Bakan'dan Tekel işçilerine çağrı

Aysel ALP / ANKARA
29.12.2009 - 14:55 | Son Güncelleme: 29.12.2009 - 17:23

Başbakan Erdoğan’ın, eylemdeki Tekel işçilerine yönelik ‘sert’ sözlerinden sonra ‘diyalog’ kapısını Sanayi Bakanı araladı.

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, eylemdeki işçilere diyalog kapılarının açık olduğu mesajı gönderdi. Sadece Tekel işçileri için değil 4-C kapsamındaki tüm işçiler için iyileştirme adımları atılabileceğini söyleyen Ergün, işçilere ‘biraz sabır’ dedi. İsteklerin maksimum değil ‘makul seviyede’ olması gerektiğini vurguladı.

Sabır istedi!

Bakan Ergün, Milli Prodüktivite Merkezi tarafından düzenlenen ‘Yılın Verimli işçi, işveren, işkadını ve işadamı ödül törenine katıldı. Konuşmasında Başbakan Erdoğan’ın ‘kusura bakmasınlar tüyü bitmemiş yetimin hakkını yedirmem’ dediği Tekel işçilerinin eylemine değindi. Ergün, iktidara geldikleri 2002 yılında özelleştirme nedeniyle satılan fabrikalardan çıkarılan 12-13 bin kişinin işsiz kaldığını anımsattı. 5 yıl işsiz gezen bu kişileri 4-C kapsamında yeniden kamu personeli haline getirdiklerini belirten Ergün, Türkiye’nin ekonomideki şartlarına göre, bunların durumlarını iyileştireceklerini söyledi.

“Ama sabır diye bir şey yok mu? Var, sabır diye bir şey var, bu işler sabırla çözülür” diyen Ergün, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kışın ortasında, Ankara’nın sokaklarında 15 gündür eylem içerisinde olmaları hepimizin canını acıtıyor. Ama 4C’li çalışanlar sadece Tekel işçileri değil ki. 4-C kapsamına alınmış ve şartları gün geçtikçe iyileştirilme düşüncesine doğru yaklaşılan ve iyileştirilecek olan arkadaşlarımız var. Gelin bunların hepsini beraber ele alalım, sadece Tekel’de çalışanlar değil 4C kapsamındaki, bu arada 10 binlerce insanımızı, çalışanımızı birden değerlendirelim.”

Başkaca problemlerin yoğun olarak yaşandığı bir dönemde bu tür eylemlerin yapılmasını eleştiren Ergün, “O zaman insanın aklına; fırsattan istifade şimdi aldık aldık, başka zaman alamayız düşüncesinde oldukları kanaati doğuyor” dedi.

Diyalog kapılarının açık olduğunu vurgulayan Ergün, “Bunların çözüm yolu, yöntemi bu değil. Bakın bu tür işlerde önce işçi arkadaşlarımız birtakım samimi taleplerle yola çıkıyorlar, ama 3 gün, 5 gün sonra bu konu istismar edilen bir konu haline geliyor. Şimdi bu işin içerisinde bu toplumun, o kalabalığın içerisinde kimlerin cirit artığını biliyor muyuz şu anda? Bilen biliyor, yani arkadaşlarımızda buna ne kadar engel olmaya çalışsalar bile engel olmakta zorlanırlar. Siyasi suiistimali olan bir konu haline geliyor. Bunlar oturulur, konuşulur bütün 4-C kapsamı içerisindeki arkadaşlar belki önce bazı iyileştirme adımları atılır. Maksimum taleplerde bulunup da makulü kaybetmeyelim. Bazen maksimum talepler makulün kaybedilmesine yol açılıyor. O kadar üst perdeden açılıyor ki makulü kaybediyoruz bu sefer. Yani makulü yakalayalım ve ilerleyelim. İlerlemeye engel bir tutum ve davranış içerisinde olmanın kimseye faydası yok.”

Türkiye, molotof kokteyli manzarasından ibaret değil!

Zamanının verimli şekilde kullanılması gerekirken; Türkiye’de hep tartışmalarla geçmesinden şikayet eden Ergün, “Türkiye’nin kendi başarılarını toplumun önüne koyması gerekirken, toplumun önüne koyduğumuz şey molotof kokteyli, iki tane sokakta meydana gelen çatışma, dön dön döndür çevir; Türkiye bunlar değil arkadaşlar. Evet, Türkiye’de bu manzaralar da var, ama Türkiye’nin gerçek manzarası bu değil. Türkiye’de ciddi bir teknolojik atılım var. Türkiye’nin iş adamları dünyanın her yerinde pazarlarını genişleten yatırım yapan faaliyetler içinde” dedi.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı