Bakan'dan uyarı: "Cesaretli olun"

Zeynep Gürcanlı / ANKARA
14.09.2012 - 16:30 | Son Güncelleme:

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, otomotiv sektöründe yabancı büyük üreticilerle ortaklığı olan büyük Türk firmalarına, "cesaretli olun, ortaklarınıza söyleyin, yerli marka otomotivi ürettirin" çağrısı yaptı.

Ergün, Hürriyet'e yaptığı açıklamada, son altı ay içinde otomotiv sektöründe yüzde 27 oranında daralma yaşandığını, ancak bu daralmaya rağmen, otomotivde vergide herhangi bir değişiklik düşünülmediğini söyledi. Yaşanan daralmayı "konjonktürel" olarak niteleyen Ergün, vergi gelirlerinde yaşanan düşünün otomotivdeki vergilerde yapılacak yeni düzenlemeler ile aşılacağına dair söylentileri ise yalanladı.

Bakan Ergün, "yeni bir vergiyle ilgili bir çalışma yok. ÖTV ya da KDV'de artış yok". Ergün, otomotiv sektöründeki daralmaya karşılık, 2008 yılında yapılanın bir benzeri, vergi indirimi gibi bir düşüncenin de olmadığını kaydetti.

 

"CESARETLİ OLSUNLAR.."          

  

Türkiye'nin artık kendi otomotiv markasını çıkarıp üretmesi gerektiğini vurgulayan Bakan Ergün, bu konuda sektörde yer alan büyük Türk firmalarına da "cesaretli olun" çağrısı yaptı. Ergün, "Marka çok önemli. Marka olunca, tüketicinin gözünde fiyat ikinci planda kalıyor. Marka demek iyi, kaliteli demek algısı var" diye konuştu. otomotiv sektöründe tüm dünyada "markalar arası geçiş yaşandığını" anlatan Ergün, "mesela bizde kullanılan Opel Astra'yı biliyorsunuz. Aynı araç, Brezilya'da chevrolet markasıyla satılıyor. Bakıyorsunuz, araç aynı. Ancak marka farklı. Bizde de 40 yıldır yabancı ortaklarla otomobil üreten yerli firmalar var. O firmalar, yabancı ortaklarına şu teklifi yapmalılar; 40 yıldır sizin markanızı üretmek için size partner olduk. Ortaklığımız devam etsin. Ama bizim de bir markamızı üretmekte ortak olalım. Türk firmalar, yabancı ortaklarına bunu söyleyecek cesareti göstermeli. Mesela Koç grubu, ortağı Ford'a, Fiat'a bunu söylemeli. Oyak, Renault'a bunu söylemeli. Elleri bana göre çok güçlü. Bu güçlü potansiyeli değerlendirmeleri lazım." 

 

Türkiye'de devletin ekonomik alanda ancak, "başkasının giremeyeceği alanlara girmesi gerektiğini" vurgulayan Bakan Ergün, "sistem artık eskisi gibi değil. Devletçi bir ağırlık yok. bu nedenle özel sektörü teşvik ediyoruz, yönlendiriyoruz. Gerekirse pazarlama alanında, ar-ge alanında yardım öneriyoruz" dedi.

 

"YERLİ FÜZE SOM'UN SERİ ÜRETİMİ BAŞLIYOR"

     

Bakan Ergün, TÜBİTAK'ın geliştirdiği, yüzde yüzü yerli yapım seyir füzesi SOM'un seri üretimine başlanacağını da anlattı. Üretilecek SOM füzelerinin menzilinin 200 km olduğunu, karadan ve denizden  ateşlenebildiklerini belirten Ergün, ancak TÜBİTAK'ta bunun geliştirilmesinin devam ettiğini, yakında 500 km menzilli füze üretimine de geçmeyi planladıklarını söyledi.

Bakan Ergün, savunma sanayiinde ihtiyaçların yerli üretimle karşılanma oranının yüzde 25'ten yüzde 52'ye kadar çıktığını belirterek, bir sonraki aşamanın daha uzun menzilli balistik füze üretimi olduğunu da belirtti.

 

"HEM UYDUYU ÜRETECEĞİZ, HEM DE KENDİMİZ YÖRÜNGEYE GÖNDERECEĞİZ"

 

Türkiye'nin kendi uydusunu yapması konusundaki çalışmaların da sürdüğünü anlatan Bakan Ergün, sadece uydu üretimi değil, fırlatılıp, yörüngeye yerleştirilmesi konusunda da çalışmaların olduğunu, bunların birkaç yıl içinde sonlanacağını söyledi. Ergün, "şimdi mesela bir haberleşme uydusu, bir meteoroloji uydusu göndermek istediğimizde, bu kapasiteye sahip ülkelerden fırlatma sistemlerini kiralıyoruz. O sistemlerde, tek değil, pekçok uydu bulunuyor. Biz de uydumuzu yörüngeye oturtmak için fırlatma füzelerinde yer kiralıyoruz. şimdi kendi fırlatma füzemizi üretmek için çalışıyoruz. Sanıyorum birkaç yıl içinde bu yetkinliğe de sahip oluruz" dedi.

 

BELEDİYE BAŞKANLIĞI İSTEMİYOR

 

Bakan Ergün, halen AK Parti'den 3 dönemdir milletvekili. Parti tüzüğü gereğince, en az bir dönem milletvekili olamayacak. Ancak siyasi geçmişinde belediye başkanlığı da bulunan Ergün, bir kez daha belediye başkanı olmayı düşünmediğini açıkladı. "Belediye başkanlığı çok büyük tecrübe. siyasette de istikbal vaadeden bir iş. Ancak şimdi benim açımdan, istikbal vaadeden bir iş değil. Mazide kalan bir iş" diye konuştu. siyasette hizmet etmek için mutlaka bakan, milletvekili, belediye başkanı olmak gerekmediğini de vurgulayan Ergün, "siyasette hizmet edebileceğiniz pekçok mecra var" dedi.

 

ÖSYM BAŞKANI'NA SAHİP ÇIKTI

 

Bakan Ergün, son dönemde gerek üniversite, gerekse kamu elemanı sınavlarında yaşanan sıkıntılar nedeniyle eleştirilen ÖSYM Başkanı Ali Demir'e sahip çıktı, ancak sistemin "eskidiğini, değişmesi gerektiğini" vurguladı. "Yaşananlar, sistemin eskidiğini gösteriyor. Eskidiyse, bazı yenileştirilmeler yapılmalı" diyen Bakan Ergün, "ancak bu kişileri yenilemekle olmaz. ÖSYM'nin tüm kadrosunu A'dan Z'ye ÖSYM'nin tüm kadrolarını değiştirseniz ne olacak? Sistemin değişmesi lazım." dedi.

Bakandan uyarı: Cesaretli olun

DOĞUM GÜNÜNÜ HÜRRİYET'LE KUTLADI
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, 50. yaşını Hürriyet'le kutladı. Ergün, doğduğu gün olan 14 Eylül 1962 tarihli Hürriyet gazetesinin ilk sayfasını da inceledi ve o sayfada bulunan Suriye, siyaset, suç haberleri konusunda, "o günden bu güne tartışmalar pek değişmemiş" yorumunu yaptı.

ÖSYM hakkındaki ilk eleştirilerin 2011 seçimleri öncesindeki üniversite birinci basamak sınavına rastladığına dikkat çeken Bakan Ergün, "o sınav seçimlerin malzemesi oldu. Şifre iddiaları, asıl seçimlerin şifresi oldu. CHP'nin seçim reklamlarından biri de buydu. Seçim bitti, şifre tartışmaları da bitti. Seçimlerden sonra yapılan ikinci basamak sınavında hiç konu bile olmadı. Oysa aynı sınav yapıldı. Ama seçim bitmişti" dedi.

 

Bilim Teknoloji yüksek kurulunda sınav sisteminin değiştirilmesi ve yenilenmesi konusunun ele alındığını kaydeden Ergün, "2014'te yapılacak üniversite giriş sınavı farklı olacak." dedi.

 

ÖSYM Başkanı konusunda ise Ergün, "Başkan Ali olsa, Veli olsa ne olacak?sistemin kendisinde sorun varsa, sistemin kendisini ele almak gerekir. Alelacele birşeyler yapmak doğru değil" diye konuştu.

 

"BDP'NİN TERCİH YAPMASI LAZIM..."

 

Bakan Nihat Ergün, PKK'lılarla kucaklaşma görüntülerinin ardından dokunulmazlıklarının kaldırılması konuşulan BDP'li milletvekilleri konusunda ise, "bir karar vermeleri lazım. BDP'liler siyasetçi gibi mi davranacaklar, yoksa terörle içiçe mi olacaklar?" dedi.

 

 

 

BDP'lilerin TBMM kürsüsünden iki dönemdir "yenilir yutulur şeyler söylemediklerini", ancak parlamentonun buna olgunluk gösterdiğini söyleyen Ergün, "kimse düşünceleri nedeniyle hukuki yaptırımla karşı karşıya kalmamalı. türkiye'nin sorunları, etnik, dini problemleri konusunda fikirle mücadele herkesin hakkı. En aykırı fikirler bile ifade edilebilmeli. Söz sözdür. Ancak tartışılarak bir yere varılabilir. Ancak işin içine silah girince, kan girince, terör girince durum değişiyor. Arkasında kan, terör, silah olunca, fikir tartışması olur mu?mesela bir gün çok önemli bir konuşma yapacaksınız, Kürtlerin etnik kimlik sorunları konusu konuşulacak, 10 şehit haberi geliyor. nasıl konuşacaksınız o gün? Bunlar, bu işleri çözmeye mi, yoksa bu işlerin konuşulmasını ertelemeye mi çalışıyorlar? Etnik ya da dini, kimlik sorunları için kullanılabilecek tek alan siyasi alan, hukuk alanıdır"

 

BDP'lilerin, PKK'lı teröristlerle kucaklaşma görüntülerini hatırlatan Bakan Ergün, "o senin kucaklaştığın, hasret giderdiğin adam, biraz sonra bombalı tuzak vatandaşları öldürecek, polisi askeri şehit edecek. Siz neyle kucaklaştığınızı farkında mısınız ? Eğer 'bu çocuk neden dağda? Neden okumuyor, neden bir aile kuramıyor, iş sahibi olamiyor' diyorsanız, ona üzelmenin yolu bu değil. O çocuğun o dağda olmaması için, bir işi olması, okula gitmesi, mühendis, esnaf, iş sahibi olması, aile kurması lazım. Onu da birlikte çözmemiz gerekiyor. bunu çözeceksen, parlamentoda çözeceksin."

 

Ergün, BDP'lilerden gelen son açıklamaların da,  verecekleri kararın "doğru istikamette olacağının işaretini verdiğini" de sözlerine ekledi. 

 

zgurcanlı@hurriyet.com.tr

 

 

 

Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı