Bali: Bankalar zor zamanda da taahhüdünün arkasında olmalı

Hürriyet Haber
19 Eylül 2012 - 15:49Son Güncelleme : 19 Eylül 2012 - 15:49

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, “Bankacılık sadece kolay zamanlarda değil, zor zamanlarda da taahhüdünün arkasında durmayı gerektirir” dedi.

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, Sivas’ta gerçekleştirilen İş’le Buluşmalar toplantısında iş hayatının süreklilik ve sadakat istediğine dikkat çekerek, “İş Bankası ekonomiyi desteklemek, üretimi teşvik etmek için var. Bankacılık sadece kolay zamanlarda değil, zor zamanlarda da taahhüdünün arkasında durmayı gerektirir. Bankacılıkta karşılaştığınız ilk tümsekte kuralları değiştiremezsiniz” dedi

İş Bankası’nın, 2008’den bu yana KOBİ’lere bilgi ve danışmanlık desteği sağlamak amacıyla düzenlediği İş’le Buluşmalar toplantısının yeni durağı Sivas oldu. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, İş Bankası’nın ekonomiyi desteklemek, üretimi teşvik etmek için var olduğunu ifade ederek, “Türkiye’nin Bankası olarak hep sahada olduk, hep müşterilerimizin yanında olduk” dedi.

Bankacılığın sadece kolay zamanlarda değil, zor zamanlarda da taahhüdünün arkasında durmayı gerektirdiğini, bankacılıkta karşılaşılan ilk tümsekte kuralların değiştirilemeyeceğini belirten Adnan Bali, “Bunu en iyi siz değerli müşterilerimiz bilirsiniz. İş hayatı süreklilik gerektirir, samimiyet gerektirir” diye konuştu.

“İnsanların işine son verilirken biz bininci şubemizi açıyorduk”

İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, “Önemli olan musluğun bir yere konması değil suyun akmasıdır. Suyun öyle aç-kapa akması değildir” diyerek İş Bankası’nın zor zamanlarda da sözünün arkasında duran bir banka olduğunu hatırlattı. Bali sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu ülkede global krizin daha doğru dürüst nereye varacağı bile belli değilken binlerce insanın işine son verilerek evine gönderildiği günlerde biz bininci şubemizi açıyorduk, istihdama devam ediyorduk. Kriz lafı bir koro gibi çoğaltılarak, şu ya da bu söylemle krediler geri çağrılırken, yarı yolda şartlar değiştirilip zorlaştırılırken, biz ödeme niyeti olup ödeme güçlüğüne düşenlere kolaylık sağlıyorduk. Hatırlayınız dış dünyadan kopuk kendimize özgü, bizim yapısal sorunlarımızdan kaynaklanan krizler yaşıyorduk, bugün dışımızda nedenlerle ortaya çıkan global ekonomik kriz olgusunun bizi ne oranda etkileyeceğini konuşuyoruz”.

“Bizim kârımız vasıflıdır. Başkalarına kaybettiren kârlılık değildir”

Adnan Bali, kriz yıllarının unutulmaması gerektiğinin altını çizerek, kriz dönemlerinde de İş Bankası’nın aynı hizmet anlayışı ile çalıştığını hatırlattı. İş Bankası’nın kriz dönemlerindeki iş yapma şekliyle de müşterisinin yanında olduğunu vurgulayan Adnan Bali, “İşimizi iyi yapmaya çalışırken muhataplarımızın da doğrusunu dikkate almadığımız, sosyal faydayı gözetmediğimiz bir çalışma biçimimiz yok. O nedenle bizim performansımız, bizim kârımız farklıdır, bizim kârımız vasıflıdır. Başkalarına kaybettiren bir kârlılık değildir bizim kârlılığımız” dedi.

Bu iş yapma tarzının global ekonomik kriz ortamında çok kıymetli olduğunu düşündüğünü ifade eden Adnan Bali, risklerin hassas yönetilmesi gereğinin arttığı ve ekonomik büyümenin de geçen seneye nazaran hız kestiği bir ortamda özellikle finansal aktörlerin davranış biçiminin daha farklı bir önem kazandığına dikkat çekti.

“Yaygın ve ciddi saha hakimiyeti gösteren bir çalışma biçimimiz var”

Bankacılık sektörünün 2011 yılında KOBİ kredilerini yüzde 29,2 artırdığını, bu artışın İş Bankası’nda yüzde 37 olduğuna dikkat çeken Adnan Bali şunları söyledi, “2012 Haziran’ına baktığımızda sektörün yüzde 6’lık sınırlı artışına karşılık İş Bankası’nda bu oran, yaklaşık yüzde 12’ye yani 2 katına ulaşmıştır. 2012 ilk 6 aylık döneminde de sektörün üzerinde devam eden bu artışla en yakın takip eden bankadan 13 milyar TL daha fazla ticari kredi kullandıran bir bankayız. Bunu da Türkiye’nin büyük sermaye gruplarına kullandırılan büyük ölçekli, büyük montanlı kredilerle değil, orta ve uzun vadeli yatırım finansman ve proje kredileriyle değil,  bütün firmalarımıza değecek, dokunacak ve sanayiye, ihracata, üretime ve istihdama katkı koyacak yaygın bir mahiyette yapıyoruz.”

İş Bankası’nın 65 ilde en fazla nakdi ticari kredi veren özel banka olduğunun altını çizen Adnan Bali, bankanın son derece yaygın ve ciddi saha hâkimiyeti gösteren bir çalışma biçimine sahip olduğunu belirtti.

Kredi hacmindeki büyümeye karşılık sorunlu kredilerle ilgili olarak önleyici bir politika izlediklerini belirten Adnan Bali sözlerini şöyle sürdürdü, “Biz bu dönemde sorunlu kredi yaratmak bir yana ödeme güçlüğüne öngörülemeyen nedenlerle düşen müşterilerimize ödeme niyetlerini muhafaza ediyorlarsa yardımcı olduk, kolaylık gösterdik. Bırakın sorunlu kredi yaratmayı, sorunları önleyecek politikalar izledik.  Bu tür müşterilerimize yönelik yeniden yapılandırmalarla, zar zor meşakkatli süreçlerle bir araya getirilmiş kıt sermayeyi heba etmeyecek tarz içerisinde olduk. Bir banka için en önemli vasfın bu olduğunu düşünüyorum.”

“Üretime ve istihdama destek sağlamaya devam etme kararlığını sürdürüyoruz”

İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde de bulunarak Türkiye’nin 2012 yılsonu itibariyle yüzde 3,5 - 4 civarında bir büyüme performansı yakalayacağını düşündüklerini söyledi. Bali, bu büyüme performansının düzeyinin düşük görünmekle birlikte, değişen kompozisyonu bakımından geçmiş dönemlerdeki büyüme performansından farklı olduğunu vurgulayarak ihracatın büyümeye olan katkısının belirgin bir şekilde arttığını söyledi.

Cari açığa ve dış dengeye ilişkin göstergelerde ciddi iyileşmeler yaşandığını ifade eden Adnan Bali, genç nüfus ve dinamik yapısı nedeniyle Türkiye ekonomisinin kendi potansiyeline yakınsayan bir büyüme performansı göstermesinin özel olarak vurgulanması gerektiğini belirterek şunları söyledi, “Cari açığın belirgin bir sorun olarak kaygı konusu olduğu dönemlerde büyümeyi sınırlamak sanki bedelsiz ve kolay başvurulacak bir opsiyonmuş gibi değerlendirilmekteydi. Oysa büyümeyi sınırlamak Türkiye ekonomisi için o kadar kolay bir seçenek değildir. Nitekim bunun tek etkisi istihdamda kendisini göstermez. Bütçe gelirleri açısından vergi gelirleri açısından da etki olur. Büyüme hızının düştüğü dönemlerde şu ana kadar sürdürülegelen bütçe disiplinin ve bütçe performansının da gelirler yönünden bir miktar olumsuz etkilenebileceğini düşünmek durumundayız.”

Adnan Bali, İş Bankası’nın bu süreçte üretime ve istihdama destek sağlamaya her koşulda devam etme kararlılığını sürdürdüğünü, tüm birikimi ve enerjisiyle milli bankacılığın önderliğini yapmaya devam ettiğini vurguladı.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı