"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Bakın aynı saatlerde neler oldu

<B>TÜRKİYE </B>Büyük Millet Meclisi, Irak'a asker gönderme kararını görüşürken birbirinden bağımsız gibi görünen dört ayrı olay meydana geldi.

Bu olayları belki gazetelerin orasında burasında gördünüz.

BÖLGESEL OYUN

Ama bu dört olayı alt alta yazdığınız zaman, Irak Savaşı'nın perde arkasında oynanan ‘‘Büyük bölgesel oyunu’’ daha kolay fark edebiliriz.

İlk olay Kuzey Irak'ta patlıyor.

Türk kamyonlarına saldırılıyor.

Hatta bu kamyonların birinden sökülen plaka, kafası kesilmiş bir Ortaçağ askeri gibi sallanıyor.

İkinci işaret, oylamanın yapılacağı sabah PKK yanlısı bir gazetenin manşetinde patlıyor.

‘‘Birliklerimizin yarısı Türkiye içinde ve Karadeniz'e kadar yayılmış durumda.’’

Açıklamayı yapan, terör örgütü KADEK'in başkanlık konseyi üyesi.

TBMM'ye, ‘‘Asker gönderme kararı alırsanız, içerde terörü yeniden başlatırız’’ sinyali veriliyor.

Ama en sürpriz işaret Diyarbakır'dan geliyor.

Diyarbakır Belediye Başkanı, terör örgütü KADEK'in yaptığı tehdidi, sanki onun üyesiymiş gibi tekrarlıyor.

Yani o da, ‘‘Asker gönderme kararı alırsanız, içerde savaş yeniden başlar’’ demeye getiriyor.

Dikkat edin.

Sözlerinde terör örgütünün tehdidini eleştiren en küçük bir ifade yok.

Tam onun amplifikatörü gibi, tehdit çığlığını yükseltiyor.

BAĞDAT'TAN İŞARET

Ve son bomba Bağdat'tan geliyor.

Irak Yönetim Konseyi üyelerinden biri, ‘‘alınmış olduğu’’ söylenen kararı uluslararası bir ajansa sızdırıyor.

Karar şöyleymiş:

‘‘Biz burada Türk askeri istemiyoruz.’’

Üstelik bu kararı ‘‘oybirliği ile aldıklarını’’ söylemeyi de ihmal etmiyor.

Ama dikkat.

Bu kararı sızdıran konsey üyesi kim?

PKK yanlısı, sürgündeki Kürt parlamentosu üyesi bir Kürt. Yani bir Arap değil.

Evet bütün bunlar TBMM, asker gönderme iznini görüşürken arka arkaya patlıyor.

Bu tepkilerin hepsinin de ‘‘Kürtlerden’’ gelmesi dikkat çekici değil mi?

Üstelik sınırın hem Irak, hem de Türkiye tarafındaki Kürtler aynı ağızdan konuşuyor.

Peki Diyarbakır Belediye Başkanı'na sormazlar mı?

‘‘Kardeşim, madem Irak'ın Amerikalılar tarafından işgaline karşısın, neden bugüne kadar ABD'nin Kuzey Irak'tan çekilmesi yolunda tek demeç dahi vermedin?’’

Sormazlar mı?

Neden Türkiye'nin Irak'a asker göndermesine karşı çıkarken, Kuzey Irak'taki Amerikan varlığına hiç ses çıkarmıyorsun?

KÜRT DERNEKLER

Bu, sadece Diyarbakır Belediye Başkanı'nın tavrı değil.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı milyonlarca Kürt'ü bunun dışında tutuyorum. Sadece PKK'nın etkili olduğu örgütlerden söz ediyorum.

Türkiye'de, PKK taraftarlarının hákim olduğu bütün dernekler aynı politikayı uyguluyor.

Diyeceksiniz ki, Türklerin hákim olduğu dernekler de aynı politikayı uygulamıyor mu?

Arada önemli bir fark var.

Türk dernekler, sadece Türkiye'nin asker göndermesine değil, aynı zamanda ABD'nin Irak'a girmesine de karşı bir politika uyguluyorlar.

Bunların ikisi aynı şey değil.

Bu bir riyakárlık değil.

Tam aksine çok tutarlı ve hedefe kilitlenmiş bir politika.

Oysa PKK’ya yandaş örgütler bir yandan Kuzey Irak'ta bir Kürt devletinin kurulmasını hedefliyor.

Öte yandan da PKK'yı Türkiye'nin başına bela olmaya devam edebilecek güçte tutmayı amaçlıyor.

ŞİMDİ ANLIYOR MUSUNUZ?

Irak olayı patladığı andan beri, sınırın bu ve öteki tarafında işte böyle bilinçli bir politika uygulanıyor.

Ben, Kuzey Irak'ta bir Kürt varlığının oluşmasını sakıncalı bulmuyorum. Ama o bölge ile ilgili planın, Türkiye'nin Güneydoğu bölgesine de yaygınlaştırılmasını asla kabul edemeyiz.

Şimdi anlıyor musunuz, Türkiye asker göndermekte ne kadar haklıymış?
X