ve istikrara zarar vermeden ve mevcut liderler eliyle değişimin olması. Böyle olursa güzel olur. Mevcut yönetimler değişime öncülük etmeli, yoksa değişimi yönetmek zordur. İnsanı önceleyen yönetim tarzının hakim olması gerektiğini söyledim.”
Türkiye’nin bu ülkelere rol model olmak gibi bir iddiasının olmadığını vurgulayan Ali Babacan, “Ancak son 8 yılki tecrübemizden yararlanabilirler. Talep gelirse en iyi şekilde cevap veririz. Tutumumuz bu. Onlar ‘Türkiye’ye bakılmalı, Türkiye’den istifade etmeliler’ diyorlar. Biz biraz daha düşük profilli gidiyoruz. Çünkü o ülkelerle ilişkilerimiz var, bu ilişkilerin sürmesi lazım” diye konuştu. Daha büyük, daha vahim olayların meydana gelmesinin ekonomik açıdan da zor olacağını ifade eden Babacan, bölgenin petrol ve doğalgaz bölgesi olduğunu, bir çatışma durumunun dünya piyasalarını hemen etkileyeceğinin altını çizdi.

Israr ettiğimiz konular sonuç bildirgesine girdi

BABACAN, G-20 Bakanlar Toplantısı’nın amacının yeni  bir krizin nasıl önleneceğine yönelik olduğunu belirtti. Babacan, dünya ekonomisi açısından risklerin büyük olduğunu, riskli alanlarla ilgili doğru politikaların üretilmemesi halinde ciddi sorunların ortaya çıkabileceğini söyledi. G20 toplantısında beklediklerinden daha iyi noktada konsensüs oluştuğunu kaydeden Babacan, borçla ilgili, bütçe açığı, cari açık ve rezervlerle ilgili göstergeler oluşturup ve belli kriterler geliştirip, G20 ülkelerinin bu göstergeler ve kriterler  çerçevesinde hareket etmesiyle ilgili karar alındığını hatırlattı.

IMF’nin büyük hissedarıyız o koltuk tabii hakkımız

DEVLET Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn ile görüşmesini de şöyle anlattı: “IMF’nin yapısı değişiyor, IMF Başkanı’yla onu konuştuk. IMF’de ‘gelişmiş olan ülkeler 2 koltuğu bırakacak, gelişmekte olan ülkeler gelecek’ diye karar alınmıştı. Türkiye’nin mutlaka o koltukta oturmasını herkes istiyor. Biz IMF’nin büyük hissedarıyız. Tabii hakkımız. IMF’de kararlar alınırken o yönetim kurulunda tartışılıyor. Biz o koltuğa hiç oturmadık, ilk kez oturacağız.”

Körfezden ciddi yöneliş görüyoruz

ALİ Babacan, yatırım açısından 2011 yılının iyi gözüktüğünü ifade ederek, “Çok farklı sektörlere ilgili duyuyorlar. Otomotive, enerjiye yatırım yapmak isteyenler var. Medyayla ilgilenen çok. Gayrimenkule, turizme ilgi var. ‘Ortadoğu sermayesi Ortadoğu sermayesi’ deriz ya, adı vardı ama miktarı yoktu. Son zamanlarda Körfezden ciddi bir yöneliş var” diye konuştu.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı