Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Balık bolluğunu kaçırmayın

Bu sene balık bol. Uygulanan avlanma yasakları mı, iklim koşulları mı, denizlerin kirletilmesine karşı alınan önlemler mi, nedendir bilinmez. Ancak ülkemizin yaşadığı ekonomik krizde özellikle dar gelirliler için bulunmaz bir nimet, Tanrı'nın bir armağanı gibi kabul etmek gerekiyor.

Bu fırsatı kaçırmayın, sık sık balık yiyin. Bu tavsiyemin nedeni sadece ucuz olması değil. Balığın sağlık açısından da çok değerli bir gıda olmasına bağlı. Öncelikle, balık protein değeri çok yüksek olan bir gıda. Üstelik balıktaki protein kolay sindirilir ve vücut için çok yararlı olan protein türüdür. Bu özelliği nedeniyle, çocuklar, gelişme çağındaki gençler, yoğun bedensel faaliyet gösterenler, hastalar önde olmak üzere herkes için çok değerli bir gıda türü.

Olaya kalp ve damar sağlığı açısından bakıldığında da balık çok önemli bir yer işgal ediyor. Damar sertliğinden korunmak için kırmızı etten kaçınılması gerektiğini artık hemen herkes biliyor. Kırmızı ette bulunan yağ kolesterolün yanı sıra, doymuş yağ asitleri de içerdiği için, damar sertliği riskini artırıyor. Bu nedenle beslenmede kümes hayvanlarının önemi arttı. Oysa son zamanlarda yapılan çalışmalar, tavuk eti ile mukayese edildiği zaman balığın bu alanda tartışılmaz bir üstünlük taşıdığını ortaya koydu.

Yağların damar sertliği alanındaki riskini belirlemek için size çok basit bir ipucu vereyim. Temel kural olarak, bir yağ ne kadar katı ise, o kadar çok doymuş yağ içerir. Doymuş yağların fazlalığı da damar sertliği açısından o kadar fazla risk yaratır. Bir sığırın yağı ile, bir tavuğun yağını oda ısısında yan yana koyduğunuzda, sığırın yağı çok katı, tavuğun yağı ise daha gevşektir. Bunların yanına balığı koyduğunuzda, balığın yağının hiç de katı olmadığını görürsünüz. Bu üstelik oda ısısında yaptığımız bir deney. Balığın soğuk deniz suyunda yaşadığını düşünürseniz, yağının ne kadar zor katılaştığını anlamak zor olmaz. Bunun nasıl gerçekleştiği size çok teknik bir ayrıntı olarak gelebileceği için bu konuya girmek istemiyorum, ama şunu bilin ki balık ne kadar soğuk suda yaşıyorsa damar sertliğinden korunmak için o kadar yararlıdır. Bu ilk olarak Eskimo'larda ortaya çıkmış bir gerçektir. Eskimo'lar iklim koşuları nedeniyle sebze, meyve gibi sağlıklı olduğunu bildiğimiz gıdaları pek bulamıyorlar. Soğuktan korunmak için de çok yağlı besleniyorlar. Bu koşullarda onlarda kalp ve damar hastalıklarının çok olması gerektiği düşünülüyor ama diğer toplumlara oranla çok düşük olduğu belirleniyor. Buradaki koruyucu etken soğuk suda yaşayan balıklar.

Ülkemizde son zamanlarda beslenme ve üstelik sağlıklı beslenme açısından çok büyük bir imkán yaşanıyor. Bazı cinsleri ekmekten bile ucuz olan balık bolluğunu kaçırmayın.
X