Bakkal hesabı yaptı, borsaya çekecek 500 milyar dolar gördü

Hülya GÜLER
07.05.2010 - 00:00 | Son Güncelleme: 06.05.2010 - 21:53

SPK Başkanı Vedat Akgiray, “Bakkal hesabı yaptığınızda, İMKB’nin değerini şu an 250 milyar dolar sayarsak, ekonomimiz 750 milyar dolar büyüklükte ve büyümeye devam edecek. Hisse senetleri için 500 milyar dolarlık potansiyel talep var” dedi.

DÜNYADA menkul kıymet borsalarının genelde, bulundukları ülkelerin milli gelirlerinin yüzde 100’ünün üzerinde olduğunu hatırlatan Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vedat Akgiray, “Türkiye ekonomisindeki tasarruflar, bugünkünden 3 kat daha büyük bir borsayı yaşatabilecek büyüklükte. Kabaca bakkal hesabı ile İMKB’nin değeri şu an 250 milyar dolar. Ekonomi ise 750 milyar dolar büyüklükte ve büyümeye devam edecek. Şirketlerin hisse senetlerine 500 milyar dolarlık potansiyel talep var” dedi. Daha çok şirketin İMKB’de halka açılması ve böylelikle sermaye piyasalarının büyütülmesi amacıyla ilk kez düzenlenen ‘Halka Arz Zirvesi’nde konuşan Akgiray, pazarlamanın akıllı yapılması halinde, hazır 500 milyar dolarlık pazar imkanı olduğunu savundu.
50 trilyon dolar
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın (İMKB), SPK, Türkiye Odalar ve Borsalar  Birliği (TOBB), İstanbul Sanayi Odası (İSO) ve Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği’nin (TSPAKB) işbirliği ile düzenlenen zirveye gösterilen ilgiden memnun olan Vedat Akgiray, dünya borsalarının toplam değerinin 2009 sonu itibariyle 50 trilyon dolara yakın olduğunu hatırlattı ve şöyle devam etti: “Dünya borsalarının toplam değeri, genellikle bulundukları ülkenin gayri safi hasılasına yakındır. Hatta oranlandığında yüzde 100’ün üzerindedir. Türkiye’de ise yüzde 35-40’lardayız. İMKB’nin büyüklüğü 2.5-3 kat daha artabilir. Türkiye’de halka açık şirket sayısı 300 dolayında. Bu sayı da çok az. Türev piyasalar ve VOB da henüz çok küçük. Ürün borsası yok gibi; yapılması yönünde ilgili kurumlarla beraber büyük adımlar atıldı.”
Kumar görenler var
Akgiray, son 1 yıldır İMKB’ye ilişkin gerçekleştirdiği gözlemi şöyle paylaştı: “Özellikle Anadolu’da, her yerde aslında İstanbul dahil İMKB’de, büyük firmaların hisse senetlerinin olduğu, 3-5 tane spekülatörün veya manüplatörün zaman zaman alışveriş yaptığı, fiyatlamanın ne olduğu belli olmayan, kumarhane gibi, fiyatların rastgele belirlendiği bir borsa görüntüsü var. Eğer böyle ise kapatmak lazım, ekonomik değeri yok o zaman. Ama böyle değil. Fiyatlama konusunda çok isabetli olduğunu, rakamlar söylüyor. Türkiye ekonomisinin büyümesi ile borsanın değerindeki artış arasında yüzde 85 düzeyinde bir korelasyon var. Bu oran ABD’de bile yüzde 70. Dolayısıyla bu algıda bir yanlışlık var. İMKB’deki toplam fiyatlama çok rasyonel. İMKB aslında ekonominin rayında yürüyen, çok rasyonel, etkin bir piyasa, bahsedilen görüntün gerçek dışı. Bizde medyatik haberler biraz daha kafalarımızı şekillendiriyor. Bir kaç tane kötü örnek, kötü elma, tüm sepeti kötü gösterebiliyor. Öyle olmadığı çok net.”

Şirketler ‘yönetim gider’ diye korkuyor, fonlar cirit atıyor

ŞİRKETLERİN halka arz konusunda korktuğu şeylerin başında ‘yönetim kaybı’ olduğunu belirten İMKB Başkanı Hüseyin Erkan, “Hayır, halka açılma, yönetim kaybına sebep olmuyor. Bugün İMKB’de en büyük 30 şirket içinde en az 15 şirket hâlâ aile şirketi. İnanın, şirketlerinize yatırım yapacak yatırımcılar sizlere inanarak yatırım yapıyor. Sizleri şirketin başında görmek isterler. Yeter ki onlara karşı şeffaf ve adil olun” dedi. Erkan, şöyle devam etti: “Nasıl ki kardeşinize babanıza adil davranıyorsanız, küçük yatırımcının da beklediği bu. Halka açık olmayan şirketler, halka açılsın. Şirketler halka açıklığın kurumsallaşma konusunda sağladığı avantajlardan da yararlanmalı. İMKB’de oluşturduğumuz kurumsal yönetim endeksindeki şirketlerin Ulusal 100 endeksindeki şirketlerden daha iyi performans gösterdiklerini gördük. Türkiye’deki şirketleri milli servet olarak görüyoruz. Sahipleri de öyle görmeli.”
Fonlar dolaşıyor
Erkan ise Türkiye’de halka arzlarda talep olmadığı yönündeki görüşlere katılmadığını belirtti ve “Ellerinde çantalarıyla özel sermaye fonları Türkiye’nin her tarafında dolaşıyor. Şirket bulmakta zorlanıyorlar. Çünkü şirketlerimizin çoğu da sermaye piyasalarımızdan haberdar değil. Oysa halka açık şirketlerin tanınırlığı ve kredibilitesi artıyor, finansman olanaklarından daha fazla yararlanıyorlar. Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların üçte biri halka açık şirketlerle geliyor” diye konuştu.

Bankaya gitsen 40 naz, halktan parayı ‘sıfır yükle’ al

TÜRKİYE Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu “Aracı kurumlara, halka arz noktasında bir çağrım var; komisyonları biraz düşürün, hep beraber bu işten para kazanalım” dedi. Şirketlerin en büyük sıkıntısının sermaye yetersizliği olduğunu dile getirerek, “Bizim sıkıntımız şirketlerimizi büyütememekten geçiyor” diyen Hisarcıklıoğlu, şöyle konuştu: “Araçta KDV, ÖTV indirimi yapıldı, Türkiye sanki altın bulmuş gibi altın ihracatçısı ülke konumuna geçti. Peki bu altınlar nereden çıktı? Hepsi yastık altından çıktı. Sermaye yetersizliği açısından baktığınız zaman, ben bütün Türkiye’ye soruyorum; ‘arkadaş sıfır maliyetli para ister misin’, İşte halka arz, sıfır... Bankaya gitsen 40 tane naz, 40 tane hesap vereceksin, önünü de ilikleyeceksin. Hiç uğraşmana gerek yok, ne banka müdürüyle, genel müdürüyle... 40 tane nazını çekeceğine gel halka arz yoluyla şirketini aç, sıfır maliyetle de parayı al.”

1000 şirketin 850’si borsada değil

İSTANBUL Sanayi Odası (İSO) Başkanı Tanıl Küçük, sanayinin en önemli sorunlarının başında gelen kaynak sorununun çözümünde, sermaye piyasaları, halka arzın önemli bir açılım imkanı, bir ümit kapısı olarak karşılarına çıktığını dile getirdi. Küçük, “Ancak şimdiye kadar ülkemizde, maalesef, bu imkandan yeterince yararlanılmamıştır. 1000 büyük sanayi kuruluşunun yüzde 85’i hâlâ borsada işlem görmüyor” dedi.

Yerli yatırımcı faize gidiyor

TÜRKİYE Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği (TSPAKB) Başkanı Nevzat Öztangut, yerli yatırımcının hisse senedi talebinin çok düşük seviyede kaldığını, bireylerin tasarruflarının yüzde 75’inin mevduat ve dövizde, sadece yüzde 6’sının hisse senedinde olduğunu söyledi. Kurumsal yatırımcı tarafında da durumun aynı olduğunu, 30 milyar dolar portföyün 1.5 milyar dolarının hisse senedinde bulunduğunu ifade eden Öztangut küresel ekonomik krizde Türkiye’ye ilginin arttığını anlattı. Öztangut, “Para sadece daha doğru alanları arıyor. Yabancıların Türkiye’ye çok ilgi gösterdiğini
görüyoruz” dedi.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı