Balımpetek Köyü’nün en yoksuluydu, Flokser’le 137 milyon liraya çıktı

Sadi ÖZDEMİR
24.11.2009 - 00:00 | Son Güncelleme:

Aşkale’nin Balımpetek (Gürkaynak) Köyü’nün en yoksul ailelerinden biri olan Tükek Ailesi’nin oğlu Rafet Tükek, geceleri okuyup gündüzleri çalıştı, önce ticarete sonra sanayiciliğe adım attı. Tükek’in kardeşleriyle kurduğu, elyaf kaplama kumaş ve suni deri üreticisi Flokser, 137 milyon lira ciroya ulaştı.

ERZURUM’un Aşkale ilçesine bağlı eski adı Balımpetek olan Gürkaynak Köyü’nden 1960’ta İstanbul’a göç eden Tükek Ailesi’nin çocukları İstanbul’da suni deri ve elyaf kaplama kumaş işinde dünya çapında hatırı sayılır sanayiciler olmayı başardılar. Köyün en yoksul ailelerinden biri olduklarını söyleyen Rafet Tükek, “Nerden geldiğimizi çok iyi biliyoruz. Kaybedecek bir şeyimiz yoktu. Babam da bir tekstil işçisi olarak günde 12 saat haftada 7 gün çalışarak hepimizi okuttu ve bugünlere geldik” diyor. Flokser Group olarak 2008’de 137 milyon lira ciro yaptıklarını, bu yıl bu ciroyu yine yakalayacaklarını söyleyen Rafet Tükek, Çerkezköy OSB’de krizli aylarda yatırımını tamamladıkları yeni fabrika ile de dünyanın en iddialı fabrikalarından birine sahip olduklarını belirtiyor.
Gurbetçi baba iş buldu
Rafet Tükek, şöyle başlıyor anlatmaya: “1954 Aşkale Balımpertek köyü (Gürkaynak) doğumluyum. 1 kız 4 erkek kardeşiz. En büyüğümüz 8 yaşındayken 1960’da İstanbul’a göç ettik. Babam 1960’a kadar İstanbul’da inşaatlarda çalışan gurbetçiydi. O tarihte bir iplik fabrikasında iş bulmuş. Bir de tek göz gecekondu yapmış ve ailesini İstanbul’a taşımış. Bunu özellikle söylüyorum çünkü nereden geldiğimizin bilinmesi önemli. Babam bizleri okuttu. Bana göre babam inanılmaz bir başarı öyküsüdür. Çünkü 5 evladını da o işçi maaşıyla haftanın 7 günü, günde 12 saat çalışarak yaptı bunu. ‘Ceketimi bile satarım, çocuklarımı okuturum’ derdi. Bizler de hem okuduk hem çalıştık.”
Üniversiteli tüccar olduk
1975’te ağabeyinin okulu bitirip devlet memuru olduğunu kendisinin tekstil meslek lisesini bitirip, Yıldız’da inşaat mühendisliği okumaya başladığını anlatan Rafet Tükek, şöyle devam ediyor: “Ailede ‘bundan sonra ne yapacağız’ diye bir toplantı yaptık. Ticaette karar kıldık. İstanbul Aksaray’da bir ofis tuttuk, bir de telefon satın aldık. Boş ofis, bir masa bir sandalye bir de telefonumuz vardı. Ne ticareti yapacağımızı da bilmiyorduk. 6 ay araştırdık. Sonunda dekoratif yapı malzemelerinin uygulanması ve ticaretiyle işe başladık. Binaları komple giydiriyorduk, içindeki tefrişleri de yapıyorduk. Yer, iç, dış cephe kaplama işinde uzmanlaştık. Gece okuyorduk gündüz çalışıyorduk. Ben inşaat mühendisi, bir kardeşim mimar oldu. Bir tanesi iktisat okudu. Ağabeyim elektrik mühendisi oldu. Ablamız meslek lisesi bitirdi, evlendi. 150 kişilik bir organizasyonla 50 noktada iş yapar konuma gelmiştik. Ancak bu iş artık bizi tatmin etmiyordu. İş zordu, firesi çoktu, kazancı da az gelmeye başlamıştı. Artık üretim yapmak istiyorduk.”

Cem Vakfı’nda 12 yıl çalıştı ‘kolbastı’ ekibi bile kurdu

FLOKSER Group Başkanı Rafet Tükek, 12 yıl Cem Vakfı yönetim kurulu üyesi olarak hizmet verdiğini söylüyor ve sosyal faaliyetler açısından çok renkli bir hayat yaşadığını anlatıyor. Tükek, “Aleviyim, Cem Vakfı’nda çok faaliyetimiz oldu. Sanayici ve işadamı derneklerinde çalıştım. Şirket olarak Ataser Vakfı’nı kurduk ve onunla burslar veriyoruz. Birkaç işadamı dostumla Gezgincanlar grubu kurduk ki bu da hobilerimizle ilgili. Dalıyoruz, rafting yapıyoruz. En son Kastamonu’da kanyonda üç gün mahsur kalmıştık haberlere de konu olduk. Herry Giyim’in patronu Selami Sarı’nın önerisiyle bir de kolbastı ekibi kurduk. Hem spor yapıyoruz hem de eğleniyoruz.”

Kadife duvar kâğıdı üretip sanayici olduk

FLOKSER Group Başkanı Rafet Tükek, şöyle konuşuyor: “Başkasının malını satarak, kullanarak büyümek mümkün değildi. 1980’de ‘üretim de yapalım’ dedik. İlk üretimimiz kadife duvar kağıdı oldu. Birçok duvar kağıdının en büyük bayisi olmuştuk. Kadife duvar kağıdının üzerindeki elyaf tozların adı Flok, şirketimizin adı oldu ve Flokser’i 1982’de kurduk.aArdından giyimlik ve döşemelik kumaşlar üretmeye başladık. Sonra suni deri üretimi de başladı. Ayakkabı saraciye, giyim, mobilya sanayileri için üretim yapar olduk. Bu alanlardaki ithalatı büyük ölçüde ikame ettik. 1990’larda da ihracata başladık. İşimiz hızlı büyüdü. Çünkü, bir alanda çok büyük bir boşluğu keşfetmiş ve doldurmuş olduk. İşe karşı çok ciddi tuttukumuz da vardı. Çünkü yokluktan geliyorduk.”

Krizde fabrika kurduk 900 kişi çalışıyor

RAFET Tükek, 30 yıldır üretim yaptıklarını belirtiyor ve şöyle konuşuyor: “Biz şimdi üç kardeş beraberiz. Rafet, Rasim ve Yasin. 900 kişilik istihdamımız var. 2008’de yaklaşık 137 milyon lira ciromuz oldu. İhracatımız ise 60 milyon dolara yakındı. Suni deri üretiminde çok büyük kapasitemiz var. Elyaf kaplamada da çok güçlüyüz. Grup olarak yılda 25-30 milyon metre arası kumaş üretiyoruz. 50’den fazla ülkeye ürün gönderiyoruz. Araştırma Geliştirme (Ar-Ge) grubumuz çok güçlüdür ve 10 civarında patentli ürünümüz vardır. Patent başvurusunda Türkiye’de 8’inci sıradayız. Son yatırımımız Çerkezköy OSB’de 110 dönüm arazide 70 bin metrekare kapalı alana sahip fabrikamız oldu. Yatırımı yaparken küresel ekonomik kriz başladı. Tamamladık ve kapasitemizi üçe katladık. Elyaf kaplama yöntemiyle ürettiğimiz ürünler burada üretiliyor. Hadımköy’de ise yönetim ve suni deri fabrikamız var.”

Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı