Gündem Haberleri

    Bakkallık yapacağız

    Hürriyet Haber
    30.03.1998 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Efe, Ege Aydan

    Komedyen-gazeteci, avukat-doktor, müzisyen-işadamı, tiyatro sanatçısı-basketbolcu, işadamı-politikacı... Herbiri alanlarında isim yapmış, saygın kişiler. Çok farklı sektörlerde sivrilip ünlü oldular. Ve hepsi birbirinin kardeşi olarak anılmamayı başardı. Bu kez Hürriyet için biraraya geldiler. Daha önce birbirlerine itiraf edemedikleri düşüncelerini açık açık anlattılar. Türkiye'nin ünlü biraderlerinden bazılarının birbirleriyle ilgili hiç bilmediğiniz yönlerini, bu yazı dizisinde bulacaksınız...

    Efe Aydan. Boyu 2.02 cm. Doğum tarihi 1955. Mesleği basketbol menajeri. Ege Aydan. Boyu, 1.90. Doğum tarihi 1958. Mesleği, tiyatro sanatçısı. Birbirlerine telefon açtıklarında ağızlarından çıkan ilk soru: ‘‘Neredesin?’’ Ortaokulu bitirince ayrı şehirlere düştü yolları. Geleceğin milli takım kaptanı olacak Efe, İstanbul'da Galatasaray basketbol takımında oynamaya başladı. Ege ise kararını vermiş, konservatuvarda okumak için Ankara'ya gelmişti. Efe annesiyle İstanbul'da, Ege babasıyla Ankara'da kaldı bir süre. Derken Efe İzmir Karşıyaka'ya transfer oldu. İki kardeş kafalarına koydular. Anne ve babalarını aynı şehirde biraraya getireceklerdi. Onlar İzmir'de buluştu ama iki kardeş işleri nedeniyle hep ayrı şehirlerde yaşamak zorunda kaldı:

    ‘Sabahleyin Efe'yle kahvaltı ederiz, öğleden sonra bana telefon açtığında Madrid'te olduğunu öğrenirim. Akşam Bursa'da, ertesi gün Litvanya'da olur. Bizi birbirimize ayrılık bağlıyor!’’

    Biraraya geldiklerinde başlarından geçen ilginç olayları konuşuyor, en dramatik olanını bile komik hale getiriyorlar. ‘‘Erkeklerin bilgisayar, araba gibi oyuncakları vardır. Konuşmaya başladığımızda mutlaka araba geyiği yaparız.’’

    EGE'NİN RATİNGİ YÜKSEK

    Efe Aydan her ne kadar tiyatrocu bir aileden gelse de ilk kez operaya annesinin zoruyla gitmiş. ‘‘Bu insanların neden bağırdığını uzun uzun düşünmüştüm’’ diyor. ‘‘Sanata karşı çok ilgim yok. Ama Ege'nin hiçbir oyununu kaçırmadım. Onu sahnede görmek çok duygulandırıcı.’’

    Ege Aydan da bir Efe fanatiğiymiş: ‘‘Ben de onu maçlarda nefesimi tutarak seyrederdim.’’

    Bugüne kadar Efe'nin kardeşi ya da Ege'nin abisi dedirtmemeyi nasıl başardılar? ‘‘Ben henüz konservatuvarda okurken abim, Efe Aydan olarak tanınmaya başlamıştı. Ondan önce de annem ‘Tijen' olarak, Kaynanalar dizisinden tanınıyordu. Benim tanınmam abim sayesinde oldu. ‘Yarın Artık Bugündür' dizisinde basketbolcuyu oynuyordum. Sonra herşey bir anda birbirine karıştı. Efe'yle beni karıştırmaya başladılar. Önce Tijen'in oğlu basketçi Efe... Sonra Efe'nin kardeşi Ege Aydan'ın ratingi yükseldi.’’

    Sevda hanım oğullarının arasında bir fark gözetmediği için Efe'yle birlikte olduğunda ona Ege, Ege'yle birlikte olduğu zamansa Efe olarak hitap ediyormuş. Birlikte paylaştıkları tek ortam yaz tatilleri. Onun dışında kimi zaman artizlerin(!) takıldığı mekanlara gidiyorlar birlikte ya da basketbol, voleybol maçlarına:

    ‘‘Birgün kardeşim beni Çiçek Bar'a götürmüştü. Her köşede tanınmış bir yüz. Kahkahalar atıyor, eğleniyorlardı. Allah Allah, Allah Allah demekten alamadım kendimi.’’

    ‘‘Beni de abim Eczacıbaşı Bayan voleybol takımının maçına götürmüştü. İşte o zaman Allah Allah deme sırası bana geldi. Hepsinin de boyu benden uzundu.’’

    İTİRAF ETTİLER

    Uzun zamandan beri üzerinde düşündükleri ve yapmak istedikleri bir proje var. Birlikte bir bakkal dükkanı açmak istiyorlar. ‘‘İkimiz de emekli olduk. Şehir hayatından uzaklaşmak istiyoruz ilerde. Belki bir köyde bakkal dükkanı açarız ya da doğayla başbaşa yaşayıp tarımla uğraşırız.’’

    EGE AYDAN: Daha disiplinli, daha olgun görünüşlü biridir Efe. Sinirlendiği zamansa dünyayı görmez gözü. Onun sinirine tahammül edemiyorum. Sinirlendiği vakit hayatının akışı değişiyor. Efe hayatı daha ciddiye alıyor. Televizyonun karşısındayken sekiz kere Efe deyin, duymaz. Televizyona adeta kilitleniyor. Bu huyunu da sevmiyorum.

    EFE AYDAN: Ege'yi sinirlendirmek zordur. Hayatı eğlenceli yaşar. Onunla beraber olmak insanları uçurur. Çünkü çok deli doludur. Ama tahammül edemediğim bir tarafı var. Çok dağınık! Ege'den ayrıldığımız tek nokta bu. Çok başarılı bir öğrenci olmadığım için annem beni basketbola yönlendirdi. Sporcu olmama annem karar verdi. Ama Ege kendi seçimini kendisi yaptı. Tiyatro sanatçısı olmaya karar verdi. Ve başardı. Onunla gurur duyuyorum.

    EGE AYDAN: Annemle babam tiyatro sanatçısı olduğu için gece oyuna giderlerdi. Efe bana baba gibi baktı, bir sürü sorumluluk üstlendi. Sigaraya birlikte başladık. Henüz 15 yaşındaydım. O gizli gizli içer bana sigara içirtmezdi.

    HALUK- ABDULLAH ŞAHİN

    Fenerbahçe'den dönme Beşiktaşlıyız

    Subay bir baba, öğretmen bir annenin çocuğu olarak dünyaya geldiler ve o dönemin klasik, katı kurallarıyla yetiştirildiler. Hepsi üniversitede okuyacak, doktor, avukat ya da mühendis olacaktı. Nitekim öyle de oldu. Ancak bir fireyle. Üç erkek kardeşten Selçuk Elektronik mühendisliğini seçti, bir küçüğü Haluk Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. APO ise ailenin asla onaylamayacağı bir mesleğe göz dikti: Komedyenlik!

    Anneannesine konservatuvara gireceğini söylediği zaman ‘‘İnsan maymunu mu olacaksın?’’ sorusuyla karşılaştığı günden bu yana insan maymununu oynuyor, tek kanallı televizyonun unutulmaz komedyeni Abdullah Şahin. Nokta tiplemesiyle sadece güldürmedi, toplumsal konulara değinerek kara mizah da yaptı. Her ne kadar ailesine tiyatro sanatçılığını bir meslek olarak benimsetemese bile, Haluk abisinin desteğiyle konservatuvarı başarıyla bitirdi: ‘‘Çocukluğundan itibaren hep sahnede olmaktan hoşlanan bir tarafı vardı. Çok sevimli bir küçük çocuktu. Kıvırcık saçlı, tombul, muzip. Hatta sevimli çocuk yarışmasında birinci gelmişti. İlkokuldan itibaren sınıftan kaçıp sinemaya gitmeye başlayınca, ailenin beklentilerine uymayacağını anladım.’’

    Ancak iki kardeşin çizgileri edebiyatla tiyatro arasında buluştu. ‘‘Abdullah'ın Bursa Halkevi'nin Oda Tiyatrosu'nda sahneye çıkması için yardım ettim. Henüz 14 yaşındaydı. Onu yönlendiren ben oldum ailemizde.’’

    İstanbul'da üniversite hayatına başlayan Haluk Şahin Şişli'de bir bodrum katı dairesini, bugün Bonn Büyükelçisi olan Volkan Vural'la paylaşır. Kardeşinin konservatuvar sınavlarını kazanmasıyla birlikte üçü birlikte oturmaya başlarlar.

    Haluk Şahin Amerika'da akademisyen olur ve Türkiye'ye dönünce gazeteciliğe başlar. Bugün iki kardeş de alanlarında sivrilmiş, ünlü isimler. Komedi deyince ikisi de aynı çizgide buluşuyor. Haluk Şahin mizahı daha çok yazılarına işlerken, Abdullah Şahin sahneye aktarıyor. Bir başka ortak yönlerini yüksek sesle aynı anda söylüyorlar. ‘‘İkimiz de Fenerbahçe'den dönme Beşiktaşlıyız.’’

    Ailenin övündüğü kim?

    Küçükken o hep güldürür, siz hep araştırır mıydınız?

    H.Ş: Ben daha çalışkandım, o daha haylazdı.

    A.Ş: Evde en çok Haluk abim bizi güldürürdü. Herkesi taklit ederdi.

    Birbirinizin onaylamadığı yönleri var mı?

    A.Ş: Haluk abim çok dalgındır. Arada sırada randevu saatlerini unutur. Bir de bana torpil yapmamasını onaylamıyorum...

    H.Ş: Ben prensip olarak insanların layık oldukları yerlere gelmesi için gerekli bağlantıları kurarım ama hiçbir zaman özel muamele yapılmasını istemem. Çünkü bu şekildeki ilişkilerin daima karşılığı oluyor. Bizim mesleğimizde birisinden bir şey isterseniz, mutlaka birgün sizden onun karşılığını isterler. Abdullah'ın sevmediğim tarafları ise dağınık olması ve fazla sorumluluk duygusu taşımaması.

    Haluk Şahin'in kardeşi ya da Nokta'nın abisi olarak tanınmamayı nasıl başardınız?

    H.Ş: Abdullah 1970'lerin sonuda çok şöhretliydi. Bir restorana gittiğinde normal şekilde yemek yemesi mümkün değildi. O ‘‘Nokta’’ idi. O zaman ben Nokta'nın kardeşiydim. Amerika'da profesör, Türk gazetelerinde yazı yazan, entelektüel çevrelerde bilinen ama halkın tanımadığı bir kişiydim.

    A.Ş: Şimdi ben Haluk Şahin'in kardeşiyim. Onu herkes Arena'dan tanıyor.

    Peki aileniz en çok kiminle övünüyor?

    H.Ş: En çok en büyük abimizle övünüyorlar. Çünkü o daha klasik rolleri oynadı, sonunda da çok başarılı bir iş adamı oldu. Selçuk elektronik mühendisidir. Ailenin beklentilerini eksiksiz yerine getirdi.






    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı