Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Balyoz’da tatmin edici kanıt yok

    Hürriyet Haber
    12.10.2011 - 00:00 | Son Güncelleme: 12.10.2011 - 12:50

    ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey’nin ABD Dışişleri Bakanlığı’na geçtiğimiz şubatta gönderdiği telgrafta Balyoz gözaltıları anlatılırken, “AKP’nin eski Meclis Başkanı bile, bize gözaltıların geçerliliği konusunda ‘kamuoyunu tatmin edecek’ bir kanıtın ortaya çıkmadığını anlattı” ifadesi yer aldı.

    WIKILEAKS’te yer alan, 26 Şubat 2010 tarihli, ABD eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey imzalı bir telgrafta geçen yıl başında Balyoz operasyonunda birbiri ardına gelen gözaltı dalgaları anlatılırken, “AKP’nin eski Meclis başkanı bile, bize gözaltıların geçerliliği konusunda ‘kamuoyunu tatmin edecek’ bir kanıtın ortaya çıkmadığını anlattı” ifadesi yer aldı. ABD Dışişleri Bakanlığı’na gönderilen telgrafın özet bölümünde şöyle denildi:
    Hükümet kararlı
    “Bir İstanbul mahkemesi 26 Şubat’ta hükümete karşı ‘Balyoz’ darbe planı iddiasıyla gözaltında bulunan 11 subayı suçladı ve tutukladı (toplamı 31’e ulaştı.) Ayrıca, 13 şehirdeki yeni gözaltı dalgası 18 yeni subayın hapse konulmasını getirdi. Bununla beraber Türkiye’de tansiyon görünürde, Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Başbuğ arasında 25 Şubat’ta yapılan, kamuoyuna iyi bir şekilde duyurulmuş bulunan toplantıdan ve üç üst düzey emekli komutanın bırakılmasından sonra düştü. Başbakan Erdoğan’ın ertesi gün kamuoyuna yaptığı sert açıklamalar, hükümetin ayrıntılı ‘Balyoz’ planını içeren 2003 semineriyle bağlantılı askerlerin büyük bölümüyle ilgili kapsamlı kovuşturmayı daha ileri götürmeye kararlı olduğunu ortaya koyuyor. AKP’nin eski Meclis Başkanı da, bize kamuoyunu gözaltıların geçerliliği konusunda ‘tatmin edecek’ bir kanıtın ortaya çıkmadığını anlattı.
    İstifa verimsiz olur
    Telgrafın “Yorum” bölümünde ise Başbakan Erdoğan’ın gözaltı dalgası sonrası yaptığı açıklamalar konusunda şöyle denildi:
    “Başbakan Erdoğan’ın başka subayların tutuklanmasından sonra yaptığı açıklamaların önceden tasarlanmış biçimde provokatif görünüyor ve sadece iktidar partisi ile Türk ordusunu kendileri için anahtar sembol olarak gören laik muhalifler arasındaki gerilimi yeniden ateşleyecek. Orgeneral Başbuğ sessizliğini sürdürüyor ancak kamuoyuna yönelik bir duruş sergileme konusunda içeriden baskıyla karşılaşmış olabilir. Önemli görevdeki komutanların toplu istifası gibi diğer seçenekler basında çıktı ama bize verimsiz gibi görünüyor. Yargı sürecinin ilk aşamaları sürerken Türkiye dışından resmi açıklamalar sadece ateşe benzin dökmek olur.”  

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı