Gündem Haberleri

    Bakıyorum ağlıyorum

    Faruk Balıkçı yazdı
    09.01.2012 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Van’da, 23 Ekim ve 9 Kasım’da yaşanan 2 deprem, ardında binlerce yıkılmış hayat bıraktı. 600 bin nüfuslu kentin yüzde 30’u başka şehirlere göç etti. Depremin yaraları, milyonlarca lira harcanmasına rağmen sarılamadı. 72 bin Vanlı hâlâ çadırda yaşıyor, çadır yangınlarında insanlar ölüyor, elektrikler kesildiğinde ise hayat duruyor. Ekonominin tamamen durduğu Van’dan Kadriye Kara’nın serzenişi yürek dağlıyor: “Van’a bakıyorum, ağlıyorum. Eski Van’ı çok arıyorum.”

    KEDİSİ, gölü ve sabah kahvaltısıyla ünlü Van, yaşadığı depremle adeta hayalet kente dönüşmüş. Akdamar Kilisesi’nin ayine açılmasıyla başlayan turizm atağı, inşaat ve sanayi sektörünün hızlı gelişmesi, deprem nedeniyle durmuş halde. Çadırından çıkıp Van sokaklarını gezen bir depremzede, “Van’a bakıp ağlıyorum”, bir başka Vanlı ise, “Eskiden Paris gibiydi, şimdi ise hayalet kent olmuş” diyerek deprem sonrası Van’ın durumunu özetliyor. 23 Ekim’de yaşanan depremin yaraları sarılmaya çalışırken, 9 Kasım’daki ikinci deprem Vanlılar için tam bir felakete dönüşmüş. Van’ı ilki değil, ikinci deprem vurmuş. 28 bin ağır hasarlı konutun bulunduğu Van’da, ikinci depremin ardından 71 bin öğrenci kenti terk ederek Antalya, Mersin ve İzmir’e göç etmiş. Depremin yaşandığı 23 Ekim’de mobil sinyal sayısı ile bugünkü sinyal sayısı arasında yüzde 30 azalma yaşanmış. Yetkililer bu durumu da 600 bin nüfuslu kentin yüzde 30’unun depremden etkilenerek kenti terk etmelerine bağlıyor.

    72 bin Vanlı çadırda

    Van depreminde sadece evi ağır hasar görenler değil, depremden etkilenmeyenler de evlerini terk ederek, ya çadırkentlerde ya da binalarının önlerine kurdukları çadırlarda yaşıyor. 72 bin Vanlı çadırlarda yaşam mücadelesi veriyor.

    Evi hasar görmeyen, ancak ikinci depremin korkusu nedeniyle evinin önüne kurduğu çadırda yaşayan Şaban Arasu, çocuklarının korkudan eve giremediğini, bu nedenle arkadaşından aldığı bir çadırı binalarının önüne kurduğunu belirterek, “Valilikten gelenler ihtiyaç listesini sordular. Ancak bir daha uğramadılar. Sadece çadırkentlerin ihtiyaçları karşılanıyor. Çadır yangını nedeniyle soba sönene kadar uyumuyorum. Gece 12’den sonra, soba söndükten sonra yatıyoruz. Van eskiden Paris gibiydi, şimdi ise adeta hayalet bir kente dönüşmüş. İçim yanıyor” diyor.

    38 yaşında 5 çocuklu inşaat işçisi Ferasettin Kara, 2 aydan beri Et Balık Kurumu’ndaki çadırkentte yaşıyor. Kara, şöyle yakınıyor: “Evim ağır hasarlı. Çamaşırlarımızı evde yıkadıktan sonra adeta kaçarak çıkıyoruz. Çadırda elektrikler kesilince yaşam duruyor. Üşüyoruz. Kar ve yağmur yağınca çadırda yaşamakta zorlanıyoruz. 5 ve 6’ncı sınıflara giden 3 çocuğumu, okulları uzak olması nedeniyle gönderemedim. Okula gitmeleri için 2 araç değiştirmeleri gerekiyor, ancak ekonomik gücüm yetmiyor. Servis olmadığı için gönderemiyorum. 3 öğün yemek veriliyor. Valilik kriz merkezinden ihtiyaç listemiz soruldu. Telefon ve TC kimlik numaramızı aldılar. 45 gündür cevap alamadık. Bir an önce konteynere geçmeyi bekliyoruz.”

    Eşi Kadriye Kara, kadınlar için çadır yaşamının daha zor olduğunu ifade ederek, 10 günden beri çocuklarının banyosunu yaptıramadığını ve buz gibi suyla dışarıda bulaşıkları yıkamak zorunda olduğunu belirterek, “Bazen Van’ın cadde ve sokaklarını geziyorum. Van’a bakıyorum, ağlıyorum. Eski Van’ı çok arıyorum” diyor.

    Konteyner okul, soğuk

    Depremde ağır hasar gören Mehmet Akif Ersoy Lisesi UNICEF tarafından hazırlanan konteynerlere taşınmış. 2 bin 380 öğrenciden 1300’ü kalmış. Tümü çadırkentlerde yaşıyor. Öğrencilerin yaşamı gündüz konteynerlerde, akşam ise çadırda geçiyor. Okul Müdürü Abdullah Çelebi, öğrencilerin çoğunun Antalya, Mersin ve İzmir’e göç ettiğini, birçok öğrencinin konteyner okula nakil için başvuruda bulunduğunu belirterek, “Çünkü artçı sarsıntılar öğrencilerin psikolojisini bozuyor” diyor. Lise son sınıf öğrencisi Mukaddes Altın, deprem psikolojisini atamadıklarını belirterek, “Her sınıfa tek ısıtıcı yetmiyor. Sabahları çok soğuk oluyor. Eğitim konusunda çok eksiğimiz var. Bu şartlar altında üniversite sınavına nasıl gireceğiz?” diye yakınıyor. Öğrenci Kemal Duru ise “Helikopter sesini bile deprem sanıyoruz. Her şey gösterildiği gibi güllük gülistanlık değil” diyor.

    Yıkanamıyoruz/images/100/0x0/55ea0f7ff018fbb8f868a89d

    500’ün üzerinde bekâr öğretmenin konteynerlerde, evli olanların ise çadır veya konutlarda barındığını ifade eden öğretmen Aydın Boran, şunları söylüyor: “Ek ders alamıyoruz. Barınma ve ulaşım başlıca sorunumuz. Perişan durumdayız. Sınıflar soğuk, eğitim ve öğretime uygun değil. Milli Eğitim bir şey yapamayacaklarını açıkladı. Öğretmenlerin kalacağı bina yok. Bu şartlarda daha fazla özveri beklenemez. 20 gündür banyo yapamadık. Aç kalmamak için buradayız. Öğrencilerimiz mağdur olmasın diye varız. Ancak bu kez biz mağdur olduk.”

    Ben yaşarım ama bebeğim nasıl dayanır

    KASIM ve eşi Sevim Karataşlı’nın geçen hafta bir bebekleri oldu. Depremde evlerinin hasar görmediğini, ancak korkudan içeri giremediği anlatan Sevim Karataşlı, “Çadır yangınlarından sonra elektrikli ısıtıcı ile ısınıyoruz. Ancak elektrikler kesildiğinde çadır buz gibi oluyor. Biz dayanırız da, bir günlük bebeğim nasıl dayanacak bilemiyorum” dedi.

    Dayanışmayı burada öğrendim artık Van’da yaşayacağım
    /images/100/0x0/55ea0f7ff018fbb8f868a89f
    DEPREM nedeniyle Antalya’dan Van’daki kızını görmeye gelen Nermin Sümercan, 2 çocuğunu da yanına alarak Van’daki çadırlara yerleşmiş. Et Balık Kurumu Çadırkenti’nde halkla ilişkiler sorumluluğuna getirilen ve özellikle kadınların dili olan Sümercan, “Dayanışmayı burada gördüm. Artık, Van’da yaşayacağım” diyerek şöyle konuşuyor: “Kızımı Van’a gelin verdim. Deprem olduğu gün Antalya’dan Van’a geldim. Daha sonra 2 çocuğumu da getirdim. 2 ayrı çadıra yerleştik. Çadır yangınları korkutuyor bizi. Tek derdimiz konteynere geçmek. Gönüllü olarak halkla ilişkiler sorumluluğu yapıyorum. Çünkü buradaki kadınların yardıma ihtiyacı vardı. Bu yüzden burada kaldım. Van’dan gitmeyeceğim. Burada kalacağım. Van unutulmasın, halen ihtiyacı var. Huzuru burada buldum. Paylaşmayı burada öğrendim. Hayatı burada öğrendim.”

    Evi hasarlı 28 bin kişi konteynere taşınacak

    VAN depreminde ağır hasar olduğu tespit edilen 28 bin konut sahibi konteynerlere taşınacak. Van Valisi Münir Karaloğlu, bugüne kadar köylere 6 bin 500, Erciş’e 2 bin 500, Van’a ise 1000 konteynerin kurulduğunu belirterek, şu bilgileri verdi: “72 bin çadır kurulmuş. Biz sadece ağır hasarlı konutları olan 28 bin konut sahibini konteynerlere yerleştireceğiz. Evi hasar görmeyip de bir çoğu ‘Korkuyoruz, evde oturamıyoruz’ diyor. Peki ben de Valiliğin önüne çadır kurup çadırda mı çalışayım? 7 bin artçı meydana geldi. Artçı sarsıntıların fazla olması vatandaşların psikolojisinin düzeltilmesini uzatıyor. Bizim işimizi de zorlaştırıyor. Van’ın geleceğinden umutluyuz. Ama vatandaştan sabır bekliyoruz. Kimilerinin ‘bu kadar yardım toplandı, ne oldu’ diye sorgulamaları şık değil. 650 milyon harcandı.”
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı