Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bakarsınız ki...

HERKES bilir ama yeri gelince tekrarlamakta yarar var: Seçim sandığından bazen hiç ummadığınız sonuçlar çıkar... Biz bu tür sürprizleri birkaç kere yaşamış milletiz. O nedenle Filistin’de yapılan 132 sandalyeli "Yasama Organı" seçiminde, eli silahlı -ve çok da kanlı- HAMAS isimli örgütün (aslında çete mi, parti mi?) zafer kazanması kimseyi üzmesin.

Üzmesin... Çünkü oy veren halka kızılmaz.

Neden HAMAS 132 sandalyenin 76’sını alırken, 40 yıldır Filistin’i yöneten El Fetih’in aldığı sandalye 43’te kaldı? sorusuna şimdi El Fetih’in önde gelenleri yanıt arıyorlar. Genellikle, ölen lider Yaser Arafat’ı da içine alan yolsuzluk iddialarının, halkı bıktırdığına işaret ediyorlar.

Zaten HAMAS’ın propaganda kampanyasında en çok yolsuzluklara karşı savaş açma vaadini öne çıkardığı bildiriliyor.

Yolsuzluk önlenecek ki... Vatandaşın sağlık, eğitim, işsizlik ve asayiş sorunlarına yanıt bulunabilsin.

Bu nokta çok basit. Ama nedense politikacıların anlamakta en çok zorluk çektiği şey de budur.

Tamam... HAMAS eli kanlı bir örgüt ama, bir ülke halkının kendi kaderini böyle bir kadroya teslim etmesi için herhalde başka etkenler de rol oynamış olmalı.

Burada insanın aklına İsrailli liderlerin, özellikle de Ariel Şaron’un -Gazze şeridindeki Yahudi yerleşim yerlerini boşaltması hariç- izlediği politikalar geliyor:

Hadi Sabra ve Şatila kamplarındaki Filistinli sivillerin katledildiği 1982’ye kadar gitmeyelim. Çünkü o zaman Şaron sadece Savunma Bakanı idi. Ama Başbakan olduktan sonra yani 2002’de Şaron aynı sert, acımasız ve çok masumun ölümüne yol açan politikalardan vazgeçmedi. Tuttu, "HAMAS’ın kökünü kazımak" iddiasıyla Batı Şeria’daki Jenin Filistin kampına tanklarla, uçaklarla ve diğer en öldürücü silahlarla saldırdı. Bilinmedik sayıda sivili öldürttü.

Ama, Jenin’de kökünü kazıyacağını sandığı HAMAS, seçim sandığından "iktidar" olarak karşısına çıktı.

Filistin’deki seçim sonuçlarının İsrail ile Filistin arasında "barış" yolunu açması ihtimali şimdilik çok zayıf görünüyor. Çünkü HAMAS bilindiği gibi İsrail’i yok edinceye kadar mücadele edeceğini açıklamış bir silahlı örgüt. Buna karşılık İsrail -sadece İsrail değil, ABD ve AB ülkeleri de- HAMAS’ı "terör örgütü" sayıyor ve muhatap almıyor.

Ancak Filistin seçimleri öncesinde yaptıkları kamuoyu yoklamalarına dayanarak "El Fetih’in tekrar iktidara geleceğini" söyleyen Batılı uzmanlar o noktada nasıl büyük bir yanılgıya düştülerse, bakarsınız ki "HAMAS’la barış olmaz" yolundaki tahminlerinde de aldanırlar. Örneğin iktidara gelen HAMAS, yeni gerçekler görebilir. "Terör eylemleriyle" sonuç almak yerine "meşru yol ve usullerle" sonuç almaya yönelebilir. Ve elindeki kan lekelerini yıkayıp medeni aleme girebilir.

Şöyle bir bakın... Eline masum insan kanı bulaşmamış kaç lider var ki?
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI