Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Balyoz Davası'nda savcı-avukat gerginliği

    Cem TURSUN / İSTANBUL, (DHA)
    02 Mayıs 2011 - 14:59Son Güncelleme : 02 Mayıs 2011 - 14:59

    Balyoz Davası’nın 26. duruşmasında tutuklu sanık emekli Tuğgeneral Süha Tanyeri’nin avukatı Celal Ülgen savunma yaptı.

    İddianamede Balyoz planının yer aldığı 11 ve 17 numaralı CD’lerin üzerinde Tanyeri’nin el yazısı olduğu iddialarına karşı Ülgen, CD’lerdeki yazıların, Tanyeri’nin seminer notlarından kopyala yapıştır yöntemiyle oluşturulduğunu savundu. Ülgen, yansıttığı görüntüde harfleri birbirinin üzerine koyarak, "Adli tıp uzmanları ve grafologlar çok iyi bilir ki bir harfi 1 milyon kez yazmış olsanız bile 2 harf birbirinin aynısı olamaz" dedi. Ardından Tanyeri’nin çapraz sorgusuna geçildi. Çapraz sorguda Savcı Savaş Kırbaş ile avukatlar arasında tartışma yaşandı. Avukatlar, Savcı Kırbaş’ın sorularına itiraz etti. Savcı Kırbaş, davanın 29 Nisan’da görülen 25. duruşmasında 12 Eylül 1980 darbesiyle ilgili soruları avukatları kızdırmıştı. Avukat Emin Emir, Savcı Kırbaş hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etmişti.

    "SAVUNMA GÖREVİMİ ASKIYA ALIYORUM"

    Avukat Ülgen, Tanyeri’nin savunmasını tamamladıktan sonra mahkeme heyetine soruları olduğunu kaydetti. Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde sadece dijital verilere dayanarak tek bir kişinin bile özgürlüğünün kısıtlanmadığını ifade eden Ülgen, "Sanıkların üzerlerinde ya da iş yerlerinde ele geçmeyen meçhul bir kişinin bavulunda savcılığa gelen CD’lerdeki verilere dayanarak 163 kişinin tutuklanmasını hukuk devleti ile bağdaştırıyor musunuz" diye sordu. Ülgen soruşturma ve yargılamadaki uygulamaları hatırlatarak, "Hukukun üstünlüğü, savunma hakkına saygı, adil ve eşit bir yargılama, yargı bağımsızlığı ve adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların denkliği, tarafsızlık ve nesnellik, hukuka uygunluk" gibi ilkelerle bağdaşıp bağdaşmadığını sordu. Avukat Ülgen sözlerini, "Bu soruları sayın mahkemenizin değil tüm hukuk kurumları, üniversiteler, HSYK ve demokratik kitle örgütleri de yanıtlamak zorundadır. Sayın mahkemenizden yukarıdaki sorulara bir yanıt ışığı alıncaya değin savunma görevimi şimdilik askıya aldığımı, bildiriyorum" diye tamamladı.

    SAVCININ SÖZLERİ KIZDIRDI

    Duruşmada Tanyeri’nin çapraz sorgusuna geçildi. Savcı Savaş Kırbaş "Bir asker olarak hukuka aykırı olmayan bir emri yerine getirdiğiniz oldu mu" sorusunu Süha Tanyeri "Hayır" diye yanıtladı. Savcı Kırbaş, Süha Tanyeri’nin savcılıkta verdiği "Kara Kuvvetleri Komutanı’ndan (KKK) 1. Ordu’ya 2003 yılı için plan seminerinde Olasılığı En Yüksek Tehlikeli Senaryo (OEYTS) oynanmamasına ilişkin bir talimat gelmişse de, Sayın Komutan Çetin Doğan, bizlere ’Ben meramımı anlatamamışım. Biz bunu bu şekilde oynayacağız’ dedi. Normal şartlar altında üst komutanlığın talimatlarına aykırı davranması askeri hiyerarşiye uygun değildir" şeklindeki ifadesine atıfta bulundu. Savcı Kırbaş, "Uzunca bir süre askerlik yaptınız. KKK’nin ’oynamayın’ emrine rağmen Çetin Doğan ’ben bunu oynayacağım’ diyor. KKK’nin emrini biliyorsunuz, siz de sıkıntıya düşmüşsünüz. Siz üst komutanın uygulamayın dediğini biliyorsunuz. Buna rağmen planı uyguluyorsunuz. Emre aykırılık var" diye konuştu.

    SAVCININ TEPKİSİ : ÇEKİP GİDELİM O ZAMAN, HİÇ SORU SORMAYALIM

    Savcı Kırbaş’ın bu sözleri üzerine Avukat Celal Ülgen ve diğer avukatlar tepki gösterdi. Bunun üzerine Savcı Kırbaş "Siz konuşurken ben gıkımı çıkarmıyorum" dedi. Avukat Celal Ülgen ise "Silahlar eşitsiz, sizin mikrofonunuz açık, benimki kapalı" dedi. Savcı Kırbaş ise "Siz konuşurken de benimki kapalı. Oturduğunuz yerden söz almadan konuşuyorsunuz. İstediğiniz kadar konuşuyorsunuz, kimse kesmiyor. Ben bir iki kelime konuştuğumda herkes ayağa kalkıyor. Bu nasıl iştir, ben böyle yargılama görmedim. Çekip gidelim o zaman, hiç soru sormayalım. Siz savunma görevini askıya aldınız. O zaman ben de savcılıktan mı vazgeçeyim? Ben de soru sorma hakkımdan vazgeçiyorum" mikrofonunu kapattı.

    SORUYU MAHKEME BAŞKANI SORDU

    Başkan Ömer Diken, "Üst makamda olan KKK, Olasılığı En Yüksek Senaryoyu oynamayın emri veriyor. 1. Ordu Komutanı ’Biz bunu uygulayacağız’ diyor. Savcı Bey, bu durumda 1. Ordu Komutanı’nın emrine direnip direnemeyeceğinizi soruyor" dedi. Tanyeri ise "Komutanların her emrini uygulamak zorundayız. Diyelim alay komutanı emir verdi, tugay komutanının ne dediğini mi sorgulayacağız. Sanki emir direkt bana verilmiş gibi anlaşılıyor. Ben harekat başkanıydım. Benim üzerimde 2 kademe var. Kurmay başkanı ve ....... Emir önce onlara verilir" dedi.

    "BU ASKERİ SUÇTUR"

    Çetin Doğan ise konuyla ilgili olarak, "Plan semineriyle ilgili KKK’den bize 2 emir geldi. Yeni kuvvet yapısının bildirilecekti ancak bildirilmeyince biz de buna göre plan seminerini gerçekleştirdik. Ben KKK’nin ’oynamayın’ emrine rağmen oynadıysam darbe planı mı yapmış olurum? Bu askeri suçtur, askeri kabahattir" açıklamasını yaptı. Tanyeri’nin çapraz sorgusunun tamamlanmasının ardından duruşmada, emekli Tümgeneral İzzet Ocak’ın savunmasının alınmasına geçildi.
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı