"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Bana "abla" diyordu meğer niyeti çok farklıymış

Ah işte yine internet!.. Yine internette başlayan ve hüsranla biten, beklenmedik sonuçlara ulaşıp kalp kıran bir macera...

<ı>Anlıyorum, bugün artık internet ve bu alanda arkadaş edinmek, vazgeçilmez bir alışkanlık oldu. Görüyorum, gençler internetten tanıştıkları, onlara heyecan veren, esrarengiz ve sanal sevgiliyle sohbet etmekten büyük mutluluklar duyuyorlar.

Hani neredeyse gerçek dünyadan kopuyorlar... Seneler bu elektronik aletin, sanal sevgililerin dünyasında akıp geçiyor... Kimi çekingenlikten, kimi kendini yetersiz bulduğundan, kimi yalnızlık duygusunu atamayıp çevre edinememekten bu kolay arkadaş edinme yolunu tercih ediyor.

Ama ya gerçekler... Her zaman olmasa da, bazen dürüst kişilerle karşılaşılsa da, genellikle işte bakın sanal sevgililerin sözleri başka, niyetleri ise bambaşka...

Bu örnekte de işte "abla" diye yaklaştığı genç kızın sevgilisi olmaya niyetli görünmemesi sonucu nasıl değişivermiş o erkek... Kızcağız, "Onu kardeş gibi gördüm" dese de, inanmayın siz...

Satırlarından bağlandığı belli, ama güvensiz.

Ben az sonra okuyacağınız gibi gerçek öykülerle sizleri uyarmaya çalışıyor gerçekçi davranmanız için dikkatinizi çekiyor, hatalarınızı önlemeye çalışıyorum da sonuçta hep söylediğiniz gibi elbette "Bu sizin hayatınız!"

RUMUZ: MELEK GİBİSİN

Merhaba Güzin Ablacığım, her gün birçok insan sana sorunlarını yazıyor ve sen de onları çok güzel bir şekilde cevaplıyor, dertlerine derman oluyorsun. Seni çok takdir ediyorum; aslında ben de senin gibi insanlara yardım edebilmeyi çok isterim. Belki çok yoruluyorsun ama sonuçta onlara yol göstererek çok büyük bir iyilik yapıyorsun, hatalı davranmalarını önlüyorsun. Sen bir iyilik meleğisin sana kötü şeyler yazanlara sakın aldırma, o tatlı canını da sıkma... Ayrıca sana hep şunu diyorlar "Güzin Abla, sana yazacağım aklıma gelmezdi..." Niye gelmiyormuş? Gelecekte nelerin olabileceğini kimse bilemez. Benim aklımdan geçerdi hep sana yazmak. Ne demek ki "Hiç aklıma gelmezdi..." Sanki sana yazdıkların için utanıyorlarmış gibi. Belki pekçoklarına göre benimki dert sayılmaz ama sana anlatıp, içimi dökmek, derdimi paylaşmak ve önerini almak istedim.

Bana şiirler yazardı

Ben 25 yaşında bir kızım. Geçen sene internetten bir gençle tanıştım. Bu genç benden 4 yaş küçük olduğu için ben onu kardeşim gibi görüyordum. O da bana hep "abla" diyordu. Oysa o farklı şeyler düşünüyormuş bunu sonra anladım. Bana "abla" derken aslında niyeti benimle tanışıp anlaştıktan sonra, bir yerlerde buluşup eğer beni gözüne kestirirse, beğenirse benimle sevgili olmakmış...

Bana şiirler yazardı. Şiirlerinde hep ölümden bahsederdi, bu zamana kadar hiç sevgilisinin olmadığını, ben olmasam kendisinin de olmayacağını söylerdi. Onun ölüm düşüncesinden uzaklaşmasını sağladım. Bir yerde sandığım kadarıyla onu bunalımdan kurtardım.

Bir mailinde de benden önce yine internette bir kızla tanıştığını ve kızla telefonlaştığını yazdı. Sonra kızın evine gitmiş, görüşmüş. Kıza kendisinden hoşlandığını ve onunla sevgili olmak istediğini söylemiş. Kız kabul etmemiş ve arkadaş olarak kalmak istemiş. Bu cevabı duyunca çok üzülmüş ve intihara kalkışmış. Ondan sonra babası kafasının dağılması için ona bir iş bulmuş.

Askere gidince değişti

Birkaç ay sonra askere gideceğini yazdı. Kendisini unutmamamı söyledi. Telefonla aradığında "Orada da telefonla konuşuruz değil mi? Ailemden uzakta olacağım, yabancı bir yere gideceğim. Herhalde yine yanımda olursun. Beni unutma çünkü ben seni hiç unutmayacağım" dedi. Ben de üzüldüm ve ablası olduğumu düşündüğüm için "tamam" dedim.

Zaten her şey bundan sonra başladı. Birkaç ay geçti, bir izin gününde beni aniden askerlik yaptığı İzmit’e çağırdı. Aileme haber vermeden pat diye gidemezdim oraya. Hem yalnız nasıl gideyim, bir arkadaşımla gitsem arkadaşlarımdan kimse onu bilmiyordu ki... Sadece ailem biliyordu. Ayrıca onu ne görmüşlüğüm var ne de o kadar tanımışlığım vardı; korktum doğal olarak. Reddettim. Hem senin köşende bir kızın öyküsünü okumuştum da; böyle bilmediği bir yere gitmiş, başına gelmedik kalmamıştı. Nasıl güvenebilirdim? Ben gitmeyince bir süre konuşmadı. Telefonunu açmadı. Ama sonra yine aramız düzeldi. Ona mektup yazmamı istedi. Çok ısrar etti. Normal karşıladım çünkü askerdeydi. Ben de gönderdim. Sonra hemen o da yazdı fakat bu defa mektubunda bana yazdıkları sanki ablası değilmişim de sevgilisiymişim gibiydi. Yine normal karşıladım; askerde olduğu için sevgiye ihtiyacı var diye düşündüm. Mektubunda bir de resmi vardı. Sürekli bana mesaj atıyor, "Resmimi beğenen çıktı mı" diye soruyordu. Nedense illa onu bir beğenenin olmasını istiyordu. Sorunları olan biriydi ve ben ona hiç üzmeden, kırmadan, her zaman bir abla sevgisiyle yaklaştıkça o bana kardeş sevgisi göstermiyor sanırım beni yanlış anlıyordu. Beni belkide asker arkadaşlarına sevgilisi olarak tanıttığı için bir süre sonra kendisi de sevmeye mi başladı artık nedir bilemiyorum. Bir süre sessizlikten sonra bana garip bir mesaj geldi: "Hálá beni seviyorsun, bunu sen de biliyorsun, niye beni aramıyorsun, ben seni bir anlık değil, bir ömür boyu ararım, gururum umurumda değil." Sizde biliyorsunuz ki bunlar bir şarkı sözü. Her neyse, biraz geç cevapladım diye yine küstü, sonra tekrar mesajlaşmaya devam ettik. Ben araya mesafe koydukça o "Ne zaman gözlerinin içine bakacağım" gibi şeyler söylüyordu. Ama artık rahatsız oluyordum çünkü onu her zaman bir kardeş gibi sevdim.

Kontör yüzünden bitirdi

Başka bir şey düşünmedim. Bu sözler bana tuhaf geliyordu. Hep bir erkek kardeşim ya da bir ağabeyim olsun istemişimdir. Belki de onu bu yüzden başka türlü göremiyordum... Bir gün kontörüm yoktu. Onunla mesajlaşmaktan bitirmiştim. Ondan istedim. Sert bir şekilde karşıladı ve göndermedi.

Oysa gönderseydi ben ona alınca ödeyecektim. Bana bir kontör yüzünden neler dedi neler? Ondan sonra anladım ki onun sevgisi gerçek değil, amacı sadece sevgi ihtiyacını gidermekmiş. Bana hep sevgilisi olmamı istediğini hissettirdi ben mesafe koydukça o buna bozuldu. Ben "hayır" dedikçe aramız biraz daha inceldi ve en sonunda koptu.

Ben kimseye ne kin besleyebilirim ne de kimseyle uzun süre küs durabilirim. Mesajlarıma hiç karşılık vermedi bitirdi. Yine de ben özür diledim. Fakat hiçbir şekilde hiçbir şey yazmadı. Güzin Abla ben barışmak istiyorum fakat nedense bir cevap alamıyorum. Böyle küs durmak kimseye yakışmaz... Zaten askerden döndüğünü bir öğrenebilsem eğer gerçekten de her şey bitmişse onun resmini filan geri göndereceğim. Kalmasın, baktıkça "Bir zamanlar kardeş bildiğim kişi şimdi bir kontör yüzünden beni aramıyor" diye arkasından konuşmak istemem. Neden böyle yapıyor olabilir? Lütfen bana da elini uzat iyilik meleği...
X