Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bakanlar Kurulu'nda çıtır ekmek tartışması

Muharrem SARIKAYA

Bakanlar Kurulu'nun önceki gün yapılan toplantısında ‘‘tarihi’’ bir tartışma yaşanıyor.

Ekonomik krizin ortasında, bakanların bir saati aşkın süreyle tartıştığı konu ‘‘Ekmek poşete girsin mi, girmesin mi?’’ oluyor.

Tarım Bakanı Mustafa Taşar, geçen yıl Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği'nin çıktığını, buna dayanarak ekmeğin poşete girmesi gerektiğini anlatıyor.

Taşar, bakkallarda poşetsiz satılan ekmekle ilgili de şöyle diyor:

‘‘Ekmek kasası sabah bakkalın önüne bırakılıyor; kedi, köpek gelip yalıyor. Kuşlar üzerinde geziyor. Burnunu karıştıran bir kişi gelip bir ekmek alabilmek için 10 tanesini elliyor. Pislik içinde...’’

Taşar'ın örnekleri bakanların miğdesini bulandırıyor. Buna rağmen ekmeğin poşete girmesine sıcak yaklaşmıyorlar.

Kaygıları ise poşete giren ekmeğin lezzetinin ve gevrekliğinin kaybolacağı...

* * *

Ekonomiden sorumlu bakanların itirazı ise poşetin bir ekmeğe maliyetinin 3 bin lira olmasından kaynaklanıyor. Günde 40 milyon ekmek üretildiğini, çevre kirliliğinin yanı sıra vatandaşa yük getireceğini söylüyorlar.

Maliye Bakanı Zekeriya Temizel, fırınlarda kullanılacak paketleme makinelerinin de ekonomiye yeni bir yük olduğunu belirterek, ‘‘Niye bu yönetmeliği değiştirdiniz?’’ diye soruyor.

Taşar, soruya ‘‘Sen niye Vergi Yasası'nı değiştirdin?’’ sorusuyla karşılık veriyor.

Devlet Bakanları Güneş Taner ve Mehmet Batallı da Temizel'i destekliyor. Sanayi Bakanı Yalım Erez ise Türk insanının sabah ve akşam taze ekmek yemeye alışkın olduğunu belirterek, ‘‘Akşam bakkala giden, sabahki ekmeği bayat bulup almazken, poşettekini nasıl alacak? Batılı ülkelerde de ekmek açıkta satılır, tüketiciye sunulurken kâğıt poşete konulur’’ diyor.

Çevre Bakanı İmren Aykut ise çevre kirliliği yaratacağını belirterek karşı çıkıyor.

* * *

Tartışmaya bu aşamada Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit katılıyor ve ‘‘Keşke uygulamaya geçmeden önce bu konuyu tartışsaydık’’ diye sitem ediyor.

Taşar ise bir yıl önce kararın alındığını, buna ilişkin yönetmeliği de bütün bakanlara gönderdiğini vurguluyor.

Ecevit, bütün dünyayı dolaştığını belirterek, süpermarketler haricinde dükkânlarda ekmeğin açıkta satıldığını belirtiyor. Ecevit'in bir diğer itirazı ise poşete konulacak ekmeğin gevrekliğini kaybedeceği noktasında oluyor ve soruyor:

‘‘Şimdi ben çıtır ekmek yiyemeyecek miyim?’’

Taşar'ın yanıtı şöyle oluyor:

‘‘Çıtır ekmek istiyorsanız fırınlardan alacaksınız. Orada poşet zorunluluğu yok. Ama bakkalda satılacak ekmek poşette olacak. İsteyen kavanoza da koyabilir. Ama hiç kimsenin sümüklü ekmeği vatandaşa yedirmeye hakkı yok. İsteyen poşetteki ekmeği alır, istediği gibi pisletip yer...’’

Bu aşamada Yılmaz araya giriyor. Taşar'a, ‘‘Uygulamada bile zorluk var. Ne umuyorsun sen bundan?’’ diye çıkışıyor.

Taşar, ‘‘Eğer 4 ay içinde uygulayamazsam beni görevden alın’’ diye karşılık verince Taner patlıyor:

‘‘Dört ay sonra her şey berbat olduktan sonra sen görevde kalmışsın kalmamışsın ne olacak?’’

Yılmaz, tartışmayı, ‘‘Bunu pilot bir bölgede başlatalım. Başarılı olursa diğer illere de yaygınlaştırırız’’ önerisiyle kesiyor.

Taşar itiraz ederken, kendisi gibi Gaziantepli olan Devlet Bakanı Mehmet Batallı, Başbakan'ın önerisine destek veriyor ve ekliyor:

‘‘Hatta Taşar pilot bölge olarak bizim Gaziantep'i seçerse daha iyi olur.’’

Tartışma, bakanların bu söze kahkahası ile noktalanırken, toplantı da bitiyor.













X