"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

‘Bakanlığın hedefiyiz’

<B>‘‘RED Bull'un resmi öyküsü’’</B>nde (22.1.2002) yer alan Tarım Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürü <B>Hüseyin Sungur'</B>un sözlerine firmanın <B>Türkiye</B> temsilciliğinden yanıt geldi.

Firma, bakanlığın haklarında asılsız kampanya açtığını öne sürerek, imalı bazı suçlamalarda bulundu.

'Kasıtlı' haberlerle ilgili olarak açtıkları davaların sürdüğü yer alan açıklamada, Rud Bull'un AB Serbest Dolaşım Sertifikası'na sahip olduğu ve 71 ülkede satıldığı belirtilerek şu konulara değiniliyor:

KAÇAK İTHALAT... Sungur'un, 4.5 milyon adet yerine 9 milyon kutu ithal edildiği iddiasına katılmak mümkün değildir. Çünkü işlemler mevzuata uygun yapılmış olup, sözü edilen sayıda içecek ithal edilmemiştir. Bu bakanlığın bilgisi dahilinde yapılmış bir işlemdir.

KODEKS... Sayın Sungur Uluslararası Kodeks Bilimsel Komitesi'nin her ülkenin kendi standartlarını belirlemesi gerektiğine karar verdiğini iddia ediyor. Oysa söz konusu toplantıda tartışılan konularda ortak bir karar almanın gereksiz olduğu üzerinde uzlaşılmıştır.

ÖLÜM İDDİASI... Sayın Sungur'un bu anlamda gösterebileceği hiçbir haber olmadığı gibi, kasıtlı olarak yayınlanan bazı haberlerle ilgili açtığımız davalar sürmektedir. Red Bull, 71 ülkede tüketilip AB Serbest Dolaşım Sertifikası'na sahiptir. Sorumsuz bir habercilik örneğini ciddiye alan bakanlık, bu konuda Stokholm Büyükelçiliğimiz'den bilgi isteme zahmetine katlanmamıştır. Red Bull'un girmediği bazı ülke pazarlarının örnek gösterilmesi demagoji ve gerçekleri saptırmaktır.

KAFEİN... Red Bull'un içerdiği maddelerin hiçbiri hakkında iddia edilen limitlerin aşılması söz konusu değildir. Ancak amaç Red Bull'un önünün kesilmesi ve bir firmanın infazı olunca keyfi bazı limitler belirlenmiştir. Bakanlığın oluşturduğu 'sözde komisyon'un, anlaşılması mümkün olmayan mektupvari tutanağı ne kadar bilimsel ve ciddidir? Litrede 300 mg olan oranı yüksek bulan bakanlık milli içeceğimiz kahvedeki kafein miktarının 400-650 mg arasında olduğunu bilmiyor mu? Sungur yanıtında '150 mg koşuluna uyanlar izin almalarına rağmen kendileri buna uymak istemiyorlar' buyuruyorlar. Dünyada kabul gören ürünümüzün özelliklerini Sayın Sungur'un yada başka birinin isteğiyle değiştirmemiz mümkün değildir.

İZİN... İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (21.10.2001), A.Ü. Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü (22.11.2001) ve Sağlık Bakanlığı Refik Sayam Hıfzzıssıhha Merkezi Başkanlığı (19.10.2001) tarafından yapılan analizlerde çıkan sonuçlar, kabul edilen sınırlar içinde bulunmuştur.

VE İDDİALAR... Red Bull marka ve ürününü Bull ve Powerbull adlarıyla taklit eden kişiler, bugün 150 mg kafein içeren ürünlerini P.L. adıyla satmaktadırlar. Bakanlığın koşul olarak getirdiği madde oranlarının bu ürünle gösterdiği muhteşem uyum, söz konusu şirket ortaklarının Sayın Bakan'la aynı partinin üyesi olmanın dışında başka ayrıcalıkları daha olduğunu düşündürmektedir.

Türkiye kaybetti

TÜRKİYE, Avusturya'dan ithal ettiği her bir dolarlık Red Bull'a karşılık bunun tam 6 katı mal ihraç etmektedir. Tekstil ve özel üretim buzdolabı gibi promosyon ürünleri Türkiye'de üretiliyor. Bu sayede ülkemize her yıl milyonlarca dolar girmektedir. Üç yılda toplam 5 milyon $'lık ithalata karşılık 31.3 milyon $'lık yabancı sermaye getirilerek yatırım yapılmıştır. Bu sayede 2.500 kişi istihdam edilmiş; son krizde kimse çıkarılmamıştır. Krize rağmen büyüyen firmamız, 3 yılda yapılan ihracat toplamından daha fazlasını 2002'de yapmayı planlıyordu. Ancak ilk 6 ay içinde yapılacak 20 milyon $'lık anlaşma Avusturya Red Bull tarafından Bakanlığın tavrı yüzünen iptal edilmiştir. Anlaşılmaz tavır sürdüğü takdirde 15 milyon $'lık ikinci 6 aylık paket de iptal edilme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bu tutumun 2002 yılı faturası 35 milyon $ olacaktır.

Aman dikkat

‘‘AKTAŞ, niye akıllı sayaç takmaz’’ (23.1.2001) yazısına Elektra Elektrik Ltd. firmasından Şerif Başoğlu'nun 'akıllı sayaç'a karşı görüşü şöyle:

‘‘Okurunuz M.Kayalar'ın arzuladığı tasaruf olanağı şu an için pratikte olanak dışıdır. Şöyle ki; TEDAŞ halen bu tasarrufu efektif olarak sağlayacak softwere ve ilgili protokol çalışmalarına dahi tam anlamıyla başlamamıştır. Dolayısıyla tasarrufun optimitasyonu da söz konusu değildir. Kaldı ki elektrik tüketiminin en yoğunlaştığı zaman dilimi esas alındığında (17.00-22.00) elektronik sayaca sahip bir abonenin aylık birim tüketim ödemesi bazında, mekanik sayaca sahip aboneden daha fazla elektrik bedeli ödemesi dahi söz konusudur. Altyapısı ve ne zaman bir standardizasyon çerçevesine hazır olacağı da belli değildir. Elektronik sayaçların okuma ve değerlendirilmesi ile ilgili araç ve ilgili ekipman konusunda da büyük bir karmaşa vardır. Uygulamada 'istim arkadan gelsin' mantığı ile yanlış yol izlenmiştir. Özetle, elektronik sayaçtan beklentilerin uzun bir süre söz konusu edilemeyeceği düşüncesindeyiz.’’

Emlak Vergisi'nde geri adım atılmasın

TÜRK Belediyeler Birliği Yönetim Kurulu, Emlak Vergisi konusunda geri adım atılmasına karşı çıkan bir bildiri yayınladı. Birliğin Başkanı Aytaç Durak gene keskin açıklamalar yaparak, ‘‘Hükümet bu tip kararları alırken belediyelerimize neden danışmıyor’’ diye soruyor:

‘‘Kentlerde yaşamanın bir bedeli vardır. Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde veya Kore'de 600-800 $ mesken vergisi ödenirken, Türkiye'de bu miktar 20-30 dolar civarındadır.

Belediyeler sihirbaz mı? Bugün emlak vergileri 20-30-40 kat arttı diyenler vergi ödemeye alışmamış, ancak vergisiz yaşamaya alışmış kişilerdir. 100 m2 betonarme, karkas, 1. sınıf konutun yeni şekli ile vergisi 31 milyondur. Bunun fazla olduğunu kimse iddia edemez. Bugün 31 milyonun verilmesinin zor olduğunu sananlar önceki yıllarda 1.5 milyon lira gibi ancak ayakkabı boyası parası değerinde Emlak Vergisi ödeyen tüfeylilerdir.’’

MESAJ PANOSU

BİZLER kamuda hizmet veren unutulmuş kurum hekimleriyiz. Kamuda çalışan sağlık personeli içerisinde en mağdur durumdaki personeliz. Sağlık Bakanlığı ve SSK'da çalışan hekimlerin aldıkları ek ücretleri neden biz alamıyoruz. Ek tazminat verilmesi düşünülen personel arasında neden yer almıyoruz.

İzmir MEB Sağlık personeli

2002
taşıt vergisi için vergi dairesine gittiğimde, 2000'den kalan 8 milyon lira trafik cezasının zamlı bedelinin 25 milyon olarak ödenmesi istendi. Ben böyle bir cezanın tebliğini almadım. Trafik cezasının cama iliştiği makbuz uçup gidiyor. Yasal olarak tebelluğ ve tebliğ edilmeyen cezalar ve tüm resmi yazılar geçerli olamaz.

Cahit YİMSEK-KUŞADASI
X