Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Balık baştan kokar...

<B>LAFI </B>dolandırmaya ne gerek var? Her gücü yetenin cebinde silah taşıdığı bir ülkede bugün yaşadığımız durumdan başkası olabilir miydi?<br><br>Şimdi öğreniyoruz ki Sayın Başbakan yetkililere, ilgililere talimat vermiş. İçinde bulunduğumuz bu <B>maganda terörünün </B>önlenmesi için sadece yasal ve idari önlemler araştırılmayacakmış.

Meselenin sosyo-kültürel boyutlarına da bakılacakmış.

Tebrikler...

Demek her büyük maçtan sonra bir veya iki kişiyi mezarlığa gömerek geçirdiğimiz yıllar o zaman işe yaramamış. Durumun ne kadar vahim olduğu yeni fark edilmiş.

İyi de... Sokaktaki vatandaşı tabanca taşımaktan vazgeçirmek için ona önce örnek olmak gerekir.

Oysa hepimiz biliyoruz ki vatandaşa örnek olma konusunda birinci derecede sorumluluğu olan sayın milletvekillerimizin pek çoğu -kırsal alanda taşımalarına biz bir şey demiyoruz- TBMM’ye bile tabancayla gidiyorlar.

Vatandaşın hizaya gelmesi için önce milletvekillerinin TBMM İçtüzüğü’ne uyması gerekmez mi?

Bir tarihte biz İngiliz Parlamentosu’na gittik. Elbet dinleyici olarak sıkı bir güvenlik aramasından geçtik. Ama gördük ki milletvekilleri de aynen bizim gibi sıkı bir aramadan -yani dedektörlü yerden- geçmeden parlamentoya giremiyorlar.

TBMM Başkanı Sayın Bülent Arınç, milletvekillerini böyle bir denetimden geçirebilir mi?

Tabancasıyla Meclis’e giren bir milletvekiline oradaki polis memuru -veya başka güvenlik görevlisi- müdahale edip engelleyebilir mi?

Balığın baştan koktuğunu gösteren bir başka örnek verelim:

Dosyalarımızı karıştırırken karşımıza çıktı. Meydan isimli gazetenin 1 Ağustos 1995 tarihli sayısında yayınlanan habere göre Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman Demirel, o tarihe kadar yani Cumhurbaşkanlığı’nın ilk iki yılı içinde yakınlarına tam 285 adet silah hediye etmiş. Bunlardan 7’sini kayınbiraderi Ali Şener’e, 4’ünü de o tarihte Dışişleri Bakanı olan Hikmet Çetin’e vermiş.

Peki ya Demirel’in halefi, yani o tarihteki Başbakan Tansu Çiller ne yapmış?

O’nun muhtelif kişilere hediye ettiği tabanca sayısı 48 imiş.

Turgut Özal’ın hediye ettiği silahların ihtimal hesabı bile yoktur.

Düşünün siz... Hani bugünlerde bize çok kızan ve bizim de çok kızdığımız Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac var ya... O’nun sağa sola tabanca hediye etmesi hiç aklınıza yatıyor mu?

Şunu söylemek istiyoruz:

Tamam Anavatan Partisi Şanlıurfa Milletvekili Turan Tüysüz’ün tabancasını jest olsun diye TBMM Emniyet Amirliği’ne teslim etmesi doğrudur ama yeterli değildir. Bunu işi çözmeye niyetiniz varsa, çözersiniz. Ama samimi iseniz.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI