Gündem Haberleri

    Bakanlığın kısıtlamaları ölüm getirir

    A.A.
    01.08.2006 - 11:11 | Son Güncelleme:

    Türk Jinekoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, Maliye Bakanlığının yeni Bütçe Uygulama Talimatıyla kemik erimesi (osteoporoz) ilaçlarının ödenmesi konusunda getirilen kısıtlamaların bilimsel gerçeklere aykırı olduğunu söyledi.

    Prof. Dr. Tıraş, Türkiye'de ortalama menopoz yaşının 47 olduğunu, bu yaştan sonra kadınların 5 yıl içerisinde kemiklerinin neredeyse yüzde 40-50'sini kaybettiklerini vurguladı. Bu durumdaki kadınların kullanması gereken osteoporoz ilaçlarının ödenmesiyle ilgili Maliye Bakanlığı Bütçe Uygulama Talimatıyla ciddi kısıtlamalar getirildiğini öne süren Tıraş, kısıtlamaların bilimsel gerçeklere aykırı olduğunu savundu.

    Osteoporoz ilaçlarının bu yıla kadar iki şekilde ödendiğini anlatan Tıraş, hastalığın durumuna göre, heyet raporu veya hekim tarafından sağlık kurulu raporuna “kırık riski vardır” yazılması durumunda ilaçların ödendiğini kaydetti.
    Tıraş, yeni bütçe uygulama talimatında bu ikinci durumun ortadan kaldırıldığını belirtti.

    “YENİ TASLAK DEVLETE BÜYÜK YÜK”

    Bunun dışında Sağlık Bakanlığı İlaç Eczacılık Genel Müdürlüğünce hazırlanan ikinci bir taslak bulunduğunu ifade eden Tıraş, söz konusu taslakta getirilmesi planlanan kısıtlamaların çok daha ağır olduğunu ileri sürdü.
    Taslakla, hastalık derecesi ne olursa olsun 60 yaşın altındaki hastaların osteoporoz ilaçlarının ödenmeyeceğinin öngörüldüğünü savunan Tıraş, taslağın yürürlüğe girmesi durumunda, devlete çok büyük maliyet geleceğini söyledi.
    Tıraş, taslağa göre, erken menopoza girenlerin ilaçlarının ödenebileceğinin belirtildiğini, ancak erken menopoz tanımının net olmadığını ifade etti.

    Tıraş, 60 yaşın üzerinde oluşan kalça kırıklarının yüzde 80'e varan oranda ölümle sonuçlandığını, 60 yaş altındaki kırığa bağlı hastalık ve ölüm oralarının da oldukça yüksek olduğunu belirtti.

    “DEVLET HATA YAPIYOR”

    52 yaşında osteoporoz olan bir hastanın, ilaçlarının ödenmesi için 8 sene daha beklemesi gerekeceğini vurgulayan Tıraş, şu görüşlere yer verdi: “Devlet burada iki tane önemli hata yapıyor. Osteoporoz hastası bir kadın ilaç kullanmadığı için düşüp kalçasını kırarsa devlete maliyeti çok daha yüksek olur. Çünkü bu kişiye hastanede protez takılacak, protez 3-5 milyar tutuyor. Bunun dışında hasta ağır bir ameliyat geçirecek. Ameliyat, hastaları en az 6 ay yatağa bağlıyor. Bunların çoğu çok uzun süre hastanede kalmak zorunda kalıyorlar. Yani bir kırığın devlete maliyeti, iş gücünü de hesaba katarsanız, bana göre en az 30-40 bin YTL'yi buluyor. Oysa 50-60 YTL'lik bir ilacı hastaya verdiğiniz zaman bir yıl içerisinde devlete maliyeti 600 YTL'yi geçmez.”

    “ANTİBİYOTİĞİ KISITLAYIN”

    Türkiye'de osteoporoz ilaçlarının 30 milyon dolar civarında bir pazarı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tıraş, buna karşın bir yılda 1.5-2 milyar dolarlık antibiyotik yazıldığına da işaret etti. Tıraş, “Osteoporoz gibi kamu sağlığını çok yakından ilgilendiren bir olayı kısıtlamak yerine, kurumların antibiyotiklerdeki ve bazı ilaçlardaki gerekli gereksiz sarfiyatı engellemeleri tasarruf açısından daha doğru olur” diye konuştu.

    Kısıtlamaların şu anki mevcut halini doğru bulmadıklarını belirten Tıraş, “Bu kısıtlamaları yanlış buluyoruz. Bilimsel gerçeklere aykırı. Bir anlamda kişiye 'sen bacağını kır, belini kır ama 60 yaşın altındaysan, biz sana ilaç veremeyiz deniliyor” dedi.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı